Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 sayılı Kanun’un 7’nci maddesi uyarınca yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31.12.2016 tarihine kadar Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kişiler söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir. Bu bağlamda gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını da 31.12.2016 tarihine kadar kanuni defterlerine kaydedebileceklerdir.

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 sayılı Kanun’un 7’nci maddesi uyarınca yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31.12.2016 tarihine kadar Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kişiler söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir. Bu bağlamda gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını da 31.12.2016 tarihine kadar kanuni defterlerine kaydedebileceklerdir.

Yapılan yasal düzenleme gereği yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31.12.2016 tarihine kadar bir veya birden fazla seferde Türkiye’ye getirilmesi mümkün olabilmektedir. Söz konusu varlıkların Türkiye’ye getirilmesinden amaç bu varlıkların Türkiye’deki banka ve aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi veyahutda menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının kurumlara bildirilmesidir.

Defter tutan mükellefler, dilerlerse Türkiye’ye getirdikleri varlıklarını, işletme kayıtlarına dâhil edebileceklerdir. İşletmelere bu şekilde dâhil olan varlıklar, vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır. Diğer yandan söz konusu varlıklar herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın işletmeden çekilebilecek ve işletmeden çekilen varlıklar dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Yurt dışından getirilen varlıkların işletmeye kaydedilmesi durumunda, bu varlıkların vergi usul Kanunu’nun iktisadi işletmelere dâhil kıymetleri değerlemeye ilişkin hükümlerine göre tespit olunan değerleri esas alınacaktır. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, yurt dışından getirdikleri ve kanuni defterlerine kaydettikleri varlıklar için pasifte özel bir fon hesabı açabileceklerdir.

Yurt dışında bulunan varlıklar yine yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 19.08.2016 tarihi itibariyle kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31.12.2016 tarihine kadar kapatılmasında kullanabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın yararlanmak mümkün olabilecektir.

19.08.2016 tarihi itibariyle kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avansları, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından 19.08.2016 tarihinden önce Türkiye’ye getirilmiş olanlardan da karşılanabilecektir. Bu takdirde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi ve varlıkların işletme faaliyetlerinin finansmanında kullanılması kaydıyla madde hükümlerinden yararlanmaları mümkün olabilecektir.

Ayrıca Gelir ve Kurumlar vergisi mükelleflerin sahip oldukları, Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını 31.12.2016 tarihine kadar kanuni defterlerine kaydedebileceklerdir. Bu hükmün uygulanmasında taşınmazlar Türk Medeni Kanunu’nda “Taşınmaz” olarak tanımlanan ve özelliği bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla “Taşınmaz” olarak tanımlanan yerinde sabit olan mallardır. Bunlar; Arazi; tapu siciline ayrı sayfada kayıtlı bulunan, bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümlerdir.

İşletmeye kayıt yapılırken, taşınmazların rayiç bedellerinin Türk Lirası karşılığı, diğer varlıkların ise Vergi Usul Kanunu’nun iktisadi işletmelere dahil kıymetlerini değerlemeye ilişkin hükümlerine göre tespit edilen değerleri esas alınacaktır. Bu bağlamda rayiç bedel, söz konusu taşınmazların sahiplerince belirlenen alım satım bedeli olup, bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir. Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde gelir unsuru olarak dikkate alınmayacaktır. Yurt dışından Türkiye’ye getirilen veya yurt içinde olup kanuni defterlere kaydedilen varlıklar nedeniyle, 6736 sayılı kanun hükümlerinden yararlananlar ve bunların kanuni temsilcileri hakkında, başkaca bir neden ile gerekli olması hali saklı kalmak üzere sırf bu işlemin yapılmış olmasından dolayı ve bu işlemden hareket edilerek, hiçbir şekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı ile herhangi bir araştırma, inceleme, soruşturma veya kavuşturma yapılmayacak, vergi cezası ve idari para cezaları kesilemeyecektir.

Varlıkların yurt dışından Türkiye’ye getirilmesi veya yurt içinde olup kanuni defterlere kaydedilmesi işlemleri devlet tarafından veya devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller, yurt dışında veya yurt içindeki banka, banker, araç kurumlar ve benzeri mali kurumlar, posta idaresi, noter gibi kurum ve kuruluşların kayıt, makbuz ve belgeleri, Vergi Usul Kanunu’nun ikinci kitabının üçüncü kısmında yer alan belgeler ve muadili belgeler ile bilgi değişiminde bulunan ülkelerin yetkili makamlarından alınarak mahallindeki Türk elçilik ya da konsoloslukları, yoksa mahallindeki Türk menfaatini koruyan ülkenin yetkili temsilcileri tarafından onaylanan belgeler ve diğer her türlü doğrulanabilir belgeler ile gerçekleştirilecektir.

Not: Vergi Barışından yararlanma süresi 25 Kasım 2016 tarihine kadar uzatılmıştır.

Kaynak: http://www.itohaber.com/koseyazisi/204447/kayda_almada_son_tarih_31_aralik_2016.html

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları