Oyuncular Sendikası Tescil İstiyor

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından 15/12/2015 tarihinde ''Prof. Dr.Berin ERGİN'e Saygı gününde'' düzenlenen etkinlik kapsamında ''Sahne,Perde,Ekran ve Mikrofon Çalışanlarının Hukuki Sorunları''ele alınmıştır.

Bu seminere katıldığımda dışarıdan bakan gözle,tiyatro,sinema,sahne ,dublaj sanatçılarının ve set arkası çalışanlarının dağlar gibi sorunları olduğunu az çok sezinlememe rağmen,ortaya çıkan vahim tablodan inanın haberdar değil idim.

Zaman zaman oyuncular sendikasını köşemde yer vermiştim.

Oyuncular Sendikası kurulduğu günden bu yana meydanlarda ve katıldıkları tüm toplantılarda ''4 A HAKTIR-OYUNCU DA İŞÇİDİR'' dile getiriyordu.

Mücadele alanları;
Sinema Emekçisinin Sosyal Sigorta Haklarının verilmesini,4857 sayılı İş Kanunundan doğan haklarının ödenmesini ,İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun uygulanmasını,Serbest Meslek Makbuzu dayatmasının sonlanmasını,Kayıtdışı çalışmamak,Aşırı çalışma süreleri,Güvencesizlik gibi konular ağırlıkla dile getiriliyordu.

Aslında alanlarında kısıtlayıcı uygulama EK/6 Sigortası ile köşeye sıkışmış kalmışlardı.

Telif hakları ise ayrı bir sorun olarak devam ediyor.

Bununda en güzel örneğini;
2012 Yılında 1 Mayıs da o döviz dile getiriyordu.
Palyaço Kıyafeti giymiş olan Fuat Okan adlı oyuncudur.Taşıdığı pankartta anlamlı mesaj vererek artık sanatçının sosyal güvencesine,İş hukukundan doğan haklarına sahip çıkması gerekliliğini vurgulamıştır.

İşte o anlamlı mesaj;

FUAT OKAN

YAŞ 60

36 YIL SİGORTA TELİF YOK

BİR OYUNCU…

BENİ EMEKLİYE KİM AYIRACAK?

Konuyu kısaca 3 yıl önce de dile getirdiğimizde sorun aynı idi,akademik taraflarda aynı sıkıntı dile getiriliyor.

5510 sayılı SS ve GSSK Göre Sigortalı Sayılanlar 4.Madde belirtilmiştir.

1.Fıkrasının (a) bendinde;

Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;

a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılırlar.

Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;

b) Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar hakkında da uygulanır.

Hem mülga olan 506 sayılı kanun ile hem de 5510 sayılı Kanun ile 4/1-a net şekilde açıklandığı gibi birebir uyuşmaktadır.


SEMİNERDEN İZLENİMLERİM
Sanattan eksikliği ve kültürden yoksunluk adına,Hukuk anlamında sonsuzlara ışık tutmak gerekir denilerek seminer açılmıştır.

Ülkenin yüzü olan sanatçılarında Hukuki anlamda yeni ve çağdaş düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.

Oyuncular Sendikasının Başkanı Sn. Meltem Cumbul da açılış konuşmasında ''Olmak yada Olmamak İşte Bütün Mesele Bu'' diyerek sorunları sıralamaya başladı.

Bizler serbest Meslek Makbuzu Dayatması ile 4/b statüsünde olmak istemiyoruz.

Bizler bu konuda 4 yıl önce,bu karar ile yola çıktık.

Sendikamızın kuruluş felsefesinde yatan gerçek 4/a statüsünden sigortalı olmak yatıyor.

Çalışma şartlarımız oldukça ağır,bir dizi 160 dk olduğundan ,günde 15 saat süren çalışma tempomuz var.

Çalışma mekanlarımız ,sağlık ve hijyen ortamından uzak,iş sağlığı ve güvenliği önlemleri yetersiz,yiyecek,içecek oldukça kısıtlı.

