Güvenlik Uzmanları Ne İstiyor?

İş güvenliği uzmanları iş sağlığı ve güvenliğinde önemli bir yere sahip. Peki, manzaraya uzmanlar açısından bakıldığında beklentileri neler?

Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliğinin önemli bir aktörü var: İş güvenliği uzmanları. Her iş kazasından sonra oklar iş güvenliği uzmanlarına yöneltiliyor, yetkileri, yetersizlikleri ve yükleri tartışılıyor.

Geçtiğimiz yıllarda getirilen yasal düzenlemeler iş güvenliği uzmanlarına görevlerini daha iyi yapmaları noktasında hem tehditler hem de güvenceler getirdi. Ancak genel olarak çalışma koşullarına bakıldığında tehditler daha fazla ön plana çıkıyor…

İş güvenliği hem hukuki hem de sosyal bir konu
Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliğinin en önemli sorunu konuya bakış açısı. Ne yazık ki sadece mevzuatı değiştirerek iş kazalarının önüne geçilecekmiş gibi düşünülüyor. Hâlbuki iş güvenliği hukuki yönü ile birlikte sosyolojik yönü de bulunan bir konu. Ayrıca psikoloji, eğitim ve ekonomi bilimleriyle de yakından ilişkili.

Bu yaklaşımla geçtiğimiz ay iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önemli bir eser yayınlandı. Editörlüğünü benim ve Prof. Dr. Aydın Başbuğ’un yaptığı “Hukuki ve Sosyal Boyutlarıyla İş Sağlığı ve Güvenliği” adlı kitapta hukuk, sosyoloji, psikoloji, eğitim, kültür ve tıp konusunda 25 akademisyen ve uzmanın 17 makalesi yer alıyor ve bu açıdan alanında ilk olma özelliğini taşıyor.

Uzmanlarda ücret sorunu var
“Hukuki ve Sosyal Boyutlarıyla İş Sağlığı ve Güvenliği” adlı kitapta yer alan bir makale de iş güvenliği uzmanları tarafından kaleme alındı. Makalede iş güvenliği uzmanlarının ücret sorununun olduğu özellikle belirtiliyor.

Uzmanlar, işverenlerden ücret ve yan haklarını tam anlamıyla temin edemiyor, uzmanlık için belli bir ücret standardı bulunmaması nedeniyle çok düşük meblağlarda çalıştırılabiliyor.

İşveren tarafından görevlendirilen uzmanların sigorta primleri asgari ücret üzerinden ya da aldıkları maaştan daha düşük ücret üzerinden yatırılıyor ve fazla mesai ücretleri de genellikle verilmiyor.

Uzmanlık eğitimleri de sorunlu
Eğitim işletmeleri akreditasyonunun yetersiz olması ve işleyişinin etkin bir denetime tabi olmaması, çoğunlukla salt ticari kaygıyla kurulan bu işletmelerde, eğitimlerin alanında yetersiz, ehil olmayan kişiler tarafından verilmesi, eğitim içeriğine ve sürelerine uyulmaması nedeniyle uzmanlar alanında yetkinleşemiyorlar.

Ayrıca uzmanlık sınavlarında çoğunlukla ezbere dayalı bilgilerin sorulması nedeniyle ölçüm ve değerlendirme tam olarak yapılamıyor.

Çalışma koşulları yetersiz
İş güvenliği uzmanlarının görev yaptıkları işletmelerde, düzenlenmesi gereken eğitimler için çalışan sayısına uygun standartta eğitim mekânları genellikle yok. Yapılan eğitimlerin işveren tarafından işgücü ve zaman kaybı olarak görülmesi, işverenlerin eğitim sürelerinin kısa tutulması talebinde bulunması sebebiyle uzmanlar çalıştıkları işyerlerinde işlerinin önemli bir parçasını oluşturan eğitimi vermekte zorlanıyor.

Ayrıca tespit edilen uygunsuzluklar, ciddi risk arz eden durumlar, isimlerinin gizli kalmayacağı endişesiyle uzmanlar tarafından Bakanlığa bildirilmiyor, bildirilmesi durumunda işini kaybetme riski bulunuyor, bildirilmemesi durumunda ise kazadan sorumlu tutuluyorlar.

Her ne kadar son düzenlemelerle yasa kapsamında bu konuya dair bir madde eklenmiş olsa da iş güvenliği uzmanının, Bakanlığa bildirim yaptığı takdirde, işverence başka sebepler gerekçe göstererek işten çıkartılması, cezai işlemden kurtulmak için işveren tarafından farklı şekilde işine son verilmesi ne yazık ki engellenemiyor.

Kaynak: http://www.meydangazetesi.com.tr/is-guvenligi-uzmanlari-ne-istiyor-makale,2554.html