Devlette çalışan yaklaşık 700 Bin taşeron işçisi var. Bu çalışanlar nefeslerini tutmuşlar, heyecanla gelecek haberleri bekliyorlar. Şu sıralar okurlarımızdan aldığımız soru veya mesajların yüzde 90’ı taşeron işçilerin kadro alıp alamayacağıyla ilgili. Haklı olarak devlette çalışanlar geleceklerini belirleyecek bir konuda endişeleniyor, merak içerisinde kalıyorlar. Ne var ki sona doğru geliniyor.

Devlette çalışan yaklaşık 700 Bin taşeron işçisi var. Bu çalışanlar nefeslerini tutmuşlar, heyecanla gelecek haberleri bekliyorlar. Şu sıralar okurlarımızdan aldığımız soru veya mesajların yüzde 90’ı taşeron işçilerin kadro alıp alamayacağıyla ilgili. Haklı olarak devlette çalışanlar geleceklerini belirleyecek bir konuda endişeleniyor, merak içerisinde kalıyorlar. Ne var ki sona doğru geliniyor.


Maliye Bakanlığı yakında çıkaracağı yasal düzenlemeyle hangi taşeron çalışanlarının kadroya alınacağını hangilerinin alınamayacağını belirleyecek. Kadroya alınacaklar bakımından kritik soru; hangi işler asıl iş hangi işler yardımcı iş. Bu konuda Maliye Bakanlığı 21 Mart tarihini işaret ediyor, bu ayrımın netleşeceği mesajını veriyor.

Peki, taşeron çalışanların kadroya geçişi nasıl olacak?


Devlette çalışan taşeron işçilerin kadroya alınmasıyla ilgili ilk gelişme 2014 yılının Eylül ayında yapılan düzenlemeyle oldu. O tarihte çıkarılan kanunla kamuda çalışan taşeron işçilerin asıl iş  yardımcı iş ayrımına dayanarak kadroya geçirilmeleri bir takım esaslara bağlandı. Bu konuda yetki Bakanlar Kurulu’na tanındı. Ancak bir türlü kanunun öngördüğü asıl iş  yardımcı iş ayrımı yapılamadı. Bu konuda yetkili olan Bakanlar Kurulu’ndan da bir karar çıkmadı. Hangi işlerin asıl iş kapsamında olduğu hangi işlerin yardımcı iş olduğu düzenleme yapılamadığı için kafaları karıştırdı. Asıl işler tespit edilemediği için hangi taşeron çalışanlarının kadroya geçeceği de netlik kazanmadı.

Asıl iş, yardımcı iş...

Bir işyerinde hangi işin asıl iş hangi işin yardımcı iş olacağı, İş Kanununda hangi işler alt işverene verilebilir düzenlemesiyle netlik kazanır. Kanuna göre; alt işverene verilen iş, işyerinde mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olmalıdır. Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi durumunda ise, verilen iş işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmalıdır.

Buna göre asıl iş; a) işletmenin ve işin gereği, b) teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi, şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde bölünerek alt işverene verilebilir.
Bu tanımlamadan yola çıkarsak, yardımcı işler asıl işe yardımcı olan işler veya teknolojik uzmanlık gerektirecek işler olmalıdır.

Aslında bu tanımlama günümüz koşullarında çok gri alanlar yaratmaktadır. Özel sektör işyerlerinde olduğu gibi kamu işyerlerinde de gri alanlar içerisinde çok sayıda iş ve faaliyet alanı bulunmaktadır. Örneğin günümüzde genellikle bir bina yapılırken böyle olmaktadır, dış sıva yapımı veya boya alt işverene yani taşerona verilmektedir. Oysaki o işyerine bir iş müfettişi geldiğinde yapılan bu işleri yardımcı iş görmemekte ve taşeron çalışanlarının işe başladıkları tarihten itibaren asıl işverenin yani müteahhidin çalışanı olduklarına karar vermektedir. Bu tespit neticesinde asıl işveren hem idari para cezası ödediği gibi hem de taşeron işçisinin ücret dahil bütün haklarından sorumlu olmaktadır.

Ayrım zor


Maliye Bakanlığı’nın 21 Mart tarihini işaret ettiği düzenleme kamuda yapılan işler bakımından genel olarak hangi işlerin asıl iş hangilerinin yardımcı iş olacağına dair önemli ipuçları verecektir. Ne var ki bu konuda ne getirilirse getirilsin kargaşa yaşanacağı kesin. Örneğin genel olarak güvenlik hizmeti bir işyerinde yardımcı iş olarak değerlendirilirken, diğer bir kamu kurumunda asıl iş olabilir. Yani bir kamu bankasının korunması işi yardımcı işken, Savunma Bakanlığı’na bağlı bir işyerinde asıl iş olabilir. Bu nedenle kanunun öngördüğü ayrım işyerlerinin özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Bazı kamu işyerlerinde ise asıl iş  yardımcı iş ayrımı çok net gözlemlenebilir. Bize ulaşan e postalardan da görüyoruz ki, hastanelerde MR çeken teknisyenler, tıbbi sekreterler asıl işi yaparken taşeron kadrosundalar, belediyelerde itfaiye eri, zabıta, otobüs şoförü elbette asıl işlerini yapıyorken taşeron işçisi durumundalar. Bu örnekler çoğaltılabilir. Ancak bu noktada yapılması gereken işte bu yanlış kadro yapısının düzeltilmesidir. Maliye Bakanlığı 21 Mart’ta işaret ettiği düzenlemeyle umarız bu yanlışları düzeltir.

Herkese kadro?


Kamuya ait işyerlerinde 700 Bin civarında taşeron işçisi olduğu biliniyor. Yapılacak düzenlemeyle bu rakamın yaklaşık beşte biri kadar olan bölümü yani 100 Bin ile 150 Bin kişi arasında olanının asıl işleri yapmaları nedeniyle kadroya geçecekleri söyleniyor. Bu noktada düşündürücü olan geriye kalanların nasıl değerlendirilecekleridir. Her şeyden önemlisi bu durumun kamuda bir karmaşaya neden olup olmayacağıdır.
Aslında radikal bir adım atılarak kamuda çalışan taşeron çalışanların tamamının kadroya geçirilmesi de düşünülebilir. Böyle bir uygulamanın çok maliyetli olacağını düşünenlere de şu sorular sorulabilir: Bu çalışanlara ihtiyaç varsa neden bu çalışanlar devletin çalışanı olmuyor? Taşeron işverene bu çalışanların ücreti ödenmiyor mu? Çıkarılan kanuna göre devlet çalışanın kıdeminden, yıllık ücretli izin hakkından vb. sorumlu değil mi?

İşte bu soruların cevabını bildiğimiz için asıl iş yardımcı iş ayrımına bakmadan kadro meselesini düşünmekte fayda var…

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/taseronda-kritik-hafta/ekonomi/ydetay/2208690/default.htm

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları