İstanbul'da Krizden Çıktığımızı Algıladı

İSTANBUL (ANKA) – İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) hazırladığı 2010 Ocak ayı sonuçlarına göre, “Piyasa Eğilim ve Beklenti İndeksi” değeri 96.48 çıktı.

“İstanbul Piyasa Güven İndeksi” ise 90.19 oldu. Bu verilerin kötümserlik yönündeki trendin artık kırıldığını gösterdiğini söyleyen İTO Başkanı Yalçıntaş, “Temkinli iyimserlik var diyebiliriz. Piyasalar, krizden çıktığımızı yüzde 100 algılamış durumda” dedi.

Yalçıntaş, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve İTO’nun birlikte hazırladığı, “İstanbul Piyasa Güven İndeksi ve İstanbul Piyasa Eğilim ve Beklenti İndeksi Ocak 2010” başlıklı anket raporunun açıklanması için düzenlenen basın toplantısında konuştu.

İlerlemenin yolunun doğru kararları zamanında alabilmek olduğunu, doğru karar verebilmek için de güvenli verilere ihtiyaç olduğunu belirten Yalçıntaş, “O nedenle böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyduk” dedi. Ekonomide psikolojik etkenlerin önemine işaret eden Yalçıntaş, “Ekonominin doğru yönlendirilmesi ve doğru kararlar alınması için karar alıcıların toplumdaki eğilimleri doğru bilmesi, analiz etmesi şart. Biz de 350 bin üyesi ile Türkiye ekonomisinin yarısını temsil eden İTO olarak, bu konuda üyelerimizin düşüncelerinin önemli oludğuna inanıyoruz” dedi.

İTO’nun “piyasa güven” ile “eğilim ve beklenti” indeks çalışması için hazırlıkların Ekim 2006’da başladığını, o tarihten beri test çalışmalarının 3’er aylık periyotlar ile sürdüğünü söyleyen Yalçıntaş, küresel krizin piyasalar üzerindeki etkilerini irdeleyip, daha iyi değerlendirme ortaya çıkartmak için indeks çalışmalarının 3 yıl sürdüğünü açıkladı.

İndeks çalışmasında tesadüfi örnekleme yönetimi kullandığını, Bin firma ile yüz yüze görüşüldüğünü, anketi değerlendirirken Denge Yöntemi sisteminin kullanıldığını, olumlu ve olumsuz görüşlerin ortaya konduğu bu sistemde elde edilen yayılma indekslerinde 0 ile 200 arasında değerler alındığını, 100’den büyük olmasının iyimserliği, 100’den küçük olmasının kötümserliği gösterdiğini söyledi.

-İTO’NUN GÜVEN INDEKSİ SADECE İSTANBUL’U KAPSIYOR-

Bu çalışmaların Merkez Bankası, Türkiye İstatistik Kurumu ve CNBC-e’nin yapıldığını, TÜİK ve CNBC-e’nin çalışmasının Tüketici Güven İndekslerinin faaliyet alanı, fertlerin tüketim davranışlarını temel aldığını, Merkez Bankası’nın Güven İndeksi çalışmalarının ise reel kesime, iş dünyasına yönelik olduğunu hatırlatan Yalçıntaş, “Bizim çalışmamızın temel farkı sadece İstanbul için olmasıdır. Bir diğer farkı, sektörleri ayrı ayrı inceliyor olmasıdır” dedi.

İTO’nun hazırladığı “güven indeksi”nin bir durum tespiti olduğunu, reel sektörün yakın geçmişe ait ekonomik aktivitelerini ortaya koymak ve mevcut durumu analiz etmek amacı taşıdığını belirten Yalçıntaş, “eğilim ve beklenti indeksi”nin ise ileriye yönelik olduğunu söyledi. İTO’nun indeks çalışmasında gıda, tekstil, taşıt araçları ve yan sanayi, inşaat, turizm, metal eşya – makine ve elektriğin alındığını belirten Yalçıntaş, “Bu sektörler temsil güçlerinin yüksekliği, sağladıkları istihdam bakımından ekonomiye yön vermesi nedeni ile seçilmiştir. İhtiyaç olması halinde gelecek dönemlerde diğer sektörler de bu çalışmamıza dahil edilebileceklerdir” dedi.

Yalçıntaş, İTO’nun bundan sonra Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında anket saha çalışmaları yapmayı, Şubat, Mayıs, Ağustos ve Kasım aylarında ise sonuçların kamuoyuna açıklanacağını bildirdi.

-İSTANBUL’DA GÜVEN 90,19 ÇIKTI, KÖTÜMSERLİK TRENDİ KIRILDI-

İTO’nun hazırladığı 2010 Ocak ayı sonuçlarına göre, “Piyasa Eğilim ve Beklenti İndeksi” değeri 96.48, “İstanbul Piyasa Güven İndeksi” 90.19 oldu. “Piyasa Güven indeksi”nin ilk verisi Ekim 2006’da 100.44 ile iyimserlik düzeyinde olurken, bu oran 2008 yılının Ekim ayında en düşük değerine inerek 69.56 şeklinde gerçekleşmişti. Küresel krizin etkilerini göstererek, karamsarlığın zirveye çıktığı Ekim 2008’den itibaren indeks, artış eğilimine geçerek 2010 Ocak ayında 90.19’a kadar çıkmış oldu. İTO’nun indeksine göre bu değerin, kriz tavan yaptığı döneme göre yüzde 29.7 artması, karamsarlığın her geçen gün azaldığını ortaya koyuyor.

