‘Eğitim’ Cezaya Bağlanabilir mi?

Bilgi çağında yaşamanın çalışma hayatına da etkileri yadsınamaz. Gelişen teknolojiye ve artan bilgi ihtiyacına olan açığı karşılamak için işverenlerin sıklıkla çalışanlarını çeşitli eğitimlere gönderdiği görülmektedir.

Ancak bunu yapan işverenlerin, işgücü devir oranını aşağıya çekmek ve eğitim için katlandığı maliyetin artı değer yaratması için çalışana “asgari bir süre çalışma şartı” koyduğu da bilinmektedir. Okuyucularımızdan sıklıkla buna ilişkin sorular gelmektedir.

İşçiye işverence verilen eğitimle, işçinin işyerinde mal ve hizmet üretimine katkı sağlaması sebebiyle işveren yararına olmakla birlikte, bu eğitim sayesinde işçi daha nitelikli hale gelmekte ve ileride daha kolay iş bulabilmektedir. Bu nedenle işçiye masrafları işverence karşılanmak üzere verilen eğitim karşılığında, işçinin belirli bir süre çalışmasını kararlaştırmak mümkündür. Ancak belirttiğimiz üzere bu eğitim kişiye katkı sağlamalı ve beşeri sermayesini geliştirmelidir. Dolayısıyla işverenin işin niteliği ya da iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin çalışanlara aldırmak zorunda olduğu eğitimlerin bu kapsamda sayılması mümkün bulunmamaktadır.

İşçinin de verilen eğitim karşılığında işverene belli bir süre iş görmesi işverene olan sadakat borcu kapsamında değerlendirilmelidir. Verilen eğitimin karşılığında yükümlü kılınan çalışma süresinin de eğitimin türü ve masrafları ile orantılı olması gerekir.

Maliye Bakanlığı’ nda PTT yok, E-Tebligat var
456 Sıra No’ lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yürürlüğe girdi. Bu Tebliğ ile artık Maliye Bakanlığı elektronik tebligat uygulamasına geçmektedir. Dolayısıyla tebliği gereken evrak muhatabın e-posta adresine gönderilmekte ve elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılmaktadır.

1 Ocak 2016 tarihine kadar Kurumlar Vergisi mükelleflerinin Elektronik Tebligat Talep Bildirimi ile bağlı bulundukları Vergi Dairelerine başvurması gerekiyor.

Eş durumundan atamalarda derin bir ‘Oh’ çekildi!
25 Ağustos 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile “kesintisiz son üç yıl” ibareleri “başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün” şeklinde değiştirilerek eş durumundan atama kolaylaştırıldı.

Artık, eş durumu nedeniyle tayin taleplerinde, talep edilen yerde başvuru tarihi itibariyle son iki yıl içerisinde 360 gün prim ödenmek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile bir veya birden fazla işverene bağlı olarak çalışılmış ve halen çalışılıyor olması gerekmektedir.

Kıdem tazminatı tavanı değişti
Kıdem tazminatı tavanı memur maaş katsayısına göre belirlenmektedir. En yüksek devlet memuruna ödenecek olan emekli ikramiyesi tutarı üst sınır olarak belirlenmiştir.

Memur maaş katsayısı değişmemesine rağmen en yüksek devlet memuruna (Başbakanlık Müsteşarı) ödenen emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınan özel hizmet tazminatı oranı yüzde 200’den 01.09.2015 tarihinden itibaren yüzde 215’e çıkarılmış olduğundan kıdem tazminatı tavanı 3.828,37 TL’ye yükselmiştir.

Hesaplaması aşağıdadır. 01.09.2015-31.12.2015 tarihleri arasında işçilere ödenecek Kıdem tazminatının tavanı: 3.828,37 TL’dir.

Kaynak: http://haber.star.com.tr/yazar/egitim-cezaya-baglanabilir-mi/yazi-1056091