1300 üyemiz var,Bakanlık 31 sendikalımız olduğunu görünüyor.(Nedeni kurucular dahil 4/b)

Denetimler yetersiz(İş Müfettişleri/SGK Müfettiş)

Tehlikeli sınıfta olmamıza rağmen 6331 sayılı Kanuna göre setlerin denetimden uzak olması

Çocuk Oyuncularının sağlıksız set ortamlarında çalışması

Yapımcıların sözleşme hileleri ,tehditleri ile 4/b zorlamaları

Tüm Dünya Sinema,Tiyatro,Güzel Sanat Örgütleri tanımlamalarında işçi olarak kabul ediyor,Türkiye'de ise bu konuda ikilem yaratılıyor.

Çalışma koşullarını beğenmezsen ,diziden çıkarılır,ağır ceza ödeme koşulları ile tehdit edilir,sözleşmelerinde telif hakkı istemeyeceği düzenlenir,yönetmenin ve yapımcının isteği ile istediği saatte çalışılır.

(Özgür Çevik ve diğer sanatçılarda aynı haklı serzenişlerde bulunuyor)

Çalışma Bakanlığı 2011 yılında Senaristlerin TBMM yaptığı şikayetler üzerine Film setleri,Yapımcı Şirketler,Cast Ajanslarını İş Müfettişleri marifeti ile  denetime alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu,Yönetmelikleri dikkate alınarak denetimler yapılmıştır.

Senarist,Yönetmen ve Film,Dizi Müzisyenleri incelenmiş bu işlerde çalışanların serbest meslek makbuzu düzenleyebilecekleri işçi statüsünde olmayacağı yönünde görüş veriyorlar.

Oyuncu,Figürasyon ve Set işçileri için görüşleri ,4/a SSK işçidir deniliyor.

Denetimde  işçi tabir edilenler dikkate alınarak,ücret,fazla mesai,yıllık izin,kayıtdışılık(ücret dahil) raporlar tutuluyor,uygunsuzluklara İPC düzenleniyor.

2015 yılında Çocuk oyuncular içinde 4857 sayılı İş Kanununda düzenleme yapılarak,yönetmeliği de hazırlanma aşaması da tamamlanmıştır.

''Zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış ve örgün eğitime devam etmeyen çocukların çalışma saatleri günde yedi ve haftada otuz beş saatten; sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde çalışanların ise günde beş ve haftada otuz saatten fazla olamaz. Bu süre, on beş yaşını tamamlamış çocuklar için günde sekiz ve haftada kırk saate kadar artırılabilir.
Okul öncesi çocuklar ile okula devam eden çocukların eğitim dönemindeki çalışma süreleri, eğitim saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde iki saat ve haftada on saat olabilir. Okulun kapalı olduğu dönemlerde çalışma süreleri yukarıda dördüncü fıkrada öngörülen süreleri aşamaz''

İş Müfettişleri tarafından bulunan en önemli bulguda Cast Ajanslarının yetkisiz,İş Kurdan izin almadan ''Özel İstihdam Bürosu''olarak çalıştıkları yönünde tespitleri de olmuştur.

Yargıda ise 40 yıldır kararlar değişmiyor.

Sanatçılar kesinlikle eser sözleşmesi ile çalışır,borçlar kanununa tabidir,serbest meslek makbuzu düzenler denilerek haksızlığa uğramaya devam ediyorlar.

Çağdaş Hukuk anlamında batı yargı kararlarında ise işçi sayılıyorlar,bu konudaki tezatlığı ortadan kaldıracak doktrin anlamında akademik çalışmaları hukukçuların içtihat kararlarında artık dile getirmeleri,eser sözleşmesi değil,5510 sayılı Kanunun ruhu ve lafzına uygun olarak işçi olarak anılması yönünde çalışma başlatılması gerekir denilmiştir.

