KKDF’de mal bedelinin kime ödendiği önemli mi? - Recep Bıyık

Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) hayatımıza 1980’li yılların ortalarında girdi. Uzun süre uygulanan ilk halinde bazı kredili işlemlerde kesinti yapılması, kesilen tutarların bir fonda tutulması ve bu fonun belirli amaçlar için kullanılması şeklindeydi. 2001 yılında yükümlülük bölümü kaldı, fon bölümü kaldırıldı. Kesilen tutarlar da genel bütçeye gitmeye başladı.

KKDF’nin alışık olduğumuz şekilde, kesintinin konusu, mükellefi, matrahı, ödeme zamanı gibi temel konuları belirleyen bir yasası yok. Aslında bir yasası olmadığı da söylenebilir. 2001 yılında yapılan bir düzenleme gereği, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, yürürlükten kaldırılan hükümler uygulanmaya devam edecek. Bir nakıma yürürlükten kaldırılan hükümler yürürlükte. Böyle olunca, uygulama büyük ölçüde Bakanlar Kurulu kararları, yayımlanmış bir genel tebliğ ve idari uygulamalar çerçevesinde yapılıyor.

KKDF ile ilgili çok tartışmalı konu var. En başta 15 yıldır yapılamayan bir mevzuat, karmaşık bir sistematik, arandığında bulunamayan düzenlemeler. Sorunların büyüklerini bir tarafa bırakıp, burada sınırlı bir konuya, ithalat bedelinin ödenmesinde bir ayrıntıya dikkat çekeceğim.

KKDF kesintisi yapılmadan ithalat yapılabilmesi için mal bedelinin transferi şart

Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalat işlemleri fon kesintisine tabi tutuluyor, peşin ödeme şekline göre yapılan ithalat işlemleri üzerinden ise fon kesintisi yapılmıyor.

Gümrük beyannamesinde gösterilen ithalat bedelinin ödendiğinin istenen belgelerden biriyle tevsik edilmesi durumunda, fon kesintisi yapılmadan malların ithal edilmesi mümkün. KKDF kesintisi yapılmadan ithalat yapılabilmesi için mal bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ihracatçının yurt dışı hesabına transfer edildiğinin tevsik edilmesi gerekiyor.

Bedelin ihracatçı dışındaki birisine transferinde dikkatli olunmalı

Yukarıda da belirttiğim gibi, peşin ithalatta fon kesintisi yok. Fon kesintisi yapılmaması için ithalatın peşin yapıldığının tevsiki gerekli ve yeterli. İthalat bedelinin kime yapıldığının bence önemi yok. Ancak aşağıda özetleyeceğim özelgeler dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor.

Gelir İdaresi özelgelerinde, ithal edilen mal bedelinin ihracatçıya transferi, fon kesintisi yapılmaması için şart koşuluyor. Özelgelerde, ithalat bedelinin ihracatçı tarafından belirtilen başka firma veya şahısların hesabına ödenmesinin ihracatçıya transfer olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı belirtiliyor. (22.02.2017 tarih ve 22471 sayılı özelge)

Kural böyle konmakla birlikte özelgelerde, bazı durumlarda ödemenin ihracatçı dışındaki bir firma veya şahsın hesabına yapılması halinde de fon kesintisi yapılmayacağı belirtiliyor. İki ayrı özelgede yer alan iki ayrı durum şöyle:

- Üretimin ve ithalatın zamanında yapılmasını teminen, ihracatçı ile ithalatçı arasında yapılan sözleşme ile tespit edilen tedarikçi firmalara ithalatçı tarafından yapılan ithalata konu malların üretiminde kullanılan girdilere veya malların teminine ilişkin ödemelerin; ihracatçının satış faturaları üzerinde transfer yapılacak tedarikçi firmanın unvanı ve transfer tutarını göstermesi ve ödemenin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce yapıldığının bankadan alınacak yazı ile tevsiki kaydıyla ve ihracatçı ile ithalatçı arasında yapılan sözleşme gümrük idaresine ibraz edilmek suretiyle, peşin ödeme kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. (26.10.2015 tarihli ve 100883 sayılı özelge)

- KKDF kesintisi yapılmadan ithalatın gerçekleşebilmesi için mal bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ihracatçının yurt dışı hesabına transfer edildiğinin gümrük idarelerine tevsik edilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, ithalat bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ihracatçı tarafından belirtilen yurt dışında yerleşik faktöring firmasına transfer edildiğinin istenen belgelerden biri ile gümrük idarelerine tevsik edilmesi halinde de KKDF kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. (29.02.2016 tarih ve 20784 sayılı özelge)

Bedeli ihracatçıya peşin olarak ödenmiş antrepodaki malın bedeli ödenmeden üçüncü kişi tarafından ithalinde KKDF doğar mı?

İlginç bir konu. Bedeli yurt dışındaki ihracatçıya peşin olarak ödenmiş olan bir malın antrepoda ithalatçıya vadeli olarak satılması ve sonrasında yurda ithali halinde fon kesintisi yapılıp yapılmayacağı sorusuna Gelir İdaresi 14.05.2017 tarihli özelgede özetle şu yanıtı vermiş.

Antrepodan gerçekleştirilen ithalatlar bakımından peşin bir ödemeden söz edilebilmesi ve KKDF kesintisi doğmaksızın bir ithalat işleminin gerçekleşebilmesi için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 2011/16 sayılı Genelgesi'nde yer alan şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.

Söz konusu genelge uyarınca, bedeli peşin ödenerek yurt dışından antrepoya getirilen ve burada satılan, mal bedeli ödenmeden yurda ithali yapılan işlemde fon kesintisi yapılmaması için, gerek eşyayı devreden tarafından asıl ihracatçıya yapılan ödemenin, gerekse eşyayı antrepoda devralan firmanın eşyayı devredene yapacağı transferin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce tamamlanmış olması ve ilgili gümrük idarelerine ibraz edilecek belgelerle durumun tevsik edilmesi gerekmektedir.

Buna göre, eşyayı devreden tarafından asıl ihracatçıya peşin bir ödeme yapılmış olsa bile gümrük antreposunda satın alınacak mala ilişkin ikinci ödemenin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra yapılması halinde bunun peşin bir ödeme sayılması mümkün bulunmamakta olup Gümrük Beyannamesinde beyan edilen ithalat tutarı üzerinden KKDF hesaplanması gerekmektedir.

Dünya - Recep Bıyık

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları