21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında Türkiye’de faaliyette bulunan 12 büyük banka bir araya geliyor ve birlikte hareket ederek faizleri yükseltiyor. Bu konu öncelikle Rekabet Kurulu’na taşınıyor ve Rekabet Kurulu 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı ile 12 bankanın kartel oluşturarak faizleri yükselttiğini tespit ediyor. Rekabet Kurulu’nun bu kararı yargıya taşınıyor ve yargıda da bankaların başvuruları reddedilerek karar onanıyor.

Ankara 2. İdare Mahkemesi 25.12.2014 tarih ve E.2014/119, K:2014/1580 sayılı ve 30.01.2015 tarih ve E:2014/313, K:2015/128 sayılı kararları ile Rekabet Kurulu’nun kestiği (birinci kararda)  82.172.910.-TL ve (ikinci kararda ise) 146.656.400.-TL’yi onuyor.

Konu Danıştay’a intikal ediyor ve Danıştay’da Ankara 2. İdare Mahkemesi’nin bu kararlarını 16.12.2015 tarih E:2015/2445, K:2015/4605 ve 16.12.2015 tarih E:2015/3590, K:2015/4614 sayılı kararlar ile onuyor ve karar bir ölçüde kesinleşmiş oluyor. Danıştay kararlarında yer aldığı üzere bu 12 banka, Akbank, Garanti, İş Bankası, YKB, TEB, Vakıfbank, Halkbank, Ziraat, Denizbank, Finansbank, HSBC ve İNG bankalarıdır.

Rekabet Kurulu ve Danıştay kararlarında yer aldığı üzere, bankacılık sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, çeşitli bankacılık hizmetine yönelik uygulanan faiz oranlarını ve ücretleri birlikte belirlemek üzere rekabeti sınırlayıcı nitelikte eylemlerde bulundukları, söz konusu eylemlerin mevduat (kamu bankaları açısından kamu mevduatı da dahil olmak üzere), kredi ve kredi kartı hizmetlerini konu edinen bir uzlaşma kapsamında vuku bulduğu, uzlaşmanın unsurlarının belirlenmesi, uygulanması ve takibinin ise taraflar arasında gerçekleştirilen bir dizi iletişim, bilgi paylaşımı ve mutabakat vasıtasıyla ifa edildiği, uzlaşmaya ilişkin olarak, yerinde yapılan incelemelerde belgeler elde edildiği, bu belgelerin içeriklerinden soruşturmaya taraf bankalar arasında rekabete hassas bilgilerin bir anlaşma kapsamında paylaşıldığı, bazı belgelerde pazarda rekabet eden bankaların üst yöneticilerinin kahvaltılarda buluştukları, bu buluşma ve görüşmeler neticesinde bir anlaşmanın varlığını ortaya koyar nitelikte bilgi paylaşımlarının yapıldığı dosyada bulunan belgelerden anlaşılmaktadır.

Yine kararlarda bu bankaların aralarında rekabeti bozucu amaç taşıyan anlaşma yaptıkları belirtilmektedir.

Bankalar arasında kredi ve kredi kartları bakımından faizleri yükseltici, mevduat bakımından ise faizleri düşürücü bir şekilde anlaşma yapılması dehşet verici ve tüyler ürpertici olaylardır. Yani milyonlarca insandan bankalar haksız yere kazanç elde etmişlerdir.

21.08.2007-22.09.2011 ARASINDA KREDİ KULLANANLAR, KREDİ KARTINA FAİZ ÖDEYENLER VE MEVDUAT GELİRİ ELDE EDENLER NE YAPABİLİRLER?

21.08.2007-22.09.2011 arasında kredi kullananlar, kredi kartına faiz ödeyenler ve mevduat geliri elde edenler dava yoluna başvurabilirler. Başvurulacak mahkemeler idare mahkemeleri değil genel mahkemelerdir. Genel mahkemelerde dava açılarak Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu referans alınarak savunma yapılabilecek ve dilekçelerine yukarıda tarih ve sayısını verdiğimiz Rekabet Kurulu Kararı ile Danıştay kararlarını dilekçelerine ekleyebileceklerdir.

Dava süreci ülkemizde uzun sürebilmektedir. Mağdur olanlar öncelikle yukarıda ismi geçen bankalara bir dilekçe ile başvurarak mağduriyetlerinin giderilmesini, aksi türlü dava yoluna gideceklerini bildirebilirler.

Bankaların bu şekilde hareket etmesi kabul edilemez. Nitekim milyonlarca dar gelirli insan bankalardan kredi çekerek ev ya da araba almakta ve yıllarca bu borcunu kapatabilmek için uğraşmaktadır. Özellikle konut kredilerinde ödenen haksız faizler çok daha yüksek boyutlarda olmaktadır. Bu nedenle 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında kredi kullananlar haklarını aramalıdır.

Kaynak: http://www.finansgundem.com/yazarlar/kredi-kullananlar-dikkat-yazisi/1133683

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları