Naylon Fatura Kullananlar Dikkat

 

Bu hafta malî dünyamızı bir ur gibi saran sahte fatura meselesini dile getirmek istiyorum.


Aslında bu konu bir yazı ile dile getirilemeyecek kadar geniş ve kapsamlı. Bu yüzden önümüzdeki haftalarda da bu konuya devam etmeyi düşünüyorum. Halk arasında naylon fatura olarak da adlandırılan, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili kanunda kendisine ağır müeyyideler bağlanan bir suç. Bu cezaların farkında olmayan mükellefler, bilerek veya bilmeyerek naylon faturaları alma ve hesaplarına aktarma hatasına düşüyor. Yıllar sonra incelemelerde vergi ve cezalarla karşılaşıp, hürriyeti bağlayıcı ceza alma riskini de görünce de ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Bu arada gerçekten aldığı malın faturası sahte ilan edilen mükellefler de kurunun yanında yaş da yanar misali aynı vergiyi bu sefer cezalı olarak ödemek zorunda kalıyor.

Sahte fatura konusu sonuçları sonradan görülen bir hastalık gibidir. Öyle ki kullanılan faturanın sahte olduğu çok sonradan ortaya çıkıyor ve bu fark edildiğinde, indirim konusu yapılan vergiyi tekrar ödemekten başka çare bulunmuyor.  Konu ile ilgili akla gelen soruları aşağıda ve sonraki haftalarda cevaplamaya çalışacağım.

Naylon fatura nedir, neden kullanılır?

Naylon fatura yukarıda da değindiğim üzere “sahte veya yanıltıcı belge” ya halk arasında verilen bir isimdir. Sonuçları benzer olmakla beraber sahte fatura ile muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge farklı durumları ifade eder. Sahte belge, normalde gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir. Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge ise gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla beraber, bu durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir.

Mesela bir mükellef vereceği beyannamede ödenecek vergi çıkacağını fark edince, çevresinden bazen komisyon da ödeyerek hiç almadığı bir mal veya hizmetin faturasını temin edip bunu kayıtlara yansıtma yoluna gidebiliyor. Bu sahte faturadır. Buna mukabil 50 bin TL’lik mal alan bir mükellef aldığı malın miktarını veya tutarını farklı gösteren bir faturayı kayıtlarına yansıtırsa muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmış olur.

Naylon fatura, kayıt dışı çalışan, özellikle alımlarını belgelendirmekte zorlanan buna mukabil hâsılatını gizlemekte zorlanan mükelleflerin başvurduğu ve geçici olarak vergi ödememeyi sağlayan bir kaçış yolu aslında. Geçici olarak diyorum çünkü mükelleflerden alınan bilgiler ve vergi idaresinin kullandığı bilişim altyapısı sayesinde sahte ilan edilen faturaları kullanan mükelleflerin kesinlikle incelenmesi sağlanıyor. Her talebin arzını doğurması gibi mükelleflerin bu yöndeki talepleri de işleri sadece sahte fatura düzenleme olan kişi veya şirketlerin mantar gibi türemesine sebep olmuştur. Bu mükellefler bir masa bir sandalye ile başlattıkları mükellefiyetlerinin başında tüm yükümlülüklerini yerine getirerek fatura düzenlemeye başlar. Kısa süre sonra yerinde bulunamayan ve düzenledikleri yüksek tutarlı faturalar yüzünden her ay milyonlarca TL matrah beyan eden bu mükellefler sahte fatura düzenleyicisi ilan edilir. Bundan sonra da fatura alırken mükellefiyeti bulunduğu ve hakkında rapor yazılmadığı için sağlam mükellefin faturasını kullandığını zanneden mükelleflerin mağduriyeti başlar.

Naylon fatura kullanmanın sakıncaları nelerdir?

Naylon fatura kullanan mükellefler eğer gerçekten mal adlıkları mükelleften verilen bir fatura sebebiyle incelemeye alınırsa her şeyden önce daha önce ödedikleri KDV’yi bir kez daha ödemek zorunda kalacaktır. Ayrıca vergi müfettişleri, mükellefin Vergi Usul Kanunu’na göre tarif edilen kaçakçılık suçunu işlediği yani bu faturanın bilerek kullanıldığı kanaatine ulaşırsa mükellefler veya şirket yöneticileri hakkında hapisle yargılanmak üzere vergi suçu raporu yazar ve cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunur. Buna ilaveten kayba uğratılan verginin üç katı kadar vergi zıyaı cezası kesilir. Ödenmesi gereken verginin asıl ödeme tarihinden vergi dairesine ödeme yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak gecikme faizi de tahsil edilir.

Vergi müfettişleri inceleme esnasında kullanılan bu faturanın bilerek kullanılmadığı kanaatine varır ve raporlarını bu şekilde tanzim ederse hapis cezası talep edilmez ve vergi zıyaı cezası üç kat olarak değil tek kat olarak uygulanır. Aslında Vergi Usul Kanunu’nda sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmayı suçun oluşumu için yeterli buluyor. Yani bu faturaların bilerek veya bilmeden kullanılması şartı aranmıyor. Ancak idare, vergi ve ceza mahkemelerinde yığılma olmaması, ağır mağduriyetlerin yaşanmaması için çıkardığı ikincil mevzuat ile naylon fatura kullanmanın bilerek olup olmadığının araştırılmasını istiyor. Yani naylon fatura kullanma suçunun kasıtlı olup olmadığına bakılması gerekiyor. Ancak ne yazık ki tüm iyi niyete ve bilmeden kullanma yorumlamasına rağmen birçok mükellef maddi olarak mağduriyet yaşıyor. Çünkü çoğu mükellef gerçekte çalıştığı kişi veya kurumlardan aldığı faturayı gerçek zannederek kayıtlarına yansıtıyor ve hatta bunu vergi idaresine bildiriyor. Malın alındığı ve faturanın kayıtlara yansıtıldığı dönemlerde naylon fatura düzenlediğine dair rapor olmadığı halde yıllar sonra yazılan raporlar sebebiyle malı gerçekten alan ve vergiyi ödeyen mükelleflerin cezalandırması söz konusu olabiliyor.

Bunlardan başka mükelleflerin maliyede kara listeye alınıp çalışmalarına büyük bir darbe vuruluyor. Koda alınan bir mükelleften mal alan firmaların iade talepleri mercek altına alınacağı ve hatta iade yoksa bile koda girme ihtimalleri onların bu firmalardan kaçmalarına bir daha çalışmamalarına sebep oluyor. Peki bu faturalar sebebiyle tekrar vergi ödememenin, cezalarla muhatap olmamanın yolu yok mudur? Alınan faturanın naylon olup olmadığını nasıl anlarız? Çok yaygın bir hal alan naylon fatura düzenleme suçları nasıl engellenebilir? Acaba naylon fatura olgusu devletçe de bilinen ve beslenen bir yol mudur? Bu sorulara önümüzdeki yazılarda cevap vereceğim.

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yusuf-keles/naylon-fatura-kullananlar-dikkat_2238439.html