Altyapı Yatırımlarının Finansmanı (I)

Önceki hafta SPK Başkanı Sayın Vahdettin Ertaş’ın da belirttiği gibi 2023’e kadar hedefl enen altyapı yatırım tutarı 250 milyar ABD Doları civarında…

Sadece kamu kaynağı ile bu tutarda bir yatırımın gerçekleştirilmesi düşünülemez. O halde bu alana yatırımcı çekme gereği var. Ulusal ve uluslararası yatırımcıların bu büyüklükte ve geri dönüş süreleri “alışılmış” yatırımlardan daha uzun süre alacak olan yatırımlara teşvik edilebilmesi için geleneksel enstrümanların yanında olabildiğince değişik enstrüman üretilmesi ve hayata geçirilmesi de gerekiyor. Altyapı yatırımlarına özgülenmiş Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları ( Altyapı GYO’lar ) da Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından düzenlenmiş bir sermaye piyasası enstrümanı olarak bu alanda kullanılmayı bekliyor.

Bu yazıda kısaca Altyapı GYO modelinin önemini hukuki altyapısını anlatarak belirtecek ve bir sonraki devam yazımda da Altyapı GYO modeli ile oldukça bilinen normal GYO modelini karşılaştırıp altyapı projelerinin finansmanında kullanılabilecek olan bu enstrümanı tanıtmaya çalışacağım.

Altyapı projelerinin finansmanında fonların önemi
Ancak önce dilerseniz biraz altyapı finansmanının ana fon kaynaklarına dünya genelinde bakalım. 2010-13 döneminde dünya genelinde başta enerji, ulaştırma ve telekom sektörleri olmak üzere gerçekleştirilen önemli altyapı projelerine yaklaşık 1 trilyon dolardan fazla kaynak aktarıldığı hesaplanıyor. Söz konusu yatırımların finansmanında özkaynak payı dışında tercih edilen en önemli kaynak doğal olarak “geleneksel” finansman yolu olan banka finansmanı. Bunun yanında söz konusu yatırımların önemli bir kısmının da uluslararası kurum ya da fonlardan sağlanan kaynaklarla finanse edildiğini biliyoruz. Bu kaynaklar içinde yabancı yatırımcı ve fonlar son 5 yıllık dönemde yaklaşık 150 milyar dolarlık bir fonu söz konusu altyapı projelerine aktarmış durumdalar.

Ülkemize bakıldığında da aynen dünyanın diğer kısımlarında olduğu gibi başta enerji, telekom, sağlık ve ulaştırma olmak üzere ciddi bir altyapı yatırımının yapılmakta ya da planlanmakta olduğunu görüyoruz. 3. Havalimanı, Boğaz geçişi, 3. Köprü, hastane PPP’leri ile kentsel dönüşümün kaynak ihtiyacını da dikkate aldığımızda önümüzdeki yaklaşık 10 yıllık dönemde altyapı yatırımlarına ilişkin ciddi bir kaynak ihtiyacımız olacağı kesin. Son 6 yıllık dönemde ülkemizde gerçekleştirilen yaklaşık 100 milyar dolarlık altyapı yatırımının finansmanında sadece özkaynak ve banka kredisinin kullanıldığını buna karşılık yukarıda sözünü ettiğimiz uluslararası yatırımcı ve fonlardan ülkemizde gerçekleştirilen yatırımlara gelen kaynak tutarının ise nereden bakılırsa bakılsın hesaplamalara dahil edilemeyecek kadar küçük olduğunu üzülerek görüyoruz. Yukarıda belirttiğimiz toplam dünya altyapı yatırımlarının %10’unun ülkemizde gerçekleştirildiğini varsayarsak banka kredisi yanında söz konusu fonlarca gerçekleştirilen finansman pastasından da aynı oranda pay aldığımızda, yatırıma yönlendirilebilecek olan fon tutarının minimum 15 milyar dolar civarında olacağını çok kolaylıkla söyleyebiliriz.

Altyapı yatırımlarına özgülenmiş GYO nedir?
Biraz mevzuat olacak ama kısacık da olsa tanımlara değinmeden konuyu kapsamak zor. Onun için izninizle kısa bir mevzuat turu:
SPK, Altyapı GYO’larla ilgili ilk düzenlemeyi 29 Ocak 2009 tarihinde bu konuya özel olarak yayınladığı bir tebliğle yapmıştı. Ancak söz konusu tebliğ kapsamında hiç bir Altyapı GYO kurulmadığı gibi, bu tebliğle ilgili hiç bir değişiklik de yapılmamıştı. Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklik sonrası mevzuat uyum çalışmaları sırasında Altyapı GYO’lara ilişkin tebliğ de yeniden ele alındı ve Altyapı GYO’larla ilgili yeni düzenlemeler eskisinden farklı olarak ayrı bir tebliğ olarak değil de Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-48.1) içine altyapı yatırımlarına özgülenmiş “özel bir GYO türü” olarak dahil edildi.

Bir sermaye piyasası aracı olan ve halihazırda devam etmekte olan ya da önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek çok önemli altyapı projelerinin finansmanında önemli bir rol oynayacağını düşündüğüm Altyapı GYO’ları, münhasıran altyapı yatırım ve hizmetlerinden oluşan portföyü işletmek ya da belirli bir altyapı yatırımı, hizmeti ya da projesine yatırım amacıyla kurulan GYO’lar olarak tanımlanıyor. Altyapı GYO’ların portföyünü oluşturacak olan “altyapı yatırım ve hizmetleri” de tebliğin 3. maddesinde 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda düzenlenen merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları, mahalli idareler ve kamu iktisadi teşebbüsleri tarafından yürütülen tarım, sulama, madencilik, imalat, enerji, ulaştırma, haberleşme, bilgi teknolojileri, turizm, konut, kültür, kentsel ve kırsal altyapı, belediye hizmetleri, kentsel dönüşüm, çevre, Ar-Ge hizmetleri ile eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, genel idare altyapısı ve benzeri yatırım ve hizmetleri ile bu yatırım ve hizmetlere ilişkin projeleri ve bunlara dayalı haklar” olarak tanımlanmıştır.

Tebliğde söz konusu yatırımları yapacak olan ve Altyapı GYO olarak tebliğ düzenlemeleri kapsamında faaliyet gösterecek “altyapı şirketi” de altyapı yatırım ve hizmetlerini Yap-İşlet Devret, kamu özel işbirliği projeleri ya da özelleştirme modelleri çerçevesinde yürütmek üzere kurulan yerli ya da yabancı şirketlerle kamu idareleri tarafından altyapı hizmetlerini yerine getirmek için kurulacak şirketler şeklinde tanımlanmaktadır.

Dolayısı ile yukarıda yer alan tanım kapsamına girecek olan alanlarda faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş ya da kurulacak olan şirketler tebliğde yer alan hükümler çerçevesinde Altyapı GYO olarak faaliyet gösterebileceklerdir.

Altyapı yatırımlarının finansmanında uluslararası fonların kullanımına sunulabilecek olan özellikli bir sermaye piyasası aracı olarak çok da bilinmeyen Altyapı GYO modelinin ülkemizde oldukça iyi bilinen GYO modelinden farklılıklarını ve avantajlarını da bir sonraki yazımda anlatmaya çalışacağım.

Kaynak: http://www.dunya.com/altyapi-yatirimlarinin-finansmaninda-gyo-modeli-kullanilabilir-mi-i-162298yy.htm