TİYATRO,SİNEMA,DİZİ VE DUBLAJ SANATÇISI TİLBE SARAN GÜNDEME BOMBA GİBİ DÜŞEN TESPİTLERİ DİKKAT ÇEKİCİ OLDU
''BENİM SİGORTAM ANNEM''!
Tilbe Saran sektörde uzun yıllar çalışmasına rağmen 6 yıllık sigortam var diyor,TRT dahil bir çok kamu kurumunda kayıtdışı olduğunu açık yüreklilikle dile getiriyordu.54 yaşına geldiğinde emekli olamadığını,Emekli  Öğretim Üyesi annesinin  emekli aylığının sigortası olduğunu söylemesi de bizlerin suratına tokat gibi vuruyor.

Tiyatrocuların mekan bulamaması,eski tiyatroların ekonomik yönden kapanması,kültür bakanlığından ödeneklerin her tiyatroya verilmemesi ile birlikte ,sahnelenmesi planlanan oyunlar için provaya gelip giden sanatçıları ulaşımlarının karşılanmadığı gibi ,ücret ödenmemesi ve ayrıca sigortasının olmaması,oyun başlaması ile sigortalı olabildiklerini söylüyor.

Sanatçıların işçi olmasına rağmen,serbest meslek makbuzu ile İşveren gibi Bağ-Kur statüsünde sayılmalarıyla,birlikte bu belirsizlik karşılığında ''NE YAŞAR NE YAŞAMAZ'' olduklarına anlam veremiyorlar.

Sektörde işsiz kalanlar ise,sanatçı kimliği ile bağdaşmayan işler yapıyor.

Taksici,garson,bulaşıkçı,ofis boy,asfalt işçisi,seyyar satıcı,vs gibi çalışmaya zorlanıyor.

Tüm bu olumsuz koşullara rağmen bu insanlara sorsanız ,ısrarla tiyatro ve sinemaya devam derler.

EK/6 SORUNLARI ÇÖZDÜ MÜ?
6111 sayılı Kanunun ile 5510 sayılı Kanununda yapılan düzenleme ile EK/6 maddesi ile Sanatçılara sigortalı olması gündeme gelmiştir.

Ek 6. maddesiyle , 01.03.2011 tarihinden itibaren  Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde kapsamında kendileri tarafından 30 gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle sağlanacak, bunlar 4-1 (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.

Oysa;
Anayasa 64 Maddesinde;
Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.

buna rağmen 4/a olamadığı gibi,10 günden az çalışırsan kendi primini ödersin deniliyor,Kısa Vadeli Prim ödemediği için İş Kazası,Meslek Hastalığından yararlanamıyor,İşsizlik Sigortasından yaralanması için kendi primini kendi ödemesi deniliyor.

Bu durumda yasal düzenleme ile EK/6 sorunları çözüyor mu? Yoksa sektörde kayıt dışılığı körüklüyor mu?
Bu zaman a kadar sigortalı sayısı 860 buluyor.

2013/11 Sayılı Genelge ile kapsamda daralma yaşanıyor.

SSİY ekinde yer alan “Kanunun 4. Maddesinin İkinci Fıkrasının (b) Bendi Kapsamında Sayılan Sigortalılara İlişkin Uğraşı Alanı ve Çalışanları Gösterir Liste”nin “1- Sinema sanatçıları ve çalışanları” bölümünde belirtilen işleri yapanların çalışma sürelerinin diğer meslek gruplarından farklılık göstermesi nedeniyle;

- Yapım şirketlerinde ya da yapım şirketlerine oyuncu, yardımcı oyuncu (figüran) temin eden ajanslarda çalışmaları nedeniyle işverenin emrinde, işveren tarafından belirlenen sürede ve ücret karşılığında çalışanlar 4. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalı sayılacaklardır.

