Kavram olarak zamanaşımı, belli bir hakkın kazanılması ya da kaybedilmesi için kanunlarla belirlenmiş olan sürenin geçmiş olmasını ifade eder. Zamanaşımı borç-alacak ilişkileri bağlamında, borçlu açısından borcu ortadan kaldırmaz; alacaklının talepte bulunma hakkını ortadan kaldırır. Vergi alanında iki tür zamanaşımı söz konusudur. Bunlar tahakkuk (tarh ve tebliğ) zamanaşımı ve tahsil zamanaşımıdır. Bu yazımızda değineceğimiz konu tahakkuk zamanaşımıyla ilgili.

Kavram olarak zamanaşımı, belli bir hakkın kazanılması ya da kaybedilmesi için kanunlarla belirlenmiş olan sürenin geçmiş olmasını ifade eder.

Zamanaşımı borç-alacak ilişkileri bağlamında, borçlu açısından borcu ortadan kaldırmaz; alacaklının talepte bulunma hakkını ortadan kaldırır. Vergi alanında iki tür zamanaşımı söz konusudur. Bunlar tahakkuk (tarh ve tebliğ) zamanaşımı ve tahsil zamanaşımıdır. Bu yazımızda değineceğimiz konu tahakkuk zamanaşımıyla ilgili.

TAHAKKUK ZAMANAŞIMI

Tahakkuk zamanaşımı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 113. maddesinde şu şekilde ifade ediliyor: 'Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır. Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.' Zamanaşımına ilişkin süre ise VUK'un 114. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu hükme göre; 'Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.'

ZAMANAŞIMININ DURMASI
Zamanaşımı konusunda en çok yanılgıya düşülen husus, belirlenmiş süre geçtikten sonra zamanaşımının 'otomatik olarak' gerçekleştiğidir. Oysa belirlenmiş olan süre geçtiğinde zamanaşımı her zaman ortaya çıkmaz. Zamanaşımının ortaya çıkmasına engel olan durumlardan birisi zamanaşımının 'durmasıdır'. Zamanaşımının durması, kanunda sayılan sebeplerden birinin varlığı halinde, bu sebepler ortadan kalkıncaya kadar devam etmemesini ifade eder. Duran zamanaşımı, söz konusu sebep ortadan kalktığında kaldığı yerden işlemeye devam etmektedir. Tahakkuk zamanaşımını durduran sebeplerden birisi de matrah takdiri için takdir komisyonuna gidilmesidir. Bu husus VUK'un 114. maddesinin ikinci fıkrasındaşu şekilde düzenlenmiştir: 'Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hal ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.'

HUKUKSUZ OLAN NE?
Vergi inceleme elemanları, sürdürmekte oldukları vergi incelemeleriyle ilgili olarak, zamanaşımının bitmesine az bir zaman kala bu mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmesini sağlıyorlar. Böylece, zamanaşımının durması sağlanıyor. Bu tür durumlarda, matrah takdiri 'görünüşte' komisyon tarafından yapılıyor. 'Görünüşte' ifadesini kullanıyoruz, zira matrah takdiri inceleme elemanı tarafından yapılmasına rağmen, komisyonun yaptığı işlem gibi gösteriliyor. İnceleme elemanı, inceleme raporu yazıyor. Raporun konusu kısmında, 'takdir komisyonu için done' ifadesi yazıyor. Komisyon da söz konusu raporda önerilen matrah üzerinden tarhiyat ve ceza öneren kararı vergi dairesine tevdi ediyor. İşte, hukuka aykırı olan nokta bu! Zira, inceleme elemanlarının da matrah takdir etme yetkisi var. Bu yetkilerinin başka bir birime devredilmesi söz konusu değil. Yani, burada yapılan, kanun hükmünün arkasından dolanmaya çalışmak. Özellikle içinde bulunduğumuz yılın son günlerinde 2007 yılına ilişkin olarak mükelleflerin bu durumla karşılaşmaları söz konusu. Dava konusu olması halinde yargının 'dur' diyeceğinden kuşku duymadığımız bu hukuksuz uygulamaya kendiliğinden son verilmesi, etkin bir yönetim açısından olduğu kadar mükellef hakları açısından da gerekli...

AKLINIZDA BULUNSUNZamanaşımının kesilmesi-durması farkı Zamanaşımının kesilmesi; kanunda belirtilen nedenlerin varlığı halinde o ana kadar işlemiş olan sürenin dikkate alınmaması; bu nedenlerin ortadan kalkmasının ardından yeniden işlemeye başlamasını ifade eder. Zamanaşımının durması halinde; durmayı gerektiren sebep ortadan kalktığında süre 'kaldığı yerden' işlemeye başlar. Kesilme halinde ise kesilmeyi gerektiren sebep ortadan kalktığında süre 'en baştan' (sıfırdan) işlemeye başlar.

Kaynak: http://www.aksam.com.tr/zamanasiminin-durmasi-ve-hukuksuz-bir-uygulama-8690y.html

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları