Seçilmiş Gelir İdaresi özelgeleri - Recep Bıyık

Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor. Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı sonuçları doğuruyor. Bu nedenle özelgeler oldukça önemli ve izlenmesi gereken kaynaklar. Gelir İdaresi'nce verilen özelgelerden seçilmiş bazılarının özetine, yorum yapmadan zaman zaman bu köşede yer vermeye çalışıyorum. İşte son zamanlarda verilen özelgelerden seçtiğim bir kaçının özeti. Özelgelerin tam metinlerine Gelir İdaresi'nin internet sitesinden ulaşmak mümkün.

Hizmet ifalarına ilişkin faturalar üç aylık dönemler itibariyle düzenlenebilir mi?

Hizmet ifalarında katma değer vergisi açısından vergiyi doğuran olay hizmetin ifa edilmesi ile meydana gelmekte olup, buna ilişkin faturanın hizmet ifa edildikten itibaren 7 gün içerisinde düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak, hizmetin bir vergilendirme döneminden fazla devam etmesi halinde, takvim yılının birer ayından oluşan her bir vergilendirme dönemi itibariyle katma değer vergisi hesaplanacak ve verilen hizmetlere ilişkin fatura, aylık ödeme tutarı dikkate alınarak vergilendirme döneminin (ayın) son gününden itibaren 7 gün içerisinde düzenlenecektir.

Bu itibarla, geçici vergi dönemleri esas alınarak üçer aylık dönemler itibariyle fatura düzenlenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Tahsil edilemeyen yurt dışı alacak zarar yazılabilir mi?

(08.08.2016 tarih ve 112158 sayılı özelge)

Yurt dışında faaliyet gösteren borçlu firmanın sermayesi bulunmaması nedeniyle re’sen kapatılıp, sicil kaydının silinmesine dair ilgili mahkeme tarafından verilen karara istinaden, tahsil edilemeyen alacağın değersiz alacak olarak kabulü için Türkiye’de asliye mahkemelerinde tenfiz davası açılması ve bu mahkemelerde yabancı mahkeme kararının tanınması gerekmektedir. Yabancı mahkeme kararında alacağın tahsilinin mümkün olmadığının anlaşılması durumunda, Asliye Mahkemesi'nce tanıma kararının verildiği yılda alacak değersiz hale gelecek olup, tanıma kararının verildiği yılda alacağın gider yazılmamış olması halinde sonraki yıllarda gider olarak dikkate alınması mümkün olmayacaktır.

Yenileme fonu işletme tarafından inşa edilecek bina için kullanıllabilir mi?

(02.11.2016 tarih ve 192794 sayılı özelge)

Yenileme fonunun, işletmede inşa/imal edilecek veya satın alınacak aynı nitelikte ve aynı hizmete tahsis edilecek yeni bir iktisadi kıymetin amortismanında kullanılması için, öncelikle iktisadi kıymetin satılmış olması, sonra bu iktisadi kıymetin üretimi için işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olması gerekmektedir. Bu itibarla, aktife kayıtlı işyerinin satışından doğan kârın yenileme fonuna aktarılarak yeni inşa edilen işyerinin amortismanından mahsup edilmek suretiyle kullanılması ancak yeni inşaatın önceki binanın satışından sonra başlaması, idari karar süreçlerinin tamamlanması, yeni inşa edilen gayrimenkulün satışı gerçekleşen gayrimenkul ile aynı nitelikte ve aynı hizmete tahsis edilecek olması şartlarıyla mümkün bulunmaktadır.

İhtiyati tedbir konulan döviz hesabının değerlemesi gerekir mi?

(06.12.2016 tarih ve 149000 sayılı özelge)

İcra ve iflas hukuku bakımından tatbik edilen haciz ve ihtiyati haciz gibi uygulamalar, borçlunun alacaklıya olan borcunun ödenmesini ve teminini sağlamak üzere konulmuş müesseseler olup, haczedilen malın mülkiyetine sahip borçlunun mal üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlandırmaktadır. Tasarruf yetkisi kendi iradesi dışındaki sebepler ile sınırlandırılmış olan borçlu için ihtiyati tedbir konmuş varlığın işletmeye dahil ve değerlemeye tabi bir kıymet olarak değerlendirilmesi imkânı bulunmamaktadır.

Bu çerçevede, ihtiyati tedbir kararı alınıp tasarruf yetkisi kısıtlanmış yabancı para cinsinden banka hesabı için dönem sonlarında kur değerlemesi yapılmaması, mahkemenin sonuçlanarak ihtiyati tedbir kararının kalkması halinde ise mahkeme kararına istinaden şirkette kalacak olan tutara isabet eden kur farkının, ilgili mahkeme karar tarihinin içinde bulunduğu hesap dönemine ait kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

Demonte durumdaki iktisadi kıymetler için amortisman ayrılabilir mi?

(14.07.2016 tarih ve 13 sayılı özelge)

İthal edilen makine ve teçhizat; iktisap edilip kayıtlara geçirilmesi, değerleme gününde envantere dahil olması ve kullanıma hazır halde bulunması durumunda amortismana tabi tutulabilir. Demonte durumda bulunan iktisadi kıymetin kullanıma hazır halde bulunduğu kabul edilemeyeceğinden amortisman ayrılmaya başlanması mümkün değildir.

Dünya

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları