Reklam

Bölünme Raporu Zorunlu Mudur?

Değerli okurlarımız bölünme konusu TTK ve Kurumlar Vergisi Kanunu ile düzenlenmiştir ve oldukça önemli bir konudur.

Bölünme konusu oldukça kapsamlıdır ancak bu yazımızda ele alınacak olan sermaye şirketlerinin bölünmesi halinde Yeni TTK uyarınca “bölünme raporu”nun zorunlu olup olmadığı meselesidir. Uygulamada YMM ya da SMMM tarafından bölünme raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu gibi bir algı bulunmaktadır. Bu yazı ile bölünmede “bölünme raporu” hususu açıklığa kavuşturulacaktır.

Bölünme raporu Yeni TTK’nın 169’uncu maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bölünme raporunu hazırlayacak olan bölünmeye katılacak olan şirketlerin “yönetim organları”dır.

Bölünmeye katılacak olan şirketlerin yönetim organları ayrı ayrı rapor hazırlayabileceği gibi ortak tek bir rapor da hazırlayabileceklerdir.

Bölünme raporunun içeriği;

- Bölünmenin amacını ve sonuçlarını,
- Bölünme sözleşmesini veya bölünme planını,
- Payların değişim oranlarını ve gereğinde ödenecek denkleştirme tutarını, özellikle devreden şirketin ortaklarının devralan şirketteki haklarına ilişkin açıklamaları,
- Değişim oranının saptanmasında, payların değerlemesine ilişkin özellikleri,
-Gereğinde, bölünme dolayısıyla ortaklar için doğacak olan ek ödeme yükümlülüklerini, diğer kişisel edim yükümlülüklerini ve sınırsız sorumluluğu,
-Bölünmeye katılan şirketlerin türlerinin farklı olması hâlinde, ortakların yeni tür sebebiyle söz konusu olan yükümlülüklerini,
-Bölünmenin işçiler üzerindeki etkileri ile içeriğini; varsa sosyal planın içeriğini,
-Bölünmenin, bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları üzerindeki etkilerini,
hukuki ve ekonomik yönleri ile açıklar ve gerekçelerini gösterir.

Ayrıca, yeni kuruluşun varlığı hâlinde, bölünme planına yeni şirketin sözleşmesi de eklenir.

Bölünme raporu hazırlanmayabilir mi, hazırlanmayabilecek ise hangi firmalar hazırlamayabilecektir?

Bölünme raporu, birleşmeye katılan şirketlerine ortaklarına somut olaydaki bölünmeye ilişkin ve bu bölünmeyi tanımlayan bilgi verilmesini amaçlamaktadır. Raporun hükümde öngörülen konularda, aydınlatıcı, gerekçeli ve tatmin edici açıklamaları içermesi zorunludur.

Yeni TTK, küçük ve orta ölçekli şirketlerde (Kanunun 135 ile 1522 ve 1523 üncü maddelerine bakılmalıdır) bir kolaylığa yer vermiştir. Bu ölçekteki şirketler tüm ortaklarının onaylaması şartı ile bölünmeme raporunun düzenlenmesinden vazgeçebilirler.

Yeni TTK'nın 1522 ve 1523'üncü maddelerinde ölçeklerine göre işletmeler ve sermaye şirketleri düzenlenmiştir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik” 2005/9617 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkartılmıştı. Söz konusu Yönetmelikte 2012/3834 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişikliğe gidilmiş ve 4 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Yeni TTK'nın 1522'nci maddesi ölçeklerine göre işletmeleri düzenlemekte olup madde hükmüne göre, küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri tanımlayan ölçütler, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun görüşleri alınarak, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yönetmelikle düzenlenir. Yönetmelik, Resmî Gazetede yayımlanır. Bu ölçütler bu Kanunun ilgili tüm hükümlerine uygulanır.

1523'üncü madde ile ise ölçeklerine göre sermaye şirketleri düzenlenmiştir. Buna göre, Bu Kanunun 1522'nci maddesine istinaden belirlenen küçük ve orta ölçekli işletme ölçütleri, sermaye şirketleri için de geçerlidir. Bu ölçütlerin üzerindeki sermaye şirketleri ise büyük sermaye şirketi sayılır.

