Mali ve Hukuki Destek Alma Hakkı

Vergi mükelleflerinin vergi mevzuatını, bu mevzuatla ilgili diğer hukuki düzenlemeleri, muhasebe hukukunu ve uygulamasını ve diğer mali konuları, ilgili mesleklerde faaliyet gösterenler kadar bilmesini her halde kimse bekleyemez. Bu nedenle mükelleflerin, ilgili meslek mensuplarından yardım ve destek almaları pek çok halde gereklilikten de öte zorunluluktur.

Vergi mükelleflerinin işlerini düzenlerken bir hukukçudan ve bir mali müşavirden destek alması, beyan ve bildirimlerini mali müşaviri ile birlikte yapması, vergi idaresi ile ihtilaf çıktıktan sonra yargılama esnasında bir avukattan hukuki destek alması , hatta duruşmalarda mali müşavirini dinletmesi, son derece doğal ve yasal hakkıdır.

Ancak vergi idaresi ile ihtilaf ilişkisi ilişki, sadece yargılama aşamasından ibaret değildir. İhtilafın öncesinde genellikle inceleme aşaması vardır. Sonra uzlaşma gibi ihtilafın idari aşamada çözülmesine ilişkin müesseseler vardır. Ve bütün bu aşamalar veya müesseseler, mükelleflerin genellikle mali ve hukuki yardım ihtiyaci duyduğu aşamalardır. Bütün bunlar aslında savunma hakkı kapsamında olan konulardır. Acaba bu aşamalarda, mükellefin ilgili mesleklerden destek alma hakkı Vergi Usul Kanunu Tasarısı Taslağına nasıl yansımış. Bir bakalım.

İnceleme sırasında, özellikle tutanak aşaması mükelleflerin en fazla hukukçu ve mali müşavir desteğine ihtiyaç duydukları aşamadır. Buradaki destek alma hakkını Vergi Denetim Kurulu da kabul etmektedir. Nitekim kurulun web sayfasında yayımlanan ve hukuken bir broşür niteliğinde olan 'mükelleflerin hak ve yükümlülükleri broşürü'nde bu konuda şu açıklama yer almaktadır: “mükellef vergi incelemeleri ile ilgili görüşmelere, defter ve kayıtlarla ilgili olan yetkili serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirler veya avukatların kendisiyle birlikte katılmasını sağlamak ya da kendisini temsilen yetkili bir temsilcisini göndermek hakkına sahip bulunmaktadır. (Mükellefi temsilen gelen kişilerin yasal olarak yetkilendirilmiş olmaları ve temsil belgesinin görüşmeler başlamadan önce inceleme elemanına verilmesi gerekir.)” Şimdi bu düzenlemenin, Vergi Usul Kanunu Tasarı Taslağı'nın inceleme tutanakları ile ilgili maddesine aynen aktarılması gerekir ki, bu bir mükellef hakkı olabilsin.

Bu öneriyi, uygulamada görülen sıkıntılara dayanarak getiriyorum. Çünkü hala pek çok mükelleften tutanak alınması sırasında, destek alma hakkına pek saygı gösterilmiyor. Değil bu hakkın hatırlatılması, muhasebecinin dahi tutanak aşamasında dışarıda beklemesinin iyi olacağının söylendiği olaylar, hala tek tük de olsa karşımıza çıkıyor.

İnceleme tutanakları, pek çok halde mükellefin açıklama ve beyanlarını da içerdiğinden çok önemli belgelerdir ve yargı nezdinde de ikrar ve / veya delil olarak kabul edilmektedir.

Mükellefler aleyhine hazırlanan Raporların değerlendirildiği komisyonlarda mükelleflerin dinlenme hakkı ve dolayısıyla dinlenme sırasında hukuki veya mali konularda ilgili meslek mensuplarından destek alma hakkı da yasa da yoktur. Bu hak, her ne kadar bir Yönetmelik ile kabul edilmiş olsa da yasal teminata kavuşturulmasında yarar vardır.

Uzlaşma ve Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Komisyonları'nda temsil konusunda da, mükellefin bağlı bulunduğu meslek odasından bir temsilci ile 3568 sayılı Kanun'a göre kurulmuş meslek odasından bir meslek mensubunu bulundurabileceği, taslakta hükme bağlanmıştır. Ancak burada Avukatlık mesleğinin dikkate alınmamış olması, bir büyük eksikliktir. Mevcut Kanundaki düzenlemenin yeni taslağa aktarılırken mevcuttaki bu eksikliğin de giderilmesinde yarar vardır.

Taslakta daha pek çok düzenlemede mükellef hakları gözetilmemiştir. Bu nedenle taslakta, idarenin yetkilerinin güçlendirilmesi ve her konuda esası düzenleme yetkisinin İdareye verilmesi konusunda gösterilen hassasiyetinin, mükellef hakları yönünden de gösterilmesi gerekmektedir.

Kaynak: http://www.dunya.com/vergi-usul-kanunu-tasarisi-4-mali-ve-hukuki-destek-alma-hakki-162899yy.htm