İş Kanununa Tabi Olmak

4857 Sayılı İş Hukukunun 4/g ile Sporcular hakkında uygulanmayacağı yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.

Antrenör, gerekli bilgiyi bilim ışığında sporcunun başarısı için kullanan daha sonra bu bilgileri spor becerileri ve strateji ile birleş- tiren kişidir.

Teknik direktör ise,eğitim sonucu aldığı teknik bilgileri sporcunun ve doğal olarak çalıştırdığı takımın başarısı için kullanan daha sonra bu bilgileri spor becerileri, strateji ve eğitici kimliği ile birleştiren ve antrenör ve yardımcıları aracılığı ile uygulatan, eğiten, bu anlamda direktif veren kişidir.

İş Kanunu kapsamı dışında tutulanlar 4857/4-(g) sporcularla sınırlı tutulduğundan,spor kulübünde özellikle antrenör,antrenör yardımcısı,teknik direktör,menajer,malzemeci,masör gibi iş sözleşmesi ile çalışan ve işçi niteliğini sahip olanlara İş Kanunu hükümleri uygulanması gerekir.

Yargıtay Son Yıllarda Verdiği Kararlarda;

T.C. YARGITAY

9.Hukuk Dairesi

Esas:  2010/45651 -Karar: 2010/35814 – Karar Tarihi: 02.12.2010

ÖZET:
İster özel hakem, isterse genel mahkemede görülsün sporcu ile kulübü arasında alacaklarla ilgili uyuşmazlıkta İş Kanunu hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Ancak antrenör, teknik direktör, idareci, masör ve benzeri elemanlar ile kulüpleri arasında çıkan uyuşmazlıklarda, bağlı bulundukları federasyonun özel hükümleri dışında İş Kanunu hükümlerinin uygulanmasına engel bir durum yoktur. Somut olayda, davacının voleybol antrenörü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu aktif spor yapması için hazırlayan antrenörün İş Kanunu kapsamında işçi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 22.HD  09.12.2013 gün, 2013/35215 E, 2013/28615 K.
Sporla doğrudan uğraşan sporcunun İş Kanunu kapsamında kalmadığı açıktır. Ancak, doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu spor yapması için hazırlayan antre­nör ile görevi daha çok direktif vermek olan ve takımı başarıya ulaştırma görevi de bulunan teknik direktörün sporcu sayılmaması ve İş Kanunu kapsamında bir işçi ola­rak kabul edilmesi gerekir. Bu sebeple antrenör veya teknik direktör ile kulüpleri iş­veren arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarının iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Nitekim, Yargıtay kararları da bu doğrultudadır.

Yargıtay İçtihat Kararında ortak çıkış noktası;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11-10 ile 10.05.1974 tarih ve 3-44 sayılı Kararları uyarınca özellikle iş hukukunda istisnai hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına konulan hükümlerin, işçiler yararına yorumlanması asıldır.

Yukarıda ki tanımlar ve içtihadı birleştirme kararları ışığında sporla doğrudan uğraşan sporcunun İş Kanunu kapsamında kalmadığı açıktır. Ancak doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu aktif spor yapması için hazırlayan antrenör ile aktif görevi daha çok direktif vermek olan ve takımı başarıya ulaştırma görevi de bulunan teknik direktörün sporcu sayılmaması ve İş Kanunu kapsamında bir işçi olarak kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle antrenör veya teknik direktör ile kulüpleri işveren arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarının iş mahkemesinde görülmesi gerekir.
İş Hukukunda dar olarak değil,çalışan lehine yorum ilkesi geliştirilmesi esas alınmalı,yargı aşamasına gelmeden 4857 sayılı İş Hukukunda gerekli düzenleme yapılarak spor kulüplerinde sporcular dahil kapsama alınmalı,4(g) mülga olmalıdır.

4(g) mülga olmadığı taktirde antrenör,antrenör yardımcısı,teknik direktör ,menajer,malzemeci ve masör'ün istisna kapsamında dikkate alınmayacağı vurgulanmalıdır.

Kaynak: http://www.alitezel.com/index.php?sid=yazi&id=8194