Dünya İstatistik Günü

Bilim, teknoloji ve bilginin en önemli güç haline geldiği dünyamızda; 20 Ekim “Dünya İstatistik Günü” olarak kutlanmış.

Kutlanmış diyorum zira başta ben olmak üzere ülkemizde yaşayanların çoğunun böyle bir günden haberleri bile olmadığını düşünüyorum. Ben kendi adıma Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) web sayfasında yeni veri olup olmadığına bakarken böyle bir günün olduğunu öğrendim.

Konuya geçmeden önce yüksekokul yıllarımdan bir anımı da paylaşmak istiyorum. Yaz dönemi istatistik dersinden sınava girdim, arkadaşlarımın bir kısmında hesap makinesi var ben de yok. Hoş o zamanlar hesap makinesi sahibi olmak bile ayrıcalıktı. Hesap makinesi olan arkadaşlar sorulara makine sayesinde hızla cevap veriyorlar, ben ve benim gibi olanlar ise epey uğraşıyorlardı. İstatistikte virgülden sonraki her rakamın önemi olduğu için makinesi olmayan bizler daha çok oyalanıyorduk. Neyse sonuçlar geldi, ben Eylül sınavlarına kalmışım. Eylül sınavlarına da emanet bir hesap makinesi ile gittim. Makine acemisiyiz ya, sorulan sorunun çarpanını makinenin hafızasına yanlış yazınca sorunun cevabı da otomatikman yanlış olduğu için, bu defa Şubat sınavlarına kaldım. En nihayetinde Şubat'ta geçtim. O dönemde istatisklerin ne kadar önemli olduğunu hocamız bize anlatırdı ve ben üç sınavda bunu iyice pekiştirmiştim.

Gelelim konu başlığımıza. Ben “Dünya İstatistik Günü” kutlamasından ziyade; istatistikin biz meslek mensuplarına neler kazandırdığını, biz meslek mensuplarına ne gibi faydaları olduğunu bugün burada yazmak istedim.

İstatistikçiler ülkenin ekonomi, sağlık, tarım, eğitim, finans, iş yaşamı gibi birçok alanlarda veriler toplamaktadırlar. Toplanan bu verilerin ne kadarını meslek mensupları kullanmaktadır bilmiyorum. Ben zaman zaman yazılarıma konu olacakları bu siteden seçmekteyim.

İstatistik kurumu birçok memuru istihdam etmekte ve maaşlarını da aksatmadan, gününde ödemektedir. Emeklerinin karşılığıdır, helali hoş olsun...

Ancak!
Bu verileri burada görevli memurlar mı topluyor? Hayır!

Konuyu açarsak: Bütün meslektaşlarım yani 3568 sayılı Yasa ile belge almış muhasebe ve mali müşavirlik yapan tüm camianın Türkiye İstatistik Kurumu uygulamalarından rahatsız olduklarını ve yakındıklarını bilmekteyim. Biz meslek mensupları, ne yazık ki, devletin bazı kurum ve kuruluşlarının kadrolu ama ücretsiz birer elemanı haline geldik, getirildik.

Başta Türkiye İstatistik Kurumu olmak üzere, SGK, Maliye, Noterler Birliği, İşkur, KOSGEB, Ticaret Sicil... Bu liste uzayıp gider.

Ver işi ve işlemleri meslek mensubuna, ardından da; “yapmazsan ceza keserim” sopasını göster, yönetciler de; “e oradan para kazanırsınız” derlerse, daha bir çok kuruluşun iş ve işlemleri çökmeyen omuzlarımıza yüklenir. TÜİK’in dayatmacı ve dayakçı politikaları meslek mensupları üzerinde travma yaratmaktadır. Nereye kadar?

Meslek örgütlülüğü çok istememelerine rağmen bu angarya gözüken iş ve işlemleri için istenen bilgileri paylaşmakta neticeleri ise ülke geleceğinin gidişatına çok önemli katkıları olduğu için de gönüllük esasında yapmaktadırlar. Bu durumdan bi haber olan iş dünyası yani mükellefler, bunun farkında olmadığı gibi yapılan bu gönüllülük işinden ve çıkan neticelerden de ne kadar faydalanmaktadırlar o da ayrı mesele.

“Dünya İstatistik Günü” geçmiş de olsa kutlu olsun...

Kaynak: http://www.gazeteyenigun.com.tr/yazar/engin-malay/dunya-istatistik-gunu-31757.html