- Yapım şirketlerine oyuncu temin eden ajanslarda 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olan figüranlar için yapım şirketlerince ajanslardan fatura mukabili hizmet satın alınması durumunda, bu kişilerin söz konusu işlerde görevlendirildikleri kabul edilmek suretiyle ayrıca sigortalı olarak bildirilmeyeceklerdir.

- Yapımcı şirket adına kendi hususiyetini vermek suretiyle bir eser (ürün) üreten, çalışma zamanı ve yeri yapımcı şirketin emir ve talimatı dışında bulunup mesleğini icra eden senarist, özgün müzik yapımcısı, diyalog yazarı ve başrol oyuncusu gibi kişiler, bireysel olarak yaptıkları bu işlerden dolayı serbest meslek faaliyeti yürütmesi nedeniyle doğan serbest meslek kazancı olan ve bu kapsamda serbest meslek makbuzu veya fatura düzenleyerek çalışanların yapım şirketi ile arasındaki ilişki istisna (eser) sözleşmesi kapsamında sayılarak 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık olarak değerlendirilecektir.

- Senaryo yazarlığı, özgün müzik yapımcılığı, yönetmenlik ve diyalog yazarlığı gibi işleri yapanların sırf vergi kaydının olmaması, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde vergiden muaf olmaları sebebiyle belirtilen işleri vergiden muaf olarak ortaya bir eser koymak suretiyle gider pusulası mukabilinde gerçekleştirenler ile yapımcı arasında hizmet akdinin bulunmaması sebebiyle Kanunun 4. maddesi birinci fıkrası (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaklardır.

İş Hukukundan yararlanamayan sanatçılar,iş güvencesizliği ile karşı karşıya geliyor.

Eser sözleşmesi ile birlikte Borçlar Kanunu dayatması ile hakları kısıtlanıyor.

Yapımcıların ağır çalışma koşulları içeren sözleşmeleri,telif alma hakları engelleniyor,sözleşme hukukuna aykırı cezai şartlar konulması,ücretlerin zamanında ödenmemesi.

Ajanslardan oyuncu kiralaması,asıl işle ilgili muvaaza dayanan taşeronlaşmayla ilgili set işçilerin hak kayıpları.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa aykırı setler,çocuk oyuncularının yetersiz koşullarda çalıştırılması.

İş Hukukunda doğan hakların ödenmemesi,kıdem tazminatı olgusunun işlememesi,işe iadenin zorlaştırılması.

Sendikalı üye olmasına rağmen 4/b statü bulunmasından e-devlet üzerinden sendika üyeliğinin yapılamaması.

Ağırlaştırılmış çalışma koşulları.

Çalışma Saatlerinin uzun olması.

EK/6 Sigortasının Anayasa'ya aykırı olması.

Denetimlerin etkin olması istenmiştir.

BUNLAR DA GÜNDEME GELMELİ

Ø  GERİYE DÖNÜK SANATÇI BORÇLANMASI

Ø  EK/6 İÇİN ACİLEN KISA VADELİ SİGORTA KOLLARI

Ø   YARDIMLAŞMA SANDIĞININ KURULMASI

Ø   AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINCA SANATÇILAR İÇİN  BAKIM EVLERİ PROJESİ

Ø  BELEDİYELERDEN ÜCRETSİZ  SAHNE VERİLMESİ


2015 Temmuz Ayı Sendika İstatistiklerine baktığımızda tablo içimizi karartmıştır.

Müzik-Sen 6 Üye,
Sine-Sen 99 Üye,
Oyuncular Sendikası 31 Üye,
Sinema TV Sendikası 144 Üye.


Bunun nedeni basit tüm sanatçılar serbest meslek makbuzu ile çalışır ve dayatmaya tabi tutulur,EK/6 sigortalı  ol denilirse bu sendikalar toplu sözleşme yapamaz,tabela sendikası olarak kalır.

Kaynak:http: //www.alitezel.com/index.php?sid=yazi&id=8129