“Piyasa Eğilim ve Beklenti İndeksi”nde ise “güven indeksi”ne paralel bir trend olduğuna, 2008 Ekim’de 70.89 ile dibe inen değerin, 2010 Ocak ayında 96.48’e çıktığı belirtiliyor. 2008 Ekim ayına göre yüzde 36.1 artış gösteren indeks değeri, “eğilim ve beklenti” de iyimserlik düzeyine yaklaşıldığını gösteriyor. İTO’nun indeks sonuçlarını değerlendiren Yalçıntaş, “Bu veriler kötümserlik yönündeki trendin artık kırıldığını, 2010 Ocak ayından itibaren artış trendine geçtiğini ortaya koyuyor. Veriler, yaşadığımız sıkıntılı ve zorlu döneme rağmen beklentilerde bir iyileşme yaşanmaya başlandığını, artık krizin bitmekte olduğunu gösteriyor” dedi.

-PİYASA KRİZDEN ÇIKTIĞIMIZ YÜZDE 100 ALGILADI-

Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yalçıntaş, krizden çıkışa ilişkin bir soru üzerine “Evet piyasasa, krizden çıktığımız yüzde 100 algılamış durumda” yanıtını verdi. “Temkinli iyimserlik var diyebilir miyiz?” şeklindeki bir başka soruya Yalçıntaş, “Şu anda yüze çıkmadık ama veriler, temkinli bir iyimserlik içinde olduğumuzu gösteriyor. Ekonomik paketleri art arta çıkartmayı başarabilirsek, bizim gündemimiz ekonomi olduğu takdirde Mayıs ayında veriler yüzde 100’ün üzerine çıkılacağını, önümüzdeki aylarda 200’e doğru yükselerek Türkiye’nin iyi bir yere doğru geleceğini düşünüyorum” şeklinde cevaplandırdı.

-SİYASİ İSTİKRARSIZLIK KÜÇÜLMEYİ GETİRDİ-

“Kriz teğet mi geçti?” şeklindeki bir başka soruya Yalçıntaş, şu yanıtı verdi:
“Türkiye’de olanları öncelikle net olarak tanımlamalıyız. Biz Türkiye’de kriz değil, küçülme yaşadık. İkisi farklı, dolayısı ile reçeteleri de farklı. Biz ne yaşadık? Ciddi anlamda küçülme yaşadık. Krizi yaşayan ülkeler yüzde 2-3 küçülürken, biz kriz yaşamadığımız halde yüzde 6 küçüldük. O nedenle buna uygun reçeteler üretmemiz lazım. Bizim rakamlarımız siyasi istikrarsızlık nedeni ile 2007’de düşmeye başladı. Siyasi istikrarsızlık, almamız gereken ekonomik tedbirleri bize aldırtmadı. Bu nedenle dünyada oluşan talep daralması, emtia fiyatları bize ekonominin küçülmesi olarak yansıdı. Bu da bize ekonomi ile siyasetin birbirine ne kadar bağlı olduğunu net bir şekilde gösteriyor.”

-KRİZ DEĞİL, KÜÇÜLME İFLAS ETTİRDİ-

Kriz döneminde işsizliğin artması ve bazı firmaların iflas etmesinin de krizle değil, küçülme ile ilgisi olduğunu savunan Yalçıntaş, “Biz kriz yaşamadık ama küçüldük. O nedenle birçok iflas eden, sıkıntı yaşayan firmalar oldu. Türkiye’nin yaşadığı bu olumsuzluğun adını doğru koymak lazım ki reçeteyi de doğru koyalım” dedi. Ekonominin canlanması için reform paketlerine ihtiyaç olduğunu dile getiren Yalçıntaş, “2010 yılında reform paketleri devam ederse ki Başbakan devam edeceği sinyalini verdi. Bununla birlikte TBMM’de bekleyen hal, Türk Ticaret Kanunu gibi yasaların da geçmesi halinde 2010’da iç piyasanın canlanacağını, beklenen büyümenin 2010 yılında yakalanacağını düşünüyorum” dedi.

-2010’DA BÜYÜME RAKAMLARI POZİTİF OLUR-

Yalçıntaş, 2010 yılında ise büyüme rakamlarının pozitif çıkacağını düşündüğünü, Batı Avrupa pazarlarında ise bu yıl büyümenin en fazla 0 ya da 1 olacağını söyledi. Finans sektörünün halen en muhafazakar sektör olduğunu dile getiren Yalçıntaş, yerine gelmesi en güç olan güvenin finansal alandaki güven olduğunu belirterek, “Sütten ağzı yanan işletmelerimiz, yoğurda hala üflüyorlar” dedi.
Yalçıntaş, çıkan çek yasasının ile bu güvenin yerine gelmesinde önemli bir etmen olacağını düşündüğünü söyledi. (ANKA)

© Bu Haber Telif Hakkı İle Korunmaktadır. (ANKA)