İşverenler “Kötüniyet Tazminatı”na dikkat! - İbrahim IŞIKLI

Bugün yazımızda uygulamada işçi ve işverenler tarafından çok bilinmeyen bir konuyu yazalım istedik. Yargıtay’a göre işçinin şikâyet hakkını kullanması, hafta tatili günlerinde gelip çalışmaması, sendika temsilcisinin işçilerin örgütlenmesi için faaliyette bulunması, işçinin sendikaya üye olması gibi durumlarda iş sözleşmesinin işverence feshinde kötü niyetli fesih söz konusudur ve işçi kötüniyet tazminatı talep edebilir. Kötüniyet tazminatı, esasen iş güvencesi uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, işçinin yasal hakkını araması veya şikâyet yoluna başvurması gibi nedenlerle işverence feshedilmesi halinde işveren tarafından fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında ödenmesi gereken tazminat olarak değerlendirilebilir.

İş Kanunu'na göre fesih hakkının kötüye kullanılması sadece işveren için öngörülmüş olup, işçi için fesih hakkının kötüye kullanılması söz konusu olmayacaktır. İşçi haklı nedenle dahi olsa kendisi iş sözleşmesini feshederse kötüniyet tazminatı isteyemez. Sendikal nedenle fesihte ancak sendikal tazminat istenebilir, kötüniyet tazminatı talep edilemez.

4857 sayılı Kanun'un 17. maddesinde kötüniyet tazminatında kapsama ilişkin bir sınırlama getirilmiş, kötüniyet tazminatına ilave olarak şartlar oluşmuşsa ihbar tazminatına da hükmedilecektir.

Kötüniyet Tazminatı'nda kapsam

İş Kanunu'nun 17. maddesine göre; “8’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu kanunun 18, 19, 20 ve 21’inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.” İşverenin, iş güvencesi kapsamı dışında kalan işçilerin iş sözleşmelerini, fesih hakkını kötüye kullanarak sona erdirmesi halinde, işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bu yüzden iş güvencesinin kapsamının ortaya konulması gereklidir.

İşçinin istirahat raporu alması, alacaklarının ödenmemesi nedeniyle SGK ve/veya Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü’ne şikâyette bulunması, işçinin başka nedenlerle şikâyet hakkını kullanması ve tatil günlerinde gelip çalışmaması, işyerinden çok sayıda işçi çıkarılıp yerine çok sayıda işçi alınması, sendika temsilcisinin işçilerin örgütlenmesi için faaliyette bulunması, işçinin sendikaya üye olması gibi durumlarda, sözleşmenin işverence feshinde kötü niyetli feshi söz konusu olmaktadır. İş güvencesinden yararlanan işçiler için kötüniyet tazminatı söz konusu olmayacaktır. Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İbrahim IŞIKLI - Dünya

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları