KASADA OLMAYAN PARA VE ORTAKLARDAN ALACAKLAR AFFINDAN YARARLANACAKLAR İÇİN ÖNEMLİ UYARILAR! İADE ALABİLECEĞİNİZİ UNUTMAYINIZ!

Değerli okurlarımız 6736 sayılı kanun ile birçok düzenleme yapıldı ve bunlarda bir tanesi de kasa/ortaklardan alacaklar hesabına yönelik düzenlemedir. Bu düzenlemede önemli gördüğümüz ve uygulamada yaşanan 3 önemli konuyu ele aldık.

KASA/ORTAKLARDAN ALACAKLAR DÜZENLEMESİ NE GETİRİYOR?

Bilindiği gibi, 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi hükmü ile;

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2015 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan;

-Kasa mevcutlarını,

-İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını,

-Bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini

6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın son günü olan 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebileceklerdir.

Düzeltme uygulamasında, kasa mevcutları ile ortaklardan net alacak tutarlarıyla ilgili olmakla beraber başka hesaplarda takip edilen tutarların da dikkate alınması mümkündür. Bildirimler elektronik ortamda yapılacak ancak, elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayanlarca, söz konusu beyan kurumlar vergisi mükellefiyeti yönünden bağlı olunan vergi dairelerine kağıt ortamında da yapılabilecektir.

İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarının belirlenmesinde, başka hesaplarda takip edilen tutarlar da dikkate alınarak tek düzen hesap planında yer alan "131. Ortaklardan Alacaklar" ve "231. Ortaklardan Alacaklar" toplamından "331. Ortaklara Borçlar" ve "431. Ortaklara Borçlar" toplamının çıkarılması sonucunda kalan net tutar esas alınacaktır.

HANGİ TUTAR ESAS ALINACAKTIR?

Bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve ortaklardan alacaklar tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini düzeltmek için beyanda bulunan mükellefler, beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplayacak ve hesaplanan vergiyi beyanname verme süresi içinde ödeyeceklerdir. Bu süre içerisinde ödenmeyen bu vergiler 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammıyla birlikte takip edilecektir.

Mükelleflerin 31/12/2015 tarihli bilançosu baz alınmak suretiyle, bu tarih itibarıyla var olan kasa mevcudu veya ortaklar cari hesabı ya da bu nitelikteki alacakların yer aldığı hesaplar dikkate alınacaktır. Örneğin, 31.12.2015 tarihi itibariyle kasada 500.000 TL olsa da beyan tarihi itibarıyla kasa mevcudu 200.000 TL ise, fiilen kasada bulunmayan kısım esas alınmak suretiyle en fazla bu tutar (200.000 TL) kadar beyanda bulunabilecektir.

Burada akıllara şu sorun gelmektedir. Örneğin, mükellefin 31.12.2015 tarihi itibariyle kasasında 500.000 TL gözüktüğünü kabul edelim. Mükellef de, Ocak 2016 ayı içerisinde kasasından 490.000 TL ödeme yapmış olsun ve 31.01.2016 itibariyle kasa bakiyesi 10.000 TL gözüksün. Mükellefin 27.09.2016 itibariyle kasa affından yararlanmak istediğini ve bu tarihte kasa bakiyesinin 450.000 TL olduğunu kabul edelim.

Bu halde mükellef hangi tutar için kasa affından yararlanabilecektir? Nitekim kasa affı 2016 dönemini kapsamamaktadır. Halbuki, yukarıda vermiş olduğumuz örnekte her ne kadar kasada başvuru tarihi itibariyle 450.000 TL gözükse de, bu tutarın 440.000 TL’si 2016 yılından kaynaklanmaktadır.

Kanunlar lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder ve lafzın açık olmadığı yerlerde kanunların konuluş amacına bakılır. Kanaatimce, mükellefin yararlanması gereken tutar 10.000 TL olmalıdır, nitekim 440.000 TL 2016’dan kaynaklanmaktadır ve kanun 2016 yılını kapsamamaktadır. Ancak 1 No’lu Tebliğ’de yer alan örneklerde başvuru tarihi itibariyle kasa mevcuduna bakılacağı ifade edildiği için 450.000 TL esas alınabilecektir. Bundan kaynaklı sorun yaşanabileceğini düşünmekteyim ve 6736 sayılı Kanuna ilişkin olarak çıkarılacak 2 No’lu Tebliğ’de konu bu haliyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Aynı şey ortaklardan alacaklar için de geçerli olmaktadır.

2016 YILI İÇİN HESAPLANAN FAİZLER NEDENİYLE ÖDENEN GEÇİCİ VERGİNİN İADESİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Bu konuya dikkatle vurgu yapalım. Nitekim mükellefler kasa ve ortaklar cari hesabında yer alan tutarlar için faiz hesaplayıp bu faizi gelir yazarak üzerinden Geçici Vergi/Kurumlar Vergisi ödemektedirler.

Örneğin, 31.12.2015 kasa bakiyesi 10.000.000 TL olsun ve kasa affından yararlanmak için başvuru tarihi olan 27.09.2016 itibariyle bu tutar 10.500.000 TL olsun. İkinci geçici vergi dönemi olan 30.06.2016 tarihi itibariyle de kasa bakiyesinin 10.300.000 TL olduğunu kabul edelim. Örnekteki mükellef 30.06.2016 itibariyle 10.300.000 TL üzerinden faiz oranı 10,50 kabul edildiğinde 540.750 TL faiz hesaplayıp, bu tutarı gelir yazmış ve üzerinden %20 (540.000x%20=) 108.150 TL kurumlar vergisi ödemiş olsun.

Halbuki, bu mükellef 6736 sayılı Kanundaki kasa/ortaklar cari affı düzenlemesinden 10.000.000 TL için yararlanacak olur ise 01.01.2016 itibariyle kasa bakiyesi sıfır kabul edileceği  için ikinci dönem itibariyle 10.000.000 TL üzerinden faiz hesaplanmamalıdır. İkinci dönem itibariyle 300.000 TL üzerinden 15.750 TL faiz hesaplanmalı ve bu tutar üzerinden (15.750 x %20=) 3.150 TL geçici vergi ödenmelidir. Aradaki fark olan (108.150-3.150=) 105.000 TL mükellefe mahsuben ya da nakden iade edilmelidir.

Nitekim, 6736 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2016 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde beyanname verme süresi içinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması mümkün bulunmaktadır.

Bu çerçevede, hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan kurumlar vergisi mükelleflerinin anılan madde kapsamında yapacakları beyanları nedeniyle, ilgili dönem matrahlarında bir düzeltme ihtiyacı doğması hâlinde, beyan tarihi itibarıyla 2016 hesap döneminin sona ermiş bulunan geçici vergilendirme dönemlerine ait geçici vergi beyanlarını 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar düzeltebilmeleri mümkün bulunmaktadır.

Geçici vergide düzeltme konusu 6111 sayılı yasada yer almamıştı, ancak 6552 sayılı yasada geçici vergi bakımından düzeltme yapılabileceğine yer verilmişti.

KASA/0RTAKLAR CARİ AFFINDAN DOĞAN ZARARLAR KAR DAĞITIMINDA DİKKATE ALINACAK MIDIR?

Mükelleflerce kâr dağıtımı yapılması hâlinde, ticari bilanço açısından dağıtılabilir ticari kar tutarı, 6736 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında beyan edilen ve "689. Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabı altında muhasebeleştirilen tutarlar dikkate alınmaksızın tespit olunacaktır.

Yukarıda ele aldığımız konular önemlidir ve 6736 sayılı Kanuna yönelik olarak çıkarılacak 2 No’lu Tebliğ’de ele alınmalıdır.

Kaynak: http://www.borsagundem.com/yazarlar/is-dunyasina-onemli-uyari-iade-alabileceginizi-unutmayin-yazisi/1121606

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları