Reklam

Bir tacirin işletmesi ile ilgili olarak tuttuğu defterlerdir. Ticari defter tutma, tacir olmanın bir sonucudur. Her tacir bu sıfatı kazanınca defter tutmaya başlar ve ticari işletmesi sona erince defter tutma yükümü de ortadan kalkar.

Ancak bir tasfiye söz konusu ise, tasfiye süresince de defterin tutulması zorunludur. Kanun gerçek kişi ve tüzel kişi tacirlerin hangi tür defterleri zorunlu ya da ihtiyari olarak tutacaklarını ayrı ayrı düzenlemiştir. Gerçek kişi tacirler ile tüzel kişiliği olmayan ticari işletmelerin tutmak zorunda oldukları defterler, yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile bunların yanında ticari işletmenin mahiyet ve öneminin gerekli gösterdiği diğer defterlerdir.

Eğer işletmenin kapsam ve önemi mümkün kılacak sınırlılıkta ise tacir, sadece işletme defterini tutmakla yetinebilir. (TK m. 66 b.3) Tacir ticaret işleri tellâllığı yapıyorsa TK m. 111’e göre yevmiye defteri tutar. Umumi mağaza işleten tacir makbuz senedi defteri ve varant defteri kullanır. (TK m. 748) Tüzel kişi tacirler, yevmiye defteri, envanter defteri ve defteri kebir yanında bir de karar defteri tutarlar. (TK m. 66 b.1) Tutulması zorunlu olan bu defterlerin yanında her tacir ihtiyari olarak yardımcı defterler de tutabilir.

Tutulması zorunlu defterler tasdik ve beyana tabidir. (TK m. 69) İhtiyari defterler ise sadece beyan edilirler. Tasdike tabi defterler ciltli ve numaralanmış olarak notere sunulur ve sicil tasdiknamesi gösterilir. Noter, her sayfayı mühürler ve son sayfaya defterin kaç sayfadan ibaret olduğunu yazar. Bundan sonra noter, tasdik ettiği defterlerin kime ait olduğunu, türlerini ve sayılarını tacirin kayıtlı olduğu ticaret siciline derhal ve re’sen bildirir.

Tacir, tasdik ettirdiği zorunlu defterler ile ihtiyari olarak tutacağı defterlerin tür ve sayfa sayılarını gösteren iki nüsha beyannameyi ticaret sicili memuruna verir ve memur da bunları onaylayarak geri verir. (TK m. 69 f. 2) TK m. 68’e göre, defterlerin, son kayıt tarihinden itibaren on yıl saklanmaları zorunludur. Defterler, yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi doğal afetler sonucunda ziyana uğrarlarsa tacir onbeş gün içinde, işletmenin bulunduğu yer ticaret mahkemesinden buna ilişkin belge ister. (TK m. 68 f. 4) Tacir yardımcı kişi kullansa bile deftere kayıtları kendisi geçirmiş sayılır. Bu bakımdan defterlerin gereği gibi ya da hiç tutulmamasından doğrudan tacir ya da tüzel kişi tacir ise idareci kişi ya da organlar sorumlu olur.

Ticari defterlerin tamamen ya da kısmen tutulmaması ya da yanlış tutulması durumunda ağır para cezası verilir. (TK m. 67) Ayrıca konkordatonun reddi ve özel evrakta sahtekârlık cürümünün oluşmasına da temel olabilir.

Defterlerin saklanması yükümüne aykırı hareket etmenin özel bir müyeyyidesi yoktur. Ancak kanun, kaybolma halinde mahkemeden gerekli belgenin alınmamasına defterleri ibraz etmekten kaçınma müeyyidesini bağlamıştır. Beyanname yükümünü yerine getirmeyen tacir de defterlerini lehine delil olarak kullanamaz. (TK m. 69 f. 2) Yargıçlar, noterler, sicil memurları, tacirin defter tutma yükümüne aykırı hareket ettiğini resmi işleri dolayısıyla öğrenecek olurlarsa, durumu, para cezası uygulaması için savcılığa bildirirler. (TK m. 67 f.4.)

Ticari defterlerin mahkemede delil fonksiyonlarına gelince; burada ticari davalar ile diğer davalar arasındaki farkı göz önünde tutmak gerekir. Ticari davalarda defterler kesin delildir. Diğer davalarda ise ticari defterlerin teslim ve ibrazından söz edilir. Miras, şirket ve iflas işlerinde mahkeme, gerekli görürse, defterlerin (ve diğer belgelerin) ibraz ve teslimini isteyebilir.

Teslim halinde defterlerin her tarafı gerek mahkeme, gerekse taraflarca incelenebilir. (TK m. 79) Bunun dışında kalan tacirler arasında olmayan ya da ticari işletme ile ilgili olmayan davalarda mahkeme, ispat yönünden zorunlu görürse, sadece ihtilaflı konuların incelenmesi ya da bilirkişi incelemesi yapılması için ibraza karar verebilir. (TK. m. 80) Bu halde defterlerin sadece ilgili kısmı incelenir.

TK m. 82’ye göre gerçek kişi ya da tüzel kişi tacirler arasındaki davada ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Ancak, kesin delil niteliğinde olanlar sadece tasdike tabi olan defterlerdir. İhtiyari defterler sadece zorunlu defterlerle birlikte kesin delil olabilirler, yoksa tek başlarına böyle bir fonksiyonları yoktur. (TK m. 82, 84)

Defterlerdeki kayıtlar arasında çelişki varsa, sadece aleyhte delil olabilirler. Defter kayıtlarına dayanan bir tacirin, başka bir delil ileri sürmesine gerek yoktur. Aksini karşı taraf kendi defterleri, vesikaları ya da kanunen geçerli olan her türlü delille ispat edebilir. İbraz edilen defterlerdeki kayıtların aksinin ispat edilebilmesi için ileri sürülen defterin usulüne uygun olarak tutulmuş ve defterlerde o dava ile ilgili kayıtların bulunması gerekir.

Aksi halde diğer delillere başvurulması gerekir. Kanuna uygun olarak tutulan defterler, bu defterlerdeki kayıtların birbirlerine uygun olması şartıyla ileri sürenin lehine delil olurlar. (TK m. 85) Bir tacirin kendi defterlerine dayandığı gibi, karşı tarafın defterlerine de dayanabilmesi mümkündür. Bunun için, karşı tarafın defterlerinin mündericatını kabul edeceğini önceden beyan etmiş olması gerekir.

Buna rağmen karşı taraf, defterlerini ibraz etmekten kaçınırsa, defterin mündericatını kabul edeceğini beyan etmiş olan taraf yeminle iddiasını ispat etmiş olur. (TK m. 83) Taraflardan birinin defterleri düzenli, diğer tarafınki düzensizse, hiç yoksa ya da ibrazdan kaçınırsa, bu onun aleyhine delil olur, fakat aksi her türlü delille ispat olunabilir. (TK m. 86)

Adınız:
Sizin E-posta Adresiniz:
Arkadaşınızın E-posta Adresi:
E-posta Grubuna Ücretsiz Kaydol (E-posta grubu nedir?)

.Muhasebe Büronuza Yatırım Yapın.

MUHASEBE MAKALELERİ

Copyright © 2007 Muhasebe Türk İnternet Bilgi Hizmetleri

.

.Muhasebe Büronuza..

.Yapacağınız En Kazançlı Yatırım..

.HEMEN TIKLAYIN.

Hizmet ve Altyapı: VKC Bilişim - Muhasebe, Muhasebe Web Sitesi, Muhasebe İnternet Sitesi, E-mükellef programı

Google+