Küçük ve orta ölçekli olsalar dahi, esas faaliyet konularından biri, varlıkları güvenilir kişi sıfatıyla geniş bir kitle adına muhafaza etmek olan bankalar, yatırım bankaları, sigorta şirketleri, emeklilik şirketleri ve benzerleri şirketler büyük sermaye şirketi sayılırlar.

Belirlenen büyüklük ölçütleri, bilanço günü itibarıyla, birbirini izleyen iki faaliyet döneminde aşılmışsa veya bu ölçütlerin altında kalınmışsa şirketin büyüklük yönünden konumu değişir.

Tür değiştirme hâlinde ve yeni kuruluş şeklindeki birleşmelerde, şirketin konumu, tür değiştirmenin veya birleşmenin gerçekleşmesinden sonraki ilk bilanço gününde, yukarıda yer alan şartlara (kanun yönetmeliğe atıfta bulunduğu için yönetmeliğe) göre belirlenir.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve 2005/9617 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkartılan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik” in 4 ve 5'inci maddelerinde tanımlara yer verilmiştir. Dördüncü maddeye göre,

İşletme: Yasal statüsü ne olursa olsun, bir veya birden çok gerçek veya tüzel kişiye ait olup, bir ekonomik faaliyette bulunan birimleri,

Küçük ve orta büyüklükte işletme (KOBİ): İki yüz elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan ve bu Yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ve kısaca "KOBİ" olarak adlandırılan ekonomik birimleri,

Yönetmeliğin beşinci maddesi ile de, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin sınıflandırılması yapılmıştır. Buna göre,KOBİ'ler aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır.

Mikro işletme: On kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu bir milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan çok küçük ölçekli işletmeler,

Küçük işletme: Elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu beş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan işletmeler,

Orta büyüklükteki işletme: İkiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmibeş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan işletmeler.

4 Kasımda yayımlanan 2012/3834 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile söz konusu yönetmelikte değişikliğe gidilmiş olup buna göre;

Mikro işletmede, on kişiden az yıllık çalışan istihdam etme ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri bir milyon Türk Lirasını aşmama şartı değiştirilmemiş oldu.

Küçük işletmede, elli kişiden az yıllık çalışan istihdam etme ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri beş milyon Yeni Türk Lirasını aşmama şartından, beş milyon Türk Lirası olan had değiştirilerek, SEKİZ milyon Türk Lirasına çıkartılmış oldu.

Orta büyüklükteki işletmede ise, ikiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam etme ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri yirmibeş milyon Yeni Türk Lirasını aşmama şartından, yirmibeş milyon Türk Lirası olan had değiştirilerek, KIRK milyon Türk Lirasına çıkartılmış oldu.

Sonuç olarak ikiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri KIRK milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan şirketler BÖLÜNME RAPORU düzenlemeyebileceklerdir.

Bölünme sözleşmesinin veya bölünme planının ve bölünme raporunun denetlenmesi ise Yeni TTK’nın 170’inci maddesinde düzenlenmişti, ancak, denetim konusu 6335 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla, bölünme sözleşmesinin veya bölünme planının ve bölünme raporunun denetlenmesine gerek bulunmamaktadır.

Kaynak: http://www.thelira.com/yazar/31/ekrem-oncu/2366/bolunmede-bolunme-raporu-zorunlu-mudur

Adınız:
Sizin E-posta Adresiniz:
Arkadaşınızın E-posta Adresi:
E-posta Grubuna Ücretsiz Kaydol (E-posta grubu nedir?)

.Muhasebe Büronuza Yatırım Yapın.

MUHASEBE MAKALELERİ



ZİYARETÇİ SAYACI

Şu anda 541 ziyaretçi çevrimiçi
Reklam
Copyright © 2007 Muhasebe Türk İnternet Bilgi Hizmetleri

Hizmet ve Altyapı: VKC Bilişim - Muhasebe, Muhasebe Web Sitesi, Muhasebe İnternet Sitesi, E-mükellef programı

Google+