Özellikle ölümlü bir çok iş kazasında soruşturma yapıldığında ,kaza mahalline gelen müfettişlere ve diğer yetkililere çalışanlar hem aynı bilgiyi verir.Biz işvereni uyardık önlem almadı,kaza göstere göstere geldi denir.

Özellikle ölümlü bir çok iş kazasında soruşturma yapıldığında ,kaza mahalline gelen müfettişlere ve diğer yetkililere çalışanlar hem aynı bilgiyi verir.Biz işvereni uyardık önlem almadı,kaza göstere göstere geldi denir.
{adds2}
Burada çalışanlar ne kadar samimidir tabi ki takdir soruşturmayı yapana aittir.Bunlar tutanağa geçilir,aynı zaman da mahkemelerde bu tutanaklara da sunulur.

İşverenlerin vurdumduymazlığı , gerekli teknolojik tedbirlerin alınmaması ,işçi sağlığını koruyacak ekipmanlara ve koruyucu malzemelerin alınmaması ,işçi sağlığı kültürüne önem vermemek,işçi sendikalarının duyarsızlığı,işçilerin eğitimsizliği ,haklarını bilmemesi,işverenlerin işçi sağlığı yönünde yapılan yatırımın geri dönmeyen atıl bir yatırım kavramı,aşırı kar hırsı gibi .

Bunun yanında konuya duyarlı yaklaşan işverenler ve sendikalar da var.

İş Sağlığı ve Güvenliği Akademilerini işyerlerinde kuruyorlar.

Tiyatro ekibi kurarak İş Sağlığı ve Güvenliğinin önemini hem çalışanlarına hem de onların ailelerine gösteri yolu ile haklarını öğretiyorlar.

Bu işverenleri de duyarlı davranışlarından dolayı tebrik ediyoruz.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile birlikte 13’üncü maddesinde;

İŞÇİNİN ÇALIŞMAKTAN KAÇINMA HAKKI

1) Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul acilen toplanarak, işveren ise derhâl kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar, çalışana ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilir.

2) Kurul veya işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi hâlinde çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır.

3) Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda birinci fıkradaki usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz.

4) İş sözleşmesiyle çalışanlar, talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda, tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini feshedebilir. Toplu sözleşme veya toplu iş sözleşmesi ile çalışan kamu personeli, bu maddeye göre çalışmadığı dönemde fiilen çalışmış sayılır.

İŞÇİ BU HAKKINI KULLANABİLİR Mİ?

Kocaman harflerle yazalım HAYIR!

Bunun somut örneğine bakın tüm ölümlü iş kazalarında hatalı işvereni uyardık diyenler,tedbir alınmamasına rağmen işi bırakmamıştır.

Bunun neni işverenle ters düşmemek,ayrıca borçlu olmaları ve paraya olan ihtiyaçları.

Onların işe ,aşa ve çalışmaya ihtiyaçları var.

Sendikaları ve  Toplu sözleşmeleri kağıt üstünde var.

Mühür kimde ise Süleyman odur mantığı onları çalıştıranlarda mevcut.

Alt işveren ,taşeron sistemi ile çürümüş bir yapı var.

Burada işçi için yasal düzenlemeye ihtiyaç var.

Onu da biz söyleyelim..

İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili tedbir almayan işveren,uyarılara rağmen önlemleri almıyorsa İşçi de 6331/13.Madde gereği işi bırakması halinde ücret ödenmiyorsa ,işten çıkarılmayla tehdit ediliyorsa 6331 İPC toplanan paralardan bir fon oluşturulur buradan çalışanlara parasal yardım sağlanır,işverenden yasal faiziyle ödenmeyen haklar alınır.

İşçi haklı nedenle iş akdini fesh eder,işsizlik fonundan yararlanır.

Kaynak: http://alitezel.com/index.php?sid=yazi&id=8632

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları