Son dönemde ekonomide yaşanan durgunluk alacak sigortasına talebi artırdı. 5 bine yakın şirket tahsilat korkusuyla alacağını sigortalattı. Sigorta şirketleri, 100 bin KOBİ'ye kefil olurken, 10 milyar dolarlık ihracat da sigorta kapsamına alındı. Sigortacılar, her 100 şirketten 80'inin borcunu ötelediğini söylüyor.

Son dönemde ekonomide yaşanan durgunluk alacak sigortasına talebi artırdı. 5 bine yakın şirket tahsilat korkusuyla alacağını sigortalattı. Sigorta şirketleri, 100 bin KOBİ'ye kefil olurken, 10 milyar dolarlık ihracat da sigorta kapsamına alındı. Sigortacılar, her 100 şirketten 80'inin borcunu ötelediğini söylüyor.

ŞU sıralar, küçüğünden büyüğüne hangi şirketin temsilcisi ile konuşsam hep aynı şikayeti duyuyorum, ‘yurt içine de yurtdışına da mal satmakta zorlanıyoruz ama asıl önemlisi sattığımız malın parasını alamamaktan korkuyoruz’. Hadi gelin, şuan içinde bulunduğumuz durum hakkında eğri oturup, doğru konuşalım. Piyasalarda tıkanma ve nakit sorunu var. İç piyasada üretici malını satamıyor. Diğer taraftan karşılıksız çek sayısında ciddi artış var. Borçlar ödenmiyor, ötelenmeye çalışılıyor; alacağı olan tahsil edemiyor. Yurtdışı da pek farklı değil. Avrupa’daki kriz, dövizdeki artış, dünya ticaretindeki daralma nedeniyle ihracatçı pazar bulmakta zorlanıyor.

Hal böyle olunca da hem üreticinin hem de ihracatçının şu aralar en büyük sorunu, mal satamamak ve tahsilat yapamamak. Öyle ki, çoğu işletme, ‘alacağımı tahsil edemem’ endişesiyle malını satmaktan bile korkuyor. Çok mu, karamsar tablo çizdim? Ama gerçek bu. Anadolu seyahatlerimde konuştuğum iş çevrelerinden aldığım izlenimler, bunlar. Bir de şu var; tüm işletmeler alacağına garanti peşinde koşuyor.

100 BİN KOBİ’YE KEFİL

Bunun da tek yolu alacak sigortası. Son dönemde alacak sigortasına yönelik ciddi bir talep artışı yaşanıyor. Biraz araştırma yaptım, hem sigortacılarla hem de ihracatçı ve üreticilerle konuştum. Son gelişmelerle birlikte alacak sigortası yaptıran şirket sayısı 2 binin üzerine çıkmış. Kim, bunlar derseniz, KOBİ’den biraz daha büyük şirketler. İlginç olan, sigorta şirketlerinin 100 binin üzerinde KOBİ’ye kefil olması. Daha açık şöyle anlatayım. Alacak sigortasına konu iki şirket var; biri malını satan, diğeri malı alan. Satan, borcunun ödenmemesine karşın alacak sigortası yaptırıyor, bir başka deyişle faturalarını sigortalıyor. Sigorta şirketi de malı alana, yani borçluya, kefil oluyor. İşte, sigortacılar, alacak sigortası yaptıran 2 binin üzerinde şirket için 100 binin üzerinde KOBİ’ye kefil olmuş durumda. Bu işin yurtiçi boyutu, gelelim yurtdışına.

10 MİLYAR $ SİGORTALANDI

İhracatta sigorta yapan iki kesim var; biri özel şirketler -ki, burada da en büyük oyuncular Euler Hermes ve Coface- diğeri ise Türk Eximbank. Özel şirketlere sigorta yaptıran ihracatçı sayısı 300’ün biraz üzerinde. Eximbank’ın sigorta sisteminden yararlanan şirket sayısı ise 2 bin 377 ve bunların yüzde 49’u da KOBİ. Eximbank, bu yıl 10 milyar doların üzerinde ihracatı sigorta kapsamına aldı.

Açıkça söyleyeyim, ekonomi açısından sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Şu sıralar satışı artırıp, ciroları büyütecek bir dönem değil; üretici için de ihracatçı için de risk yönetimi yapılması gereken bir dönem. Alacağın tahsil edilememesi demek, özellikle KOBİ’ler için, başta bankalar olmak üzere borçların da ödenememesi demek ki, bu durum iflasa kadar gider. Ne mi demek istiyorum? Bu dönemler, hem yurtdışı hem de yurtiçi için alacağın sigorta edilmesi gereken dönemler diyor.

TİCARİ ALACAK SİGORTASI NEDİR?
ALACAK sigortası, ticari alacağın ödenmeme riskine karşı ortaya çıkan kayıpları karşılıyor. İster yurtiçine ister yurtdışına mal satan bir şirket, bu satıştan doğan alacağını sigortalatıyor. Karşı taraf borcunu ödemezse devreye sigorta giriyor ve faturanın yüzde 90’ını ödüyor. Faturalı mal satan tüm şirketler sigorta yaptırabiliyor ve sigortacılar 120 gün vadeli satışları sigortalıyor. Alacak sigortasının en önemli tarafı ise yurtiçi ya da yurtdışı olsun alıcı şirketler hakkında istihbarat yapmaları ve bu istihbarat çerçevesinde malı satan şirkete satış yapıp yapmayacağı konusunda bilgi vermesi. Primleri ise sigortayı yaptıracak şirketin cirosu üzerinden belirleniyor ve genellikle yıllık cironun binde 5’i üzerinden prim alınıyor.

100 ŞİRKETTEN 80’İ BORCUNU ÖDEMİYOR

SON dönemde ekonomide yaşanan sıkıntılar ve piyasalardaki daralma bir taraftan alacak sigortasına talebi artırırken, dengeleri de değiştirdi. Öncelikle sigortaya konu olan piyasadaki alacak vadeleri 120 güne, hatta 180 güne kadar uzadı. Sigortacılara göre piyasada tahsilat riski arttı ve paranın tahsil edilme oranı yüzde 20’ye gerilerken, tahsil edilemeyen oranı yüzde 80’e çıktı. Ya 100 şirketten 80’i borcunu ödemiyor ya da bir şirket borcunun sadece yüzde 20’sini ödüyor. Hal böyle olunca da sigorta şirketlerinin alacak sigortasındaki riskleri de arttı ve bugün şirketler, aldıkları 100 liralık prime karşılık 120 liraya yakın hasar öder hale geldi.

Kaynak: http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/noyan-dogan_257/alacaklarini-sigortalattiriyorlar_40303895

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları