2016 yılı başında, asgari ücret, AK Parti hükümetinin sözü sonrası yaklaşık yüzde 30 artış ile brüt 1.647,00 TL (net AGİ dahil en az 1.300,99 TL) olarak belirlenmişti.

2016 yılı başında, asgari ücret, AK Parti hükümetinin sözü sonrası yaklaşık yüzde 30 artış ile brüt 1.647,00 TL (net AGİ dahil en az 1.300,99 TL) olarak belirlenmişti.

Ancak bu artış işveren maliyetlerini arttırmış, bu maliyetin sübvanse edilmesi için aylık kişi başına 99.99 TL asgari ücret desteğinin işverenlere sağlanmasıyla işveren maliyeti azaltılmıştır.

Ücretler üzerinden alınan gelir vergisi tutarları, yıllık gelir dilimlerine göre belirlenmekte ve yüzde 15’ten başlayıp yüzde 35’e kadar çıkmaktadır. Asgari ücret artışının yüksek belirlenmiş olmasıyla, ilk defa asgari ücret ekim ayında yüzde 20’lik vergi dilimine girdi.

Gelir vergisi dilimlerindeki artışın, asgari ücret artış oranının çok aşağısında kalması sebebiyle, ücret geliri elde eden vatandaşların Ekim ayı dâhil olmak üzere Kasım ve Aralık aylarında ikinci vergi dilimine tabi olmaları sebebiyle, net ücretlerinin azalacağı öngörülmüştü.

Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım ve ilgili dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini yapan, Sayın İç İşleri Bakanımız Süleyman Soylu tarafından, bu düşüşün gerçekleşmeyeceğini, asgari ücretlinin içinin rahat olması gerektiği belirtilmiştir.

Buna ilişkin 28 Ekim tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 6753 sayılı Kanunla, 2016 yılı ekim, kasım ve aralık aylarına ilişkin net ücretleri 2016 yılı ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin altında kalanlara, bu tutar ile 2016 yılı ekim, kasım ve aralık aylarına ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave edileceği belirtilmiştir. Çünkü bazı çalışanların eline geçen net ücret tutarı Ekim 2016 ayından itibaren 1.300,99 TL’nin altına düşmektedir.

Dolayısıyla, asgari ücretteki bu bilmece ‘asgari geçim indirimi formülü’ ile çözülmüş oldu. Yine uygulama esas ve usulleri de aynı tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 294 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile açıklandı.

1- Gelir vergisi tarifesi nedeniyle ücretlerinde düşüş olsa dahi net ücretleri 1.300,99 TL’nin altına düşmeyenler bu uygulamadan yararlanamayacaklardır.

2- Hizmet erbabının, ücret aldığı dönemde işe başlaması veya işten ayrılması, ücretsiz izin ve benzeri nedenlerle net ücretinin 1.300,99 TL’nin altına düşmesi durumunda ilave asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır.

2016 yılı ekim, kasım ve aralık aylarına ilişkin net ücretleri 1.300,99 TL’nin altına düşen hizmet erbabının ücretleri ilave asgari geçim indirimi ile 1.300,99 TL’ye tamamlanacaktır.

Ödenen 1.300,99 TL ile 2016 yılı ekim, kasım ve aralık aylarına ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücret arasındaki fark tutar, ‘Asgari Geçim İndirimi Bordrosu’nda hesaplanan asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilecektir.

Asgari geçim indiriminin toplamı, ücretlinin o aydaki ücretinden kesilen gelir vergisinden fazla olamayacaktır.

Net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgari geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade etmektedir.

Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesine göre ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. Dolayısıyla bu destek hesabında, elde edilen tüm prim, ikramiye vb. kazançlar toplamı dikkate alınır.

Davalarda temel kaynak

Birçok okurumuz, işçi-işveren sorunlarına ve iş mahkemesi davalarına ilişkin kaynak kitap arayışlarını iletiyor.

İkinci baskısı kısa bir süre önce E. İş Hakimi İhsan Çakmak ve Yargıtay 21. HD Onursal Üyesi Osman Can tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan ‘İş Mahkemesi Davaları’ kitabı, çalışma hayatının önemli bir eksiğini kapattığı gibi uygulama alanında katkı sağlamaktadır.

Kitabın konusu, işveren yanında belli bir müddet çalıştığı halde, ferdi işçilik alacak ve hakları işçiye ödenmeden iş sözleşmesi haksız olarak işveren tarafından feshedilmiş ya da çeşitli nedenlerle işçinin kendisi tarafından hizmet akdi, haklı ya da haksız şekilde sona erdirilmiş durumlarda işçilerin işverenler aleyhinde aşacakları yedi kalem işçilik hak ve alacaklarından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, senelik izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve işçiye ödenmemiş aylık ücretleri, işveren tarafından işçi aleyhine açılan alacak ve tazminat davalarını kapsamaktadır.

Ayrıca, kitapta ıslak dilekçesi verilmesi neticesinde, ek dava zaman aşımı savunması, harç ödeme yükümlülüğü, faiz uygulama çeşitleri müştereken ve müteselsilen sorumluluk halleri, zorunlu dava arkadaşlığı, asıl işveren -alt işveren muvazaalı işçi çalıştırma durumları, rekabet etme yasağı, işçiye yapılan eğitim masrafları, cezai şart ve sair diğer gerekli dava konuları da ele alınarak, önemli bir başucu eseri olmuştur.

Kaynak: http://www.star.com.tr/yazar/kimlere-asgari-ucret-farki-verilecek-yazi-1155059/

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları