Sigortasız Hakkını Nasıl Aramalı?

Çalışanlar için SGK'ya bildirimlerinin yapılması yani sigortalı olmaları çok önemli. Ancak ne yazık ki işçiler bazen işverenleri tarafından kayıt dışı çalıştırılıyor. Böyle durumlarda çalışanlar ne yapmalı?

Kayıt dışı istihdam ülkemizde gerçekten önemli bir problem. Ağustos 2015 döneminde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmeden çalışanların oranı yüzde 35.1 olarak gerçekleşti. Kayıtdışı istihdam oranı tarım sektöründe yüzde 82.3 iken kadın çalışanlarda yüzde 48 seviyesinde.
Hemen hatırlatalım ki bu oranlar SGK'ya hiç bildirimi yapılmayan işçileri kapsıyor. Bunun yanı sıra almış olduğu ücretin SGK'ya eksik beyan edilmesi nedeniyle kısmen kayıt dışı olan önemli bir kesim var. Nitekim SGK verilerine göre asgari ücret üzerinden bildirimi yapılanların oranı yüzde 50 civarında. Bu sebeple reelde kayıt dışı istihdam ve bunun mali etkisi de daha üst seviyelerde.

Sigortasız çalışma hak kaybı demek

Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmeden yani sigortasız çalışma halinde işçiler birçok haktan mahrum kalıyorlar. Kısa vadede sağlık hizmetlerinden veya işsizlik aylığından yararlanamama, uzun vadede ise yaşlılık aylığı veya ölüm halinde hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmaması bunlardan birkaçı. Ayrıca sigortasız çalışan bir işçi işten ayrıldığı zaman kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi haklardan çalıştığını ispatlayamadığı için faydalanamıyor.
Durum böyle olunca da işçiler genellikle işten ayrılınca veya yaş kemale erince akılları başlarına geliyor ve sigortasız çalıştıkları dönemler için veryansın ediyorlar. Daha sonra da sigortasız çalıştıkları sürelerin tespiti için SGK'nın ve mahkemelerin kapısını çalmak zorunda kalıyorlar.

Şikâyet mi etmeli dava mı açmalı?
Sigortasız çalışma halinde işçilerin başvurabilecekleri bazı yöntemler var. Bunlardan birisi SGK'ya şikâyet dilekçesi vermek. Verilen şikâyet dilekçesi üzerine SGK denetim elemanları işyerinde tespit ve inceleme yapıyorlar ve iddianın doğruluğunu araştırıyorlar.
İşyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda yapılan tespitlerden çalıştığı belirlendiği halde, hizmetleri SGK'ya bildirilmediği veya eksik bildirildiği saptanan sigortalıların geriye yönelik hizmetleri veriliyor.
Denetim elemanlarının işyerinde yaptıkları durum tespiti sırasında, sigortalı, işyerinde çalışan diğer sigortalılar, işyeri mahallinde bulunanlar veya işveren beyanına dayanılarak yaptıkları ve tespit tarihinden önceki bir yıllık süreye ilişkin hizmetler de sigortalılıkta dikkate alınıyor. Bir yıllık süreyi aşan sigortalı çalışmalar ise her zaman düzenlenebilir nitelikte olmayan kanunen geçerli kayıt ve belgeler ile kanıtlanmak zorunda.
Eğer bunlardan bir sonuç alınamazsa işçilerin başvuracakları bir yol daha var: Hizmet tespit davası açmak. Şunu da belirtelim ki işçi isterse aynı anda hem şikâyet hem de dava yolunu seçip eşzamanlı yürütebilir.

Dava 5 yıl içinde açılmalı
Hizmet tespit davalarının incelenmesinde görevli mahkeme iş mahkemeleri. iş mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde görevli mahkeme ise asliye hukuk mahkemesi.
İşçiler, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınıyor. Yani hizmet tespit davalarının açılabilmesine ilişkin olarak hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık bir süre öngörülmüş.
Ancak, ücret bordrosunda sigortalıdan sigorta primi kestiğini açıkça gösterdiği halde sigorta primini SGK'ya yatırmamışsa, işe giriş bildirgesi süresinde verilmiş, fakat bordrosu ve primi SGK'ya intikal ettirilmemişse veya işçilik hakları tazminatlarına (ihbar, kıdem tazminatı, ücret alacağı vs.) ilişkin aynı döneme ait kesin hüküm niteliğini taşıyan yargı kararları varsa Hizmet Tespit Davaları zamanaşımına uğramıyor.

Dava dilekçesine dikkat

Sigortasız çalıştırılan işçiler gerek şikâyet gerekse de dava dilekçelerine çalışmalarını ispatlayıcı her türlü delili koymalılar. Bunlar ücret bordroları, işyeri kayıtları, iş emirleri vs. olabilir. Ayrıca işyerinde çalıştıklarına tanıklık edebilecek kişileri de dilekçeye yazmalarında fayda var.
Hizmet Tespit davalarında SGK ile beraber işverenin de hasım gösterilmesi gerekiyor. Dava konusu hizmetin geçtiği sürede işyeri el değiştirmişse eski işveren yanında işyerini devralan yeni işverenin de SGK ile birlikte hasım gösterilerek davaya dahil edilmesi önemli bir husus. Aksi halde hizmet tespit edilse dahi Yargıtayca hüküm bozulabiliyor.

 

Kaynak: http://www.meydangazetesi.com.tr/sigortasiz-calisanlar-hakkini-nasil-aramali-makale,2134.html