Bumin Doğrusöz yazıyor... Birden Fazla İşverenden Elde Edilen Ücretler

Birden fazla işverenden alınan ücret konusu hem bu şekilde gelir elde edenler için hem de konuya ilişkin düzenlemelerde sürekli sıkıntı ve duraksama konusu olmuştur.

Konunun geçmişine yakın tarihler itibariyle bakarsak 4369 sayılı Kanun’la birden fazla işverenden ücret alınması verginin konusu dışına çıkartılmış, daha sonra 4842 sayılı Kanun’la Gelir Vergisi Kanunu’nun 86. maddesi değiştirilerek “birden fazla işverenden ücret alanların bazı kayıtlarla ücretlerini yıllık beyannamede birleştirilmesi esası”na geri dönülmüştür. Ancak bu dönüşün bazı zaafları olduğu, daha uygulanmadan anlaşıldığından, ücretlilerin yıllık beyanda bulunmasını gerektiren koşullar, 3,5 ay sonra 4962 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir.

Bugün de geçerliliğini koruyan son düzenlemeye göre; “Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103’üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil)” için yıllık beyanname verilmeyecek, başkaca sebeplerle beyanname verilse dahi bu ücretler beyannameye dahil edilmeyecektir.

Bu düzenlemenin idari yorumu ise, 16 sayılı Gelir Vergisi Sirküleri ile yapılmıştır. Bu düzenlemelere göre tam mükellef gerçek kişilerin tevkif yoluyla vergilendirilmiş ücretlerinin;

- Sadece bir işverenden elde edilmesi halinde

- Birden fazla işverenden ücret geliri elde edilmesi durumunda ise, birden sonraki işverenden alınan ücretlerin toplamının 2016 yılı gelirleri için 30 bin TL’yi aşmaması halinde, yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir.

Birden fazla işverenden ücret geliri elde edilen hallerde, birden sonraki işverenden alınan ücretlerin toplamının 30 bin lirayı aşması durumunda ise, birinci işverenden alınan da dahil olmak üzere ücret gelirlerinin tamamı beyan edilecektir.

Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağının belirlenmesi, mükellefin serbest takdirine bırakılmıştır. Kısaca mükelleflere, bu hesaplamada en yüksek ücreti hesaplama dışı bırakma hakkı tanınmıştır.

Stopaja tabi tutulmamış ücret gelirleri (Gelir Vergisi Kanunu’nun 64’üncü maddesinde yer alan diğer ücretler ile vergiden istisna olanlar hariç) için ise, tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname verilecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, yıl içerisinde ücret alınan işveren sayısıdır. Birden fazla işverenden ücret almış olmak ibaresi, aynı zaman sürecinde birden fazla işverenden ücret almayı kapsadığı gibi, yıl içerisinde iş değişikliği dolayısıyla birden fazla işverenden ücret almayı da kapsamaktadır. Örneğin nisan sonunda bir işyerinden ayrılan, temmuzda yeni iş bularak orada işe başlayan bir ücretli de, yıl içerisinde birden fazla işverenden ücret aldığından, yukarıdaki kurallara tabi olacaktır.

Birden fazla işverenden ücret geliri elde etme durumuna, özellikle grup şirketlerde veya holding yapılanmalarında karşımıza çıkan iştirak ilişkilerinde, bir şirkette görev yapan bir kişinin, iştirak konumundaki şirketlerde de yönetim kurulu üyeliklerini üstlenmesi ve bu ek görevleri karşılığında ücret veya huzur hakkı gibi gelir elde etmesi durumunda karşımıza çıkmaktadır.

Oysa bu gibi hallerde, birden fazla ücreti ortadan kaldırmak için, kişinin çalıştığı şirketi diğer şirkette yönetim kurulu üyesi yapmak, bu şekilde ücretin şirket tarafından tahsilini sağlamak ve söz konusu kişiye çalıştığı şirketten aldığı ücretle birlikte tek bordro üzerinden ödeme yapmak yoluna gitmek mümkündür. Birden fazla ücretin beyanname kapsamına alınmasındaki amaç, ücret gelirlerine de artan oranlı tarifeyi uygulamak olduğundan, önerdiğimiz yolla bu amaç gerçekleştirilmiş olacak ve her hangi bir vergi ziyaına yol açılmamış olunacaktır.

Yıl içerisinde iş değiştiren kişiler açısından ise, işe başlanılan şirket, bordroda önceki şirkette vergi tarifesinde gelinen orandan itibaren vergi kesmiş ve dolayısıyla artan oranlı tarife ücretliye tam olarak uygulanmış olsa dahi, yukarıda aktardığımız ölçütlere göre, yine beyanname vermek gerekebilecektir.

Buna karşılık çalışılan şirketin bir başka şirketle birleşmesi veya bir başka şirket tarafından devralındığı hallerde ise, ücretlilere vergi oranı birleşme veya devir öncesi ödenen ücretler de nazara alınarak uygulanacağından ve ayrıca tüzel kişi işverenin tüzel kişiliği birleşilen veya devralan şirketin tüzel kişiliği içerisinde varlığını sürdüreceğinden, bize göre birden fazla işveren olgusu ve ayrıca vergi ziyaı oluşmayacaktır.

Bu konu vesilesi ile bir eşitsizliğe de değinelim. Ücretliler birden fazla işverenden ücret geliri elde edip anılan sınırı aşarak beyanname verdiklerinde, tek işverenden ücret geliri elde edenlere nazaran avantajlı duruma geçmekte, beyannamelerinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesinde yazılı indirimleri yapma olanağına kavuşmaktadırlar. Örneğin böyle bir durumda beyanname veren ücretli kendisine eşine ve çocuğuna ait eğitim ve sağlık giderlerini veya bağışlarını gelirinden indirerek vergi öderken, tek işverenden ücret alanlar bu olanağa sahip değildirler. Bu da aynı gelir unsuru içinde eşitsizliğe yol açmaktadır. Ancak bu eşitsizliğin giderilebilmesi, ücretle ilgili Kanun hükümlerinin gözden geçirilmesi ile mümkündür.

http://www.dunya.com

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları