Yerli Üretimi Destekle...

12-18 Aralık tarihleri arasında tüm Türkiye'de Yerli Malı Haftası kutlanacaktır. 2. Dünya Savaşı'nın ardından oluşan ekonomik darboğaz nedeniyle, ülke dışına para akışının önünün kesilmesi ve toplumsal tutum bilincinin yaygınlaştırılmasını hedefleyen Yerli Malı Haftası, 1946 yılından beri kutlanmaktadır.

Özellikle yeni nesillere yerli tüketim bilincini aşılamayı hedefleyen haftanın adı, 1983 yılında Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak değiştirilmiştir. Bugün ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar göz önünde tutulduğunda, Tutum, Yatırım ve Türk malları Haftası'nın temel öğretilerinin toplumsal yaşamda benimsenmesinin ne kadar önemli olduğu görülmektedir.

TÜRKİYE'NİN ÜRETİM DESENİ
Türkiye'de yerli üretimin iç talep ve tüketimle uyumlu olmaması, ekonomide yapısal sorunlara neden olmaktadır.

Bugün insanlarımızın yaşamında önemli yeri olan ve satın alınmak istenen mallara baktığımızda; bilgisayar, akıllı telefon, otomobil, televizyon ve diğer bazı elektronik aletlerin ilk sıralarda yer aldığı görülecektir. Bu ürünlerin en belirgin özelliği ise ya ithal edilmeleri ya da büyük oranda ithal girdi ile üretilmeleridir.

Türkiye, sanayileşmeye geç başlaması ve inovasyon kültürünü geliştirmedeki sıkıntıları nedeniyle dışarıya bağımlı bir ülke olarak yorumlanabilecektir. Bu bağımlılık hem ürünler ve girdiler hem de bunun doğal sonucu olarak kaynak (sermaye) açısından da geçerlidir. Bu nedenlere bağlı olarak da Türkiye'nin dış ticaret ve cari dengesi açık vermektedir.

TÜKETİM PATLAMASI
Diğer taraftan iletişim alanındaki gelişmelerle zengin ülkelerin tüketim kalıplarının görülebilmesi, iç ve dış kaynaklardan beslenen kredi sistemi aracılığıyla gelirin çok ötesinde harcamaların yapılabilmesi neticesinde Türk halkı son yıllarda bir tüketim patlaması gerçekleştirmiş, ülkemizde tasarruf oranı yüzde 20'lerden yüzde 12'lere gerilemiştir. Aşırı tüketim sonucunda cari açık milli gelirin yüzde 5-6'larına tekabül eder hale gelmiştir. Bunlar Türkiye için oldukça yüksek oranlardır ve burada AVM'lerin de kritik rolü olmuştur. AVM'ler hem tüketimi kamçılamış hem de buralarda satılan malların daha çok ithal ürünlerden oluşması nedeniyle cari açığı beslemiştir.

869 BARKODA DİKKAT
Ülkemizde önceden daha fazla önem verilen ancak son yıllarda eski önemini kaybeden Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası günümüzde yeniden çok önemli hale gelmiştir.

Çünkü yukarıda ifade edilen sorunların yani;
-Üretim ve tüketim deseni uyumsuzluğunun giderilmesi,
-Cari açığın azaltılması,
-İşsizlikle mücadelede başarılı olunması,
-Ülke kaynaklarının daha etkin kullanılabilmesi açısından halkımız tüketim yaparken öncelikle ülkemizde üretilen mallara öncelik vermelidir.
-Türkiye'de üretilen ürünlerin bar kodu 869 ile başlamaktadır.

Dolayısıyla, vatandaşlarımızın satın aldıkları malları seçerken bar kodlarının 869 ile başlamasına dikkat etmesi, benzer yerlisi varsa ithal ürünü tercih etmemesi bir zorunluluk haline gelmiştir.

Yerli malı en çok esnaf sanatkarda bulunur. Bunun yanında genellikle yerli ürünleri satan veya bizzat üreten, milyonlarca insanın geçimine imkan veren esnaf sanatkarlarımıza da gereken desteğin verilmesi, onlara pozitif ayrımcılık yapılması önem taşımaktadır. İşsizliğin azalması, yerli üretimin artmasına, yerli üretimin artması ise halkın kendi ülkesinde üretilen mallara öncelik vermesine bağlıdır.

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği bu bilinç içerisinde bu yıl Yerli Malı Haftası'nı coşkuyla ve farklı etkinliklerle kutlayacak, yerli üretimin ve 869 bar kodlu ürün tercihinin önemini halkımıza doğru şekilde anlatacaktır. Şu unutulmamalıdır, Türkiye'nin çağdaş gelişmişlik düzeyine ulaşabilmesi sadece ülke yöneticilerinin görevi değildir. Gelişme için her birey az ya da çok katkı koymalıdır. Ülkemiz her birey üzerine düşeni yaptığı ölçüde kalkınacaktır. Dolayısıyla, geleceğimiz tutumlu olduğumuz, yerli malı kullandığımız, küçük işletmelere sahip çıktığımız ölçüde güzel olacaktır.

Kaynak: http://www.yeniasir.com.tr/yazarlar/zekeriya_mutlu/2015/12/10/869-barkodlu-urunu-kullan-yerli-uretimi-destekle