Uluslararası Sigortacılık Konferansı
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonominin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini belirterek, ''Ama geçmişle, hatta bazı benzer ülkelerle karşılaştırılmayacak kadar daha az kırılgan, sağlıklı, daha dayanıklı bir yapıya sahip olduğumuz düşüncesindeyim'' dedi.    Şimşek, Aksigorta ve Cenevre Birliği tarafından ortaklaşa düzenlenen "Fırsatlar & Zorluklar: Gelişmekte Olan Ülkelerde Sigortacılık ve Türkiye'nin Potansiyeli" konulu Uluslararası Sigortacılık Konferansının onur konuğu olarak bir konuşma yaptı.
    Bakan Şimşek, dünyanın aslında çok ilginç bir dönemden geçtiğini ifade ederek, ''Muhtemelen dünya vatandaşları olarak hatırlamak istemediğimiz bir dönemden geçiyoruz. Özellikle gelişmiş ülkelerde bu kendisini çok daha bariz bir şekilde ortaya koyuyor. Daha önceden haritası çizilmemiş, çok denklemli, çok boyutlu sorunlarla karşı karşıyayız. Ama bütün bunlardan tabii ders çıkaracağız'' diye konuştu.
    Dünyada şu anda yaşanan finansal, ekonomik kriz ve bunun Türkiye'ye etkilerine dikkati çeken Şimşek, şöyle devam etti:
    ''Küresel ekonomi sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Türkiye buna bağışık mı? Hayır değil. Ama geçmişle, hatta bazı benzer ülkelerle karşılaştırılmayacak kadar daha az kırılgan, sağlıklı, daha dayanıklı bir yapıya sahip olduğumuz düşüncesindeyim. Her şeyin başında bütçe disiplini sağlandı. Borç dinamikleri, kamu borcunun kendisi endişe kaynağı olmaktan çıktı. Gerek net gerek brüt bazda Türkiye'nin kamu borç stokunun milli gelire oranı bir çok ülkeyle karşılaştırılmayacak kadar düşük düzeyde.''
    Mehmet Şimşek, mayıs ayında orta vadeli mali çerçeveyi oluşturduklarını anımsatarak, o çerçeve içinde trendi aynı şekilde devam ettireceklerini, bu konudaki kararlılıkta bir azalmanın söz konusu olmadığını, aynı trendin bu yıl devam ettiğini ve gelecek senelerde de devam edeceğini söyledi.
  Â
''TÜRKİYE'YE ÖZGÜ BİR KAYGI YOK''
  Â
    Bütçe anlamında Türkiye'nin elinin geçmişle karşılaştırılmayacak kadar sağlam boyutta olduğunu vurgulayan Şimşek, bankacılık sektörünün de çok sağlam bir yapıya kavuştuğunu, sektörde son birkaç yıldır sermaye getirisinin oldukça yüksek seviyede seyrettiğini, aktif kalitesinin iyi olduğunu ifade etti.
    Bankacılık sektöründe eskiden olduğu gibi anlamlı bir döviz pozisyonunun da olmadığının altını çizen Şimşek, sektörün makro istikrarsızlığı derinleştiren bir unsur olmaktan çıkıp, tam aksine özellikle yaşanan zorlu dönemde Türkiye'nin şoklara karşı dayanıklılığını artıran unsur haline geldiğini kaydetti.
    Bakan Mehmet Şimşek, ''Bugün gelinen noktada dünyadaki bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye'ye özgü bir kaygı yok. Türkiye, kendi içindeki sisteme baktığımız zaman oldukça sağlıklı bir şekilde devam ediyor'' dedi.
    Gerçekleştirdikleri reformlarla ülkenin büyüme potansiyelinin artırılabileceğini gösterdiklerini dile getiren Şimşek, Türkiye'nin sahip olduğu, ''muazzam demografik'' fırsatın yüksek büyüme için önemli bir unsur olduğunu vurguladı.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, sigortacılık sektöründe geçmişle karşılaştırıldığında ''devrim niteliğinde uygulamalar'' gerçekleştirdiklerini, şoklara karşı sektörün yapısını güçlendirmek için birçok adım attıklarını belirtti.
    Şimşek, İstanbul Uluslararası Sigortacılık Konferansı'nda yaptığı konuşmada, sektörün çok önemli yasal altyapıya kavuşturulduğunu, ancak bu konuda yapılması gerekenlerin henüz bitmediğini söyledi.
    2007'de çıkarılan Sigortacılık Kanunu ile yasal altyapının uluslararası normlara kavuşturulduğunu vurgulayan Şimşek, sektörün bundan sonra daha rekabetçi ve güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini ve 5 yıl öncesine göre şoklara daha dayanıklı hale geldiğini ifade etti.
    Prim üretiminde 3 kat artışa karşılık öz kaynakların 6 kat arttığına dikkati çeken Şimşek, ''Dolayısıyla sektörün sermaye yapısı güçlü. Bizim en büyük problemimiz tasarruf açığı. Bundan dolayı sigortacılık sektörü bizim göz bebeğimiz. Önünü açmak için her türlü desteği önümüzdeki dönemde de vereceğiz'' diye konuştu.
    Bakan Şimşek, sektörde zayıf şirketlerin piyasadan çıkarıldığını, bankacılık sektöründe ''kötü ve çürük elmalar'' nasıl ayıklandıysa sigortacılıkta da buna benzer dönüşüm ve değişim gerçekleştirdiklerini belirterek, denetim ve gözetimi de ciddi biçimde iyileştirdiklerini, sektörün önümüzdeki dönemde ''stres testi'' yapmak için gerekli altyapıya sahip olduğunu anlattı.
  Â
''DEVRİM NİTELİĞİNDE UYGULAMALAR''
  Â
    Bakan Şimşek, ''Sigortacılık sektöründe geçmişle karşılaştırıldığında devrim niteliğinde uygulamalar gerçekleştirdik. Şoklara karşı sektörün yapısını güçlendirmek için birçok adım attık'' dedi.
    Tüketicilerin korunması için de birçok adım attıklarını vurgulayan Şimşek, 25 yıl önce alınan bir kararı uygulamaya koyduklarını, maddi hasarlı kazalar için kaza tespit tutanağı uygulamasını başlattıklarını hatırlattı.
    Sigortacılık sektörünün makro ekonomik istikrara katkısının büyük olduğunu ifade eden Şimşek, özellikle önümüzdeki dönemde uzun vadeli kurumsal yatırımcılara ihtiyaç olduğunu belirtti.
  Â
''TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK AYAKBAĞI''
  Â
    Türkiye'de ''sosyal güvenlik sisteminin batık olduğunu'' söyleyen Şimşek, şöyle konuştu:
    ''Bu Türkiye'nin en büyük ayakbağı... Türkiye'nin bu yıl GSYİH'si 800 milyar dolar civarında olacak. Düşünün eğer bizim de sosyal güvenlik sistemimiz batık olmasaydı ve sigortacılık sektörünün gelişmesini çok daha önceden sağlasaydık, 800 milyar dolarlık fon birikimimiz olsaydı, bugün reel faizler bu düzeyde olur muydu? Türkiye, bu yüksek düzeydeki reel faizleri hak edecek bir makro ekonomik performansa sahip değil. Türkiye'nin son 3 yıldır AB tanımlı bütçe açığı yüzde 1'in altında. Kamu sektörünün borçlanma gereği milli gelire oran olarak eksi 1 civarında. Türkiye aslında gerek bütçe performansı gerekse diğer reformları itibariyle bu derecede yüksek faizi hak etmiyor. Ama sistemin bu şekilde olması maalesef bunu doğuruyor.''
    Şimşek, bireysel emeklilik fonlarında toplanan 6 milyar YTL'ye yakın miktarın Türkiye için iyi bir rakam olduğunu, hayat sigortasındaki 4 milyar YTL'lik birikim de dikkate alındığında uzun vadede 10 milyar YTL düzeyinde bir fon sağlandığını, zorunlu deprem sigortası uygulamasıyla da 90 milyar YTL'lik bir mal varlığının teminat altına alındığını vurguladı.
  Â
KÜRESEL FİNANS KRİZİ
  Â
    Bakan Şimşek, küresel finans krizine ilişkin olarak da Türkiye'nin aslında eskiye oranla çok daha az kırılgan olduğunu söyledi.
    Rekabet gücünü artırmaya çalıştıklarını, mali disiplinin korunduğunu, para politikasında temkinli bir yaklaşımın meyvelerini verdiğini ifade eden Şimşek, bundan sonraki çıkışın temellerini hazırladıklarını kaydetti.
    Devlet Bakanı Şimşek, ''Dünya sıkıntılı bir dönemde geçiyor olabilir. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye de piyasa oynaklığı artabilir, iniş-çıkışlar yaşanabilir. Ama bizim temellerimiz geçmişle karşılaştırılamayacak kadar sağlam'' diye konuştu.
    AB ile ilgili pek çok düzenlemenin yakında uygulamaya konulması için çalıştıklarını ifade eden Şimşek, ''AB ile yakınsama süreci, reel anlamda, kurumsal altyapı, yasal altyapı anlamında devam edecek. Tamam, kısa dönemde büyük bir belirsizlik var, birçok soru işareti var. Bizim konjonktürel bazı kırılganlıklarımız olabilir, mesela finansmanda dışa bağımlılık gibi. Ama orta ve uzun vadeli yatırımcı için Türkiye hala çok cazip'' dedi.
    ŞimÅŸek, sigortacılık sektörünün kendileri için kritik önemde olduÄŸunu vurgulayarak, sektörün önünü açmak için sektör temsilcileriyle iÅŸbirliÄŸi içinde çalışacaklarını da belirtti.Â
![]()

Bu haberimiz Resmi Abonesi olduğumuz Anadolu Haber Ajansına aittir.
İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.       Â










