Ülkemizde yürürlükte olan sosyal güvenlik kanunları gereği ölen kişinin eşine (karı-koca fark etmeksizin) evlenmemesi şartı ile ölüm aylığı bağlanır.

Ülkemizde yürürlükte olan sosyal güvenlik kanunları gereği ölen kişinin eşine (karı-koca fark etmeksizin) evlenmemesi şartı ile ölüm aylığı bağlanır.


Ölüm aylığından eşini kaybeden tüm vatandaşlar yararlanamazlar. Ölüm aylığı için; 4/1-(a) SSK sigortalıları için öngörülen her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması gerekmektedir. Ölen sigortalı tarafından ya da hak sahipleri tarafından yapılan tüm borçlanmalar bu şartların oluşmasında dikkate alınmamaktadır. Sağken 900 gün çok önemli, bir kişi hayatını kaybettiğinde 899 günü olsa dahi eşine ya da çocuklarına ölüm aylığı bağlanmaz. 1 Ekim 2008 öncesi hayatını kaybedenler için hak sahipleri borçlanma yaparak 900 güne ulaşabiliyorken, 1 Ekim 2008 sonrası hayatını kaybedenlerin hak sahiplerine maalesef bu imkan sunulmuyor. Kanunlarımız maalesef vatandaşına eşit haklar sunamıyor. Genç yaşta eşini kaybetmiş ve çocuğu olan kadınlar eşlerinden ölüm aylığı alabilmek için SGK’ya gittiklerinde olumsuz cevap alıyorlar. Vatandaş da haklı olarak ‘’ama aynı durumda olan bir tanıdığımız ölüm aylığı alıyor’’ dediğinde ‘’o kişinin eşi 1 Ekim 2008 öncesinde hayatını kaybettiği için alıyor sizin eşiniz 1 Ekim 2008 sonrası hayatını kaybettiği için ölüm aylığı alamazsınız’’ cevabıyla karşı karşıya kalıyorlar. Yahu ölüm bu, ne zaman geleceği, kimi bulacağı bilinir mi? Aynı kaderi paylaşan ve elinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği olan vatandaşın biri devletten her ay maaş alıyor diğeri alamıyor. Hep şunu söylüyorum bizim kanunlarımız vatandaşı değil devleti düşünerek hazırlanıyor. Halkın sorunları tam olarak bilinmeden hazırlandığından vatandaşlar her daim mağdur oluyor. Anayasamızın 60’ıncı maddesi herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir diyor, buna göre vatandaşlara 1 Ekim 2008 tarihinden önce olduğu gibi 900 günü olmayanların borçlanma yaparak 900 günü tamamlamaları ve ölüm aylığı alma hakkı verilmelidir.

Ayrıca, kendi nam ve hesabına (4/b’li) çalışan sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için ölenin 1800 gün priminin olması ve sigortalıların genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.


EMEKLİLERİN DÖRT GÖZLE BEKLEDİĞİ BANKA PROMOSYONU YILAN HİKâYESİNE DÖNDÜ

Sürekli gündemde olan ve bir türlü gerçekleşmeyen yaklaşık 11 milyon emeklinin sabırsızlıkla beklediği banka promosyonu nedir, isterseniz bilmeyenler için kısaca açıklayalım: Emeklilerin maaşlarını bankalardan alması ve bankaların bu parayı kullanması sonucunda emeklilere de bir miktar pay verilmesi anlamına gelmektedir. Son dönemde sürekli gündemde olan konu bu sefer çözülecek gibi gözüküyor. Yetkililer eylül ayı sonuna kadar emeklilerin almış olduğu maaşa ve maaşlarını bankada tutma sürelerine göre en az 500 TL en fazla 2000 TL banka promosyonu alabilecek.

SORU: Özgür Bey, 2 ay önce bir işe başladım deneme süresi olarak 2 ay belirlendi ve sözleşmeye yazıldı ben bu süre içinde bana verilen tüm görevleri yerine getirdim fakat bana işten çıkartıldığım tebliğ edildi, benim bu durumda tazminat hakkım var mı? ERCAN OLUR

CEVAP: Ercan Bey, deneme süresi içinde işten ayrılma ya da işten çıkartılma durumlarında herhangi bir tazminat olmaz.

Kaynak: http://www.olay.com.tr/yazarlar/ozgur-erdursun/ssk-da-900-gune-dikkat/7017/

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları