Derneklerin lokalleri ve vergi sorunu - Av. Nazlı Gaye Alpaslan Güven

Bilindiği gibi derneklerin kendisi 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Yasasının ilgili hükümlerine göre vergiye tabi değillerdir.[1]

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanuna bağlı olarak yürürlüğe giren 1 Seri Nolu KVK genel Tebliğine göre derneklerin bizzat kendileri değil iktisadi işletmeleri kurumlar vergisine tabi olduğu vurgulanmaktadır. 5520 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile beraber dernekler açısından iktisadi işletme tanımı ve faaliyetleri önemli özellikler arz etmektedir. Gelir İdaresi birçok derneğin faaliyetini iktisadi işletme faaliyeti olarak kabul etmiş ve neticede iktisadi işletmelere mükellefiyet kaydı resen açmış bulunmaktadır. Örneğin, bir derneğin dergi çıkartması, yardım amaçlı kermes faaliyetinde bulunması, yardım amaçlı yemek düzenlemesi bu konuda bilet bastırması ve satması iktisadi işletmenin oluştuğunun işareti olarak kabul ve farz edilmektedir. Böylece vergi daireleri bu gibi faaliyetleri tespit edip derneklerin iktisadi işletme ile ilgili vergi kaydını açmaktadırlar.

Bu çalışmada derneklerin, aidat ve bağış haricinde kalan diğer gelirlerin ve bir tüzel kişilik olarak yürüttükleri iş ve işlemleri nedeniyle vergi yasaları karşısında mükellefiyetleri tartışılacaktır.

1- Dernekler genel olarak, tüzükleri çerçevesinde faaliyette bulunmaları halinde kurumlar vergisi açısından herhangi bir mükellefiyetleri söz konusu olamaz. Dernek personel istihdam ettiği takdirde bununla ilgili muhtasar beyanname vermek ve varsa kira ödemesi nedeniyle vergi dairesine muhtasar mükellefiyeti yönünden vergi kaydı açtırmak zorundadır. Ayrıca çalıştırdıkları işçi sayısı 11 ve üzeri olduğu takdirde muhtasar beyannamelerini 3 aylık sistem yerine aylık periyot sistemine dönüştürmesi gerekir. Diğer yandan çalıştırılan personelle ilgili olarak SGK ve iş mevzuatı yönünden bildirim ve mükellefiyetlerin noksansız olarak yerine getirilmesi gerekir.

2- Sadece kira elde eden dernekler açısından durum nedir?

Sadece ve sadece kira geliri elde eden dernekler açısından kira gelirinden dolayı kurumlar vergisi mükellefiyeti söz konusu değildir. Dernek veya vakıflarca elde edilen GVK md.94/5 hükmü ve GVK md.67 hükmü gereğince kesinti suretiyle vergilendirilmiş kazanç ve iratlar nedeniyle iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.[2] 

3- Sadece üye aidatı ve bağış geliri elde eden dernekler açısından durum nedir? Sadece ve sadece üyesinden dernek amacının gerçekleştirilmesine uygun ve borçlarının ödenmesi için zorunlu ödentilerin aidat veya bağış olarak tahsil edilmesi durumunda kurumlar vergisi mükellefiyeti söz konusu değildir.

4- Derneğin faiz veya repo gelirleri var ise durum ne olacaktır? Derneklerin faiz, repo veya benzeri menkul sermaye iradı geliri elde etmesi halinde kurumlar vergisi mükellefiyetleri söz konusu olup/olmayacağı aşağıdaki kriterlere göre belirlenecektir.

a) 193 sayılı GVK’nun geçici 67. madde hükmüne göre bu gibi gelirlerden tevkifat yapılması durumunda kurumlar vergisi mükellefiyeti doğmayacaktır.

b) Derneğin aidat, bağış gelirleri haricinde sadece ve sadece faiz, repo ve benzeri menkul sermaye iradı elde etmesi halinde bu gelirler için kurumlar vergisi mükellefiyeti kaydı açtırılmayacaktır.[3]

5- Derneğin lokal işletmesi hali: derneklerin lokal işletmeye karar vermeleri halinde bu durumla ilgili karar defterine karar alınması gerekir. Lokallere sadece üyeler girebilmektedir. Lokal açılması konusunda mülki idare amirlerinin izni zorunludur. 

Lokallerin bizzat dernek yönetim kurulu tarafından işletilmesi mümkün olabileceği gibi bir müstecire kira mukabilinde de bu lokaller kiralanabilir. Bu durumda, kiracı tarafından derneğe yapılacak ödemelerden stopaj yapılması gerekir. (GVK md.94).

Diğer yandan, lokalin dernek tarafından çalıştırılması halinde ise, bu konuda lokalin giderlerinin dernek öz kaynaklarından finanse edilmesi gerekir. Eğer lokal faaliyetleri bir ücret mukabilinde karşılanacaksa üyelerden çay, kahve, yemek parası alınabilir. Bu gibi durumlarda, lokalin bu faaliyeti iktisadi işletme mahiyeti arz edecektir.

Lokalden yararlananlardan alınan ücret ve benzeri bir bedelin tahsilinde kar amacı güdülmemesi ve sadece masrafların karşılanması amaçlansa dahi bu faaliyeti ticari bir faaliyet sayılır mülki amirlikten alınan “lokal işletme izin belgesi” nin derneğe tevdii tarihinden itibaren 10 gün içerisinde kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve gelir stopajı mükellefiyetlerinin tescili için ilgili vergi dairesine başvuru yapılması gerekir.

Lokalin kapatılması halinde ise, dernek yönetim kurulunun lokal faaliyetlerinin sonlandırılmasına ilişkin aldığı karar tarihinden itibaren en geç 1 ay içinde bağlı olunan vergi dairesine kapanış bildiriminde bulunulacaktır.

6- Derneklerin iktisadi işletmeleri:

Derneklerin iktisadi işletmeleri kurumlar vergisine tabidir.[4] Bir derneğin kendi tüzel kişiliğine finansal kaynak yaratmak maksadı ile yürüttüğü faaliyetlerin iktisadi işletme olabilmesi için; faaliyeti derneğe bağlı olarak yürütülmesi ve faaliyetinin devamlılık arz etmesi gerekir. Ayrıca, iktisadi işletme faaliyetinin ticari, sınai veya tarımsal bir nitelikte olması ve bu faaliyetin şirket veya kooperatif şeklinde kurulmuş olmaması gerekmektedir.

Derneğin faaliyetleri yukarıda belirtilen kapsam dâhilinde yürütülüyor ise bu faaliyetin;

a) Kazanç amacı ile yapılıp yapılmadığına,

b) Bağımsız bir muhasebesi olup olmamasına,

c) İşletmeye tahsis edilen bir sermaye veya işyeri olup olmamasına,

d) İşletmenin tüzel kişiliğinin bulunup bulunmamasına 

bakılmaksızın Kurumlar Vergisi Mükellefi olurlar.

Örneğin, bir derneğin dernek faaliyetlerine katkı sağlamak amacı ile düğün, nişan ve benzeri toplantılara sandalye ve benzeri malzeme kiralaması ve bunun karşılığında Dernek Gelirleri Alındı Belgesi ile bağış alması, ticari bir faaliyet (Kiralama) sayılmakta ve yapılan faaliyet derneğin İktisadi İşletme faaliyeti olarak değerlendirilmektedir.

Derneğin bu faaliyet için herhangi bir personel istihdam etmemesi, bu faaliyetten kar beklentisi olmaması veya kiralamaya ilişkin gelir ve faaliyet için ayrı bir bütçe veya sermaye tahsis etmemesi de bu faaliyetin İktisadi İşletme olarak değerlendirileceği gerçeğini değiştirmemektedir. 

Buradaki temel kıstas, dernekçe yürütülen faaliyetin, faaliyetten yararlananlara bir bedel karşılığında verilmesidir. Derneklerce yürütülen ve karşılığında ayni veya nakdi hiçbir bedel talep edilemeyen faaliyetler, nitelikleri ve mali büyüklüğü ne olursa olsun ticari faaliyet olarak değerlendirilemez ve iktisadi işletme kapsamına alınamaz.[5]

Üyelerine veya 3. kişilere herhangi bir konuda, kurs, seminer, eğitim veya öğretim hizmeti sunan bir dernek, bu iş karşılığında yaptığı masrafları dernek bünyesinden karşıladığı müddetçe yürütülen faaliyetin vergi ile hiçbir ilişiği bulunmamaktadır. Ancak aynı dernek bu işler için yaptığı masrafları “Eğitim materyali masrafı katılım bedeli, araç gereç masrafı katılım bedeli” gibi adlar altında katılımcılardan bağış yolu ile tahsil ederse yaptığı faaliyet iktisadi bir faaliyet olur ve vergileme kapsamında değerlendirilir. İktisadi işletmenin ilgili vergi dairesine böyle bir faaliyetinden dolayı vergi kaydının açılması zorunludur.[6]           

Dernekler tarafından tahsil edilen aidat ve bağışlar dernek gelirleri alındı belgesi ile tahsil edilir. Ayrıca, derneğin banka hesabına da aidat veya bağış yatırılması mümkündür. Derneklerin yapacağı harcamalarla ilgili fatura veya duruma göre yazar kasa fişi ile bu gibi giderler belgelendirilebilir. Ayrıca, derneğin bir kısım harcamaları gider makbuzu ile de belgelendirilebilecektir.

İktisadi işletmeler ise, gelirlerini mutlaka fatura ile; yine giderlerini de mutlaka fatura ile belgelendirmek zorundadır. İktisadi işletmeler bir kısım müteferrik masraflarını da gider pusulası ile belgelendireceklerdir. Gider pusulası, yapılan iş veya hizmet mukabilinde fatura veremeyen kimselere imzalattırılan belgelerdir. [7]

Dernekler, tercih usulüne ve/veya toplam faaliyet tutarlarına göre İşletme veya bilanço esasına göre defter tutabildikleri halde, derneklerin iktisadi işletmeleri, bilanço esasına göre defter tutmaktadır.[8] Ayrıca iş bu iktisadi işletmenin ticaret siciline kaydı ve tescili zorunludur. 

İktisadi işletme kuran tüm derneklerin öncelikle yapması gereken iş, işletme ve derneğe ait tüm defter, kayıt ve demirbaş malı tespit ederek, ticari faaliyete ait muhasebe ile salt dernek faaliyetlerine ilişkin muhasebeyi ayırmaktır. Bu kapsamda; İktisadi işletmenin mükellefiyetinin tesciline müteakip, işletmeye ilişkin defterler tasdik edilmeli demirbaş ve diğer mal ve malzeme ayrıştırılarak ait oldukları tarafın kaydına alınmalıdır.[9]

Birden fazla iktisadi işletmesi bulunan dernekler, her bir işletme için ayrı ayrı mükellefiyet tescili yaptırmak zorundadır. Ancak dernekler kendi çatıları altında faaliyet gösteren bu farklı işletmelerin, gelir ve giderlerini müşterek bir hesap üzerinden kayıt ve takip edebilirler. 

Yine birden fazla iktisadi işletmesi bulunan dernekler, bu işletmelerinin beyanname ve bildirimlerini tek bir beyannamede konsolide etmek sureti ile de verebilirler.[10]

Derneklerin iktisadi işletmelerinin tüzel kişilikleri bulunmamakta olup iktisadi işletmeyi adli ve idari merciler nezdinde, ait veya bağlı bulunduğu dernek temsil etmektedir.

KVK’nun 14/2. maddesi;  ancak, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadî kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadî işletmelerden her biri için, bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı beyanname verilir.  Hükmüne amir olup, derneklerin iktisadi işletmelerine tahakkuk ettirilen vergi ve benzeri her türlü alacaktan dernek tüzel kişiliği doğrudan yükümlü olup, yürütülen faaliyetler neticesinde hâsıl olan gelir ve giderlerin beyan edilmesinden de dernek tüzel kişiliği sorumludur.[11]

Derneğin iktisadi işletmesi tarafından yürütülen faaliyetler neticesinde elde edilen karın derneğe aktarılması halinde vergi mükellefi bir müesseseden, mükellef olmayan veya muaf olan bir kişiliğe kazanç aktarımı söz konusu olacağından, Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesi amir hükümleri doğrultusunda derneğe aktarılan kazançtan gelir vergisi tevkifatı yapılmalı, tevkif edilen tutar müteakip ay bağlı bulunulan Vergi dairesine beyan edilerek ödenmelidir.


[1] 5520 sayılı yasa md. 4,5.  

[2] 5520 sayılı yasa geçici md.2. Bu hüküm 1.1.2008 ila 31.12.2015 tarihine kadar geçerlidir.

[3] 193 sayılı GVK’nuna 5281 sayılı kanunun 31. maddesi ile eklenen ve 1/1/2006 tarihinden itibaren yürürlüğe giren geçici md.67 hükmü.

[4] 5520 sayılı KVK md.2/5.

[5] Aynı görüş için bkz. ŞİMŞEK Mintez, “Derneklerini Dernek Lokallerinin Ve Derneklere Ait İktisadi İşletmelerin Vergisel Yükümlülükleri”, 10.12.2010, alomaliye

[6] Bkz. Danıştay 3. Dairesinin, 10.3.2011 gün ve E:2008/3445-K:2011/789 sayılı kararları.

[7] 213 sayılı VUK md. 234.

[8] 213 sayılı VUK md.182 ila 194

[9] Ticaret siciline kaydolmak ve vergi dairesine mükellefiyeti müteakip ilgili noter nezdinde, yevmiye, kebir, envanter, demirbaş, defterlerinin tasdiki zorunludur. VUK md. 220, 226.

[10] Bkz. ŞİMŞEK Mintez, agm. “derneklerin iktisadi işletmeleri”

[11] KVK md.21, 24, 26.

Hürses

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları