Haber Alma Hakkı Gasp Edilemez!

Seçimlere sadece 22 gün kaldı. Ak Saray ve iktidar partisi, bu seçimi bir ölüm-kalım mücadelesi olarak gördükleri için medya kuruluşları üzerindeki baskıyı her geçen gün daha da artırıyor.

Eylül’ün ilk günlerinde Koza İpek Holding polis tarafından basıldı. Hemen ardından Ak Parti Milletvekili Abdürrahim Boynukalın liderliğindeki bir grup Hürriyet Gazetesi’ni bastı. Saldırılar bununla da bitmedi. Hükümet yandaşları Hürriyet Gazetesi’ne ikinci bir saldırı düzenledi. Özgür medya üzerindeki baskılar Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun’a yönelik saldırıyla zirveye ulaştı. Her gün daha da şiddetlenen baskılar şimdi de sansüre dönüşmüş durumda.

Tivibu ve Turkcell’in ardından Digitürk de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın aldığı bir kararı gerekçe göstererek Kanaltürk, Bugün TV, Yumurcak TV, Samanyolu TV, Samanyoluhaber TV ve Irmak TV’yi dijital platformadan çıkardı. Şunun bir kez daha altını çizmemiz gerekiyor.

ANAYASA AÇIK
Anayasamıza göre;
Madde 10
1. Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir.

2. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir.

DÜŞÜNCE HÜRRİYETİ
Madde 25 - Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

DÜŞÜNCE HÜRRİYETİ
Madde 26 - Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya
başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak yada vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Bu hürriyetlerin kullanılması, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının  korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir. Haber ve düşünceleri yayma araçlarının  kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

(Ek fıkra: 03/10/2001 - 4709 S.K./9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

SUÇ İŞLENİYOR
Şimdi değişik yayın platformlarının herhangi bir yargı kararı olmaksızın sadece bir savcının keyfi talebi ile bazı televizyonları yayınlarını durdurma, kaldırma uygulaması Anayasal bir suçtur.

Hem vatandaşların çeşitli görüş ve düşünceleri öğrenme hakkını gasptır, hem de düşünce sahiplerinin düşüncelerini yayma hakkı açıkça gasp edilmiştir.

Bunlardan daha kötüsü de bu kurum ve kuruluşlarda çalışanların evlerine ekmek götürmeleri de zorlaştırılmıştır.

Kaynak: http://www.alitezel.com/index.php?sid=yazi&id=7996