Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun’un uygulanmasına yönelik olarak uygulamada ortaya çıkan duraksamaların ortadan kaldırılabilmesi için Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan (4) seri numaralı ‘Genel Tebliğ’in 7/11’nci maddesinde yer alan açıklamadan da anlaşılacağı üzere “Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen ancak gerçekte şirketlere ait olan yurt dışı varlıkların Türkiye’ ye getirilmesi ve değerlendirilmesi” mümkün bulunmaktadır.

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun’un uygulanmasına yönelik olarak uygulamada ortaya çıkan duraksamaların ortadan kaldırılabilmesi için Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan (4) seri numaralı ‘Genel Tebliğ’in 7/11’nci maddesinde yer alan açıklamadan da anlaşılacağı üzere “Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen ancak gerçekte şirketlere ait olan yurt dışı varlıkların Türkiye’ ye getirilmesi ve değerlendirilmesi” mümkün bulunmaktadır.

Bu kapsamda, şirketlerin, kanuni temsilcileri, ortakları veya 19.08.2016 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenmiş bir vekalet veya temsil sözleşmesi olmak koşullarıyla vekilleri aracılığıyla yurt dışında değerlendirdikleri kendilerine ait varlıkları, madde kapsamında Türkiye’ye getirmeleri de mümkündür. Bu durumda, şirket adına açılmış veya yeni açılacak bir hesaba kanuni temsilciler, ortaklar veya vekiller tarafından transfer edilecek varlıklar, şirket tarafından Türkiye’ye getirilmiş sayılacaktır. Yurt dışındaki varlıkların bu şekilde Türkiye’ye getirilmesinde, usulüne uygun olarak şirket yetkili organlarınca alınmış karar örneği, vekalet veya temsil sözleşmesi gibi kanıtlayıcı belgelerin sözü edilen tebliğ eki formlara eklenmesi gerekmektedir.

Diğer yandan söz konusu Kanun’un 7’nci maddesinin altıncı fıkrası özel hüküm niteliğinde olduğundan, anılan maddenin uygulanması bakımından banka veya aracı kurumlar ya da Gümrük İdaresi ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlara, gerçek ve tüzel kişilerden bu varlıkların kaynağını beyan etmelerini istemeye yönelik ayrı bir yükümlülük getirmediği gibi, söz konusu varlıkların kaynağını araştırma hususunda da ek herhangi bir sorumluluk yüklenmemiştir. Dolayısıyla söz konusu kurum ve kuruluşlar Türkiye’ye getirilen varlığın daha önceden yurt dışında hangi şekilde tasarruf edildiğine veya değerlendirildiğine örneğin; alım, satım, itfa gibi tasarruflar ile varlığın çeşitli şekillerde değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan her türlü kazanç ve iratlar için ayrıca bir inceleme ve araştırma yapmayacakları gibi, konuya ilişkin tebliğ eki form ve ekleri dışında herhangi bir belge istemeyeceklerdir. Bu bağlamda da banka veya aracı kurumların, kendilerine yapılan bildirimlere ilişkin belgeleri tabi oldukları mevzuatları çerçevesinde muhafaza edeceklerdir.
Sözü edilen tebliğ 4/3 maddesinde de ifade edildiği üzere “Yurt dışından getirilen söz konusu varlıklar nedeniyle, hiçbir şekilde geçmişe dönük bir vergi incelemesi yapılmayacağı gibi başka suretlerle de hiçbir vergi türü yönünden tarhiyat yapılmayacaktır.

Bu kapsamda, Türkiye’ye getirilen varlık nedeniyle geçmişte elde edilmiş olabilecek kazanç ve iratlar ile söz konusu varlıkların ediniminde kullanılan kaynaklar nedeniyle geçmişe dönük bir vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamayacağı gibi bu kişilerden Türkiye’ye getirilen varlıklara ilişkin hiçbir şekilde bilgi talebinde de bulunulamayacaktır. Ayrıca yurt dışından getirilen söz konusu varlıklar dolayısıyla hiçbir şekilde diğer mevzuat kapsamında da herhangi bir araştırma, inceleme, soruşturma veya kovuşturma söz konusu olmayacaktır. Örneğin, yurt dışından getirilen varlıklar nedeniyle kişi hakkında gümrük mevzuatı, kambiyo mevzuatı veya sermaye piyasası mevzuatı kapsamında herhangi bir araştırma, inceleme, soruşturma veya kovuşturma yapılamayacaktır.

Örneğin Türkiye’de mukim Bayan (S) 2009 yılında yurt dışında bilişim teknolojilerine yatırım yapan bir şirket kurmuş, bu şirkete ait ortaklık paylarını 2015 yılında yurt dışında yerleşik holdinge kazançlı olarak satmış ve bu satıştan elde ettiği hasılat ile altın satın almıştır. Bayan (S) 31.12.2016 tarihinde, yurt dışındaki bu altınlarını Türkiye’ye getirmiştir. Türkiye’ye getirilen bu varlık nedeniyle, herhangi bir vergi türü yönünden hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak, vergi cezası kesilemeyecektir.

Diğer yandan Vergi Usul Kanunu, Gümrük Kanunu, Bankacılık Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ile bu kanunlara ilişkin diğer mevzuat uyarınca sır kapsamında olduğu belirlenen bilgi ve belgeler saklanmakta, korunmakta ve mahremiyet hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Dolayısıyla mevcut düzenlemeler çerçevesinde Türkiye’ye getirilen varlıklar ve bu varlıklara ilişkin bildirimlerde yer alan bilgiler ve diğer belgeler de konuya ilişkin uygulamalarda sır ve mahremiyet kapsamında değerlendirilecektir.

Kaynak: http://www.itohaber.com/koseyazisi/205015/turkiye_ye_getirilen_varliklara_devlet_guvencesi.html

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları