Kamu Alacaklarının Tahsil Kanunu'nun süreleri ve Torba Tasarı - Bumin Doğrusöz

27 Eylül’de Meclis'e sunulmuş ve halen Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmekte olan Torba Kanun Tasarısı'nın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yapması öngörülen değişiklikleri de bu yazımızda irdelemeye çalışacağız.

Yapılması öngörülen değişikliklerin en önemli olanları sürelerle ilgili değişikliklerdir.

İhtiyati hacze ilişkin dava açma süresi 7 günden 15 güne çıkartılmaktadır. Buna bağlı olarak (6183 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 15. maddesine atfı dolayısıyla) ihtiyati tahakkuka karşı –tahakkuk sebep ve miktarına karşı- dava açma süresi de 15 güne çıkmaktadır. Ancak burada ihtiyati tahakkuka karşı dava açılabilmesinin bu kararın icra edilmiş olması koşulunu da unutmamak gerekir.

Ödeme emirlerine karşı açılacak davalarda da süre 7 günden 15 güne çıkartılmaktadır. Buna bağlı olarak da kendilerine ödeme emri gönderilenlerin ödeme veya -dava açmadıkları takdirde- mal beyanında bulunma süresi de 15 güne uzamaktadır. Dava açanların ise davanın reddi halinde mal beyanında bulunma süresi de red kararının tebliğinden itibaren 15 güne çıkmaktadır.

Kamu alacaklarının teminatla güvencelendirilmiş olduğu hallerde kamu alacağı vadesinde ödenmediği takdirde, “borcun ödenmesi yoksa teminatın paraya çevrileceğine ilişkin ihtar yazısını” müteakip borçluya tanınacak ödeme süresi de 15 gün olarak belirlenmektedir.

Yine aynı şekilde borcunu vadesinde ödemeyenlere ait malları ellerinde bulunduran üçüncü şahısların bu malları idareye bildirme süresi de 7 günden 15 güne çıkmaktadır.

Bütün bunlar olumludur. Hele ülkemizde artık 9 veya 10’ar günlük bayram tatillerinin iyice sıklaştığı da dikkate alınırsa, 7 günlük sürelerin yetersizliği daha iyi anlaşılacaktır. Örneğin 2018 yılında da kurban bayramının dokuz gün olacağı şimdiden kesindir. Çünkü arefe günü, 20 Ağustos pazartesidir ve sonraki dört gün bayramdır. Bu gibi tatiller, davaya hazırlanma süresini yetersizleştirerek kişilerin yargıya başvuru haklarını olumsuz etkilemektedir.

Öte yandan sürelerin standartlaştırılması, çeşitli yazılarımızda da belirttiğimiz gibi hak kayıplarının önlenmesi açısından önemlidir. Ancak Torba Kanun Tasarısı standartlaştırma konusunda tam başarılı sayılamaz. Keşke kanun bu yönden taranarak standartlaştırılma sağlansaydı. Örneğin borçlu elinde haczedilen mallara karşı üçüncü şahsın istihkak iddiasının düzenlendiği 66. maddedeki süreler veya üçüncü şahsa borçlunun hak ve alacaklarının tespiti ve haczi amacıyla gönderilen ihbarnamelere karşı başvuru yollarını düzenleyen 79. maddedeki süreler de uzun bayram tatillerinden olumsuz etkilenen sürelerdir. Ancak buralardaki ve diğer süreler, maalesef uzatılmamıştır.

Bu nedenle öğrenciler, muhasebeciler, müşavirler ve avukatlar, yine bir sürü süreyi bilmek, izlemek ve hafızlarının bir bölümünü bu hususa ayırmak zorundadır. Serbest meslek erbabı boşuna “beyin amortismanı” diye tutturmuyor. Vergi mevzuatımızın bu karmaşıklığı karşısında, bence serbest meslek erbabına beyin amortismanını hızlandırılmış amortisman olarak tanımak gerekmektedir.

Bu arada anlamsız ve uygulanma olanağı hukuken ve fiilen olmayan hükümler de keşke bu tasarı ile kaldırılsa idi. Örneğin, ödeme emirleri aleyhine açılan davaların mahkemelerce 7 gün içinde sonuçlandırılacağını hükme bağlayan 58/3. madde gibi.

Bumin Doğrusöz - Dünya

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları