Bumin Doğrusöz yazıyor...

6770 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesine eklenen beşinci fıkra ile sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetinde bulunan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) birleşmesi halinde, birleşen kurumun birleşmenin gerçekleştiği – son- hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançları ile birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dâhil olmak üzere üç hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlarına, kurumlar vergisi oranının indirimli olarak uygulanması olanağının yolu açılmıştır. Burada birleşmeden söz edilmişse de, kastedilen devralma suretiyle birleşmedir.

Bu olanağın devrolunan ve devralan kurumun KOBİ olması koşuluna bağlı olması dolayısıyla, önce KOBİ sayılmanın koşullarını belirlemek gerekmektedir. 2005/9617 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğin” “Tanımlar” başlıklı 4/1. maddesinin (b) bendinde KOBİ, “ikiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri kırk milyon Türk Lirasını aşmayan ve anılan Yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ekonomik birimler veya girişimler” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla getirilen indirimli orandan yararlanma koşulları açısından KOBİ; devralmanın gerçekleştiği tarihten önceki hesap döneminde ikiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve aynı hesap dönemine ilişkin gelir tablosunda yer alan yıllık net satış hasılatı veya bu dönemin sonunda çıkarılan bilançonun aktif toplamından herhangi biri kırk milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeleri ifade etmektedir.

Çalışan sayısının hesabında birleşmenin gerçekleştiği tarihten önceki hesap döneminde verilmiş sigorta bildirgelerinde gözüken toplam çalışan sayısının ortalaması (1/12’si) alınacaktır. KOBİ’lerin münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranının indirimli olarak uygulanabilmesi için aranan koşulları aşağıdaki şekilde saymak mümkündür

• Birleşmenin, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19/1. maddesinde yer alan yer alan devir şartlarını taşıması,

• Devrolan ve devralan kurumların KOBİ niteliğinde olması (KOBİ niteliğinde olmayan kurumlarla gerçekleştirilen devirler dolayısıyla anılan fıkra hükümlerinden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır),

• Devrolan ve devralan kurumların devir tarihi itibarıyla sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumlardan olması (sanayi sicil belgesine haiz olmakla birlikte fiilen üretim faaliyetiyle uğraşmayan veya fiilen üretim faaliyetiyle uğraşmakla birlikte sanayi sicil belgesine sahip olmayan KOBİ’ler, diğer şartları taşısalar dahi bu fıkra hükümlerinden yararlanamazlar).

Yukarıda aktardığımız koşulları sağlayarak birleşen KOBİ’lerden, devralınan kuruma devir tarihinde sona eren hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlarına, devralan kurumun ise devrin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlarına, kurumlar vergisi oranı indirimli olarak uygulanacaktır. Örneğin aktardığımız koşullarla 2017 yılında (A) kurumunun (B) kurumunu devralması halinde, (B) kurumunun 1/1/2017’den devir tarihine kadar olan, devralan (A) kurumunun ise 2017, 2018 ve 2019 hesap dönemindeki münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına, kurumlar vergisi oranı indirimli olarak uygulanacaktır. Bu kurumların üretim faaliyetleri dışında elde ettikleri kazançlar ise normal kurumlar vergisi oranına göre vergilendirilecektir. İndirimli oran, münhasıran üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanacağından, devralan kurumun muhasebe kayıtlarını, üretim faaliyetlerine ilişkin kazançlarını diğer kazançlarından ayırmaya elverişli şekilde tutması gerekmektedir.

Devralan kurumun devir tarihinden sonra, devir tarihinde uğraşı konusu olmayan yeni bir ürerim alanında da faaliyete başlaması halinde, bu yeni üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kalan süre için indirimli orana tâbi olacaktır. Öte yandan devir işleminden sonra devralan kurumun KOBİ niteliğini kaybetmesi, münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlarına indirimli vergi oranını uygulamasına engel teşkil etmeyecektir. Çünkü kanun, koşulları sadece devir tarihi itibariyle aramıştır. Devir tarihi ise birleşme işleminin Ticaret Siciline tescil tarihidir.

Uygulanacak indirimli oran, henüz belli değildir. Bu oran, kanunun verdiği yetki uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecektir. Kanun bu konuda Bakanlar Kuruluna, kurumlar vergisi oranını %75’e kadar indirme, yani % 5 olarak belirlemeye kadar yetki vermiştir. Ayrıca Bakanlar Kurulu, bu indirim oranını sektörler, iş kolları, üretim alanları, bölgeler, hesap dönemleri itibarıyla ya da orta ve yüksek teknolojili ürün üreten veya imalatçı ihracatçı kurumlar için ayrı ayrı veya birlikte farklılaştırmaya da yetkili kılınmıştır.

KOBİ birleşmeleri için getirilen bu teşvikin, kışkırtıcı olabilmesi ve anlamını kazanabilmesi için indirimli vergi oranının bir an önce açıklanması gerekmektedir. Öte yandan bu oranı saptarken dikkatli davranmak da gerekmektedir. Çünkü Bakanlar Kurulu’na, indirim oranını saptadıktan sonra, bu oranı tekrar normal oranlara getirme yetkisi verilmemiştir. Yani indirimli oranlar kalıcı olacaktır.

http://www.dunya.com/kose-yazisi/kobi-birlesmelerine-indirimli-vergi-orani/350182

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları