7020 Sayılı Yeni Yapılandırma Kanun’undan faydalanılması durumu - Av. Nazlı Gaye Alpaslan

Danıştay’da veya Bölge İdare/İstinaf Mahkemelerinde süren davalardan vazgeçilmesi durumunda 7020 Sayılı Yeni Yapılandırma Kanun’undan faydalanılması durumu

Bilindiği gibi, 27.05.2017 tarihli ve 30085 sayılı Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden yapılandırılması hakkında Kanun 01.06.2017 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Bu Yasa kesinleşmiş ve ödenecek safhaya gelmiş 31.03.2017 vadeli borçların taksitlendirilmesini hedeflemektedir. Ayrıca, bu Yasa inceleme ve tarhiyat aşamasında olan işlemleri veya ihbarnameleri kapsamına almamaktadır. Ancak, Vergi Mahkemeleri’nde mükellef aleyhine sonuçlanan davalar hali hazırda Danıştay veya İstinaf/BİM devam ediyor ise bu davalardan vazgeçilerek 7020 sayılı yasa madde hükmüne göre yapılandırma yapılması mümkündür. Vergi Mahkemesi’nde hali hazırda devam eden davalar için ise 7020 sayılı yasa madde-2’den yararlanılarak taksitlendirme yapmak mümkün görülmemektedir.

Öte yandan, 6736 sayılı Yasa’nın 4’üncü mad. Hükmü hali hazırda inceleme ve tarhiyat safhasında olan işlemler açısından güncelliğini korumaktadır. Buna göre;

İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler

MADDE 4- (1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin %50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25’inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50’sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75’inin, vergilere bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(2) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap olanların, cezanın %25’ini birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde cezanın kalan %75’inin tahsilinden vazgeçilir.

(3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi cezaları hakkında bu madde hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, asla bağlı vergi cezalarının bu madde kapsamında tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması veya bu Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi şarttır.

(4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tamamlandığı hâlde, bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tarhiyat üzerine bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen şekilde belirlenen tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.

(5) Bu madde hükümlerinden yararlanılabilmesi için madde kapsamında ödeme başvurusunda bulunulan alacağa ilişkin dava açılmaması şarttır.

(6) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, 213 sayılı Kanunun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar için de bu madde hükmü uygulanır.

(7) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı Kanunun uzlaşma ve 5326 sayılı Kanunun peşin ödeme indirimi hükümlerinden yararlanamazlar.

(8) Bu madde uygulamasında incelemeye başlama tarihi, 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesine göre tayin olunur.

(9) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar;

  1. a) 213 sayılı Kanunun;

1) 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının,

2) 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi ve vergi cezalarının tamamının,

  1. b) 2016 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının tamamının,

  2. c) 4458 sayılı Kanuna ve ilgili diğer kanunlara göre tahakkuku ve tahsili gerektiği hâlde yükümlü tarafından beyan edilmeyen aykırılıkların, ilgili gümrük idaresine bildirilmesi durumunda, gümrük vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve idari para cezalarının tamamının,
    tahsilinden vazgeçilir.

(10) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret mükelleflerinin, bu Kanunun yayımlandığı tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar vergi dairelerine başvurarak 2016 takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve karnelerine işletmeleri kaydıyla önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir vergi ve ceza aranmaz. Bu mükelleflerden daha önce mükellefiyet kaydını yaptırmamış olanların işe başlama tarihi olarak bu Kanuna göre yaptıkları müracaat tarihi esas alınır.

Sonuç olarak, 2’inci yapılandırma Yasası sadece ve sadece 31.03.2017 tarihine kadar olan kesinleşmiş borçları kapsamaktadır.  Buna göre;

1- 31.03.2017 tarihine kadar olan kesinleşmiş borçlar 6736 sayılı Yasanın kapsamına girmemektedir. Bu borçlar 2’inci yapılandırma Yasası olan 7020 sayılı Yasanın 2’inci maddesi kapsamında Haziran 2017 tarihine kadar yapılandırılacaktır.

2- 6736 sayılı Kanunun 2’inci maddesine göre yapılandırılan borçlar tekrardan 7020 sayılı Yasaya göre ikinci kez yapılandırılamaz.

3- Tarhiyat safhasında olan ve kesinleşmemiş olan vergi ve cezalar için 6736 sayılı Yasanın 4’üncü maddesi bugün için bile güncelliğini korumaktadır. Bu Yasaya göre yani 6736 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi hüküm gereğince Ek/4A dilekçesinin düzenlenerek vergi dairesine verilmesi halinde çok cazip avantajlar sağlanmaktadır. Örneğin; cezalar tümüyle silinmekte, ana verginin yarısı yine af edilmekte, sonuçta sadece anaparanın yarısı çok cüzi bir faizle birlikte 12 ay içerisinde ödenebilmektedir. (Bkz: 6736 sayılı Kanun-Mad. 4/1-8 Dilekçe Kodu:247-Ek/4A)

4- Danıştay Yüksek Mahkemesi’nde (karar düzeltme dahil) Bölge İdare Mahkemeleri’nde / İstinaf Mahkemeleri’nde mükelleflerin kaybettiği davalar geri çekildiği takdirde, bu davalar da yürürlüğe giren 7020 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması hk. Yasa hükmüne göre taksitlendirilebilecektir. Buna göre davanın mükellef tarafından itiraz/temyiz yoluyla yüksek mahkemelere taşınmış olması gerekir. Mükelleflerce 7020 sayılı kanun hükmüne uygun (Md.2) standart dilekçe ek-2A doldurularak Vergi Dairesi’ne sunulması yeterli olacaktır. Sonuçta vergi aslı + Yİ beraber taksit seçeneğine göre ödemeler yapılacaktır. Vergi aslına bağlı olan cezalar ise silinecektir.

5- Yine 7020 sayılı Yasaya göre yapılacak taksitlendirmelerde önceden açılmış dava varsa bu davlarla ilgili davadan feragat koşulu gerekecektir. 

Hürses - Av. Nazlı Gaye Alpaslan

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları