SGK’da işler tıkırında - Cem Kılıç

Sosyal güvenlik beşikten mezara herkesi ilgilendirir. Ülkenin bütün vatandaşlarını koruma altına alan sosyal güvenlik şemsiyesi ne kadar geniş olursa vatandaşlar kendilerini o kadar güvende hissederler. Ülkemizin sosyal güvenlik sistemi mali açıdan olumlu göstergeler sunuyor. Bunun yanında sunulan hizmetlerin kalitesindeki artış da yalnızca maliyetin değil kalitenin de önemsendiğini ortaya koyuyor.

Nüfusun % 85’i kapsamda

Bir ülkede sosyal güvenlik sisteminin başarılı olarak addedilmesi için pek çok kriter bulunmaktadır. Bu kriterlerden belki de en önemlisi, sosyal güvenlik sisteminin nüfusun ne kadarını kapsadığıdır. 2016 yılı Aralık ayı verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 85.5’i sosyal güvenlik sisteminin kapsamı içerisinde. Bu oran 2005 yılında yüzde 76’idi. Dolayısıyla, 11 yılda gelinen noktanın olumlu olduğunu söylemek mümkün.

Genel sağlık sigortası

Sosyal güvenlik sisteminin kapsamının en geniş boyuttaki uygulaması genel sağlık sigortasıdır. Ülkemizde 1 Ocak 2012’den itibaren uygulanmaya başlanan genel sağlık sigortası, Türkiye’de ikamet eden herkesin yararlandığı bir sağlık sigortasıdır. Türkiye’de ikamet eden herkesin kapsamda olduğu ve sağlık hizmetlerinden yararlandırıldığı genel sağlık sigortası pek çok ülkenin hayalini kurduğu ancak uygulamakta zorlandığı bir sistemken, ülkemizde 5 yıldır başarılı bir şekilde uygulanmaya devam ediyor.

Popülizm kaldırmaz

Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanması çok önemlidir. Belirli bir dönemde sigortalılara çok kaliteli hizmetler sunulması veya erken yaşta emeklilik imkanının tanınması, sosyal güvenlik sistemini manipüle edebilir. Maalesef ülkemizde geçmiş dönemlerde popülist amaçlarla verilen vaatler ve atılan adımlar gençlerimizin geleceğini riske attı. Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için prim ödeyenlerle yani aktif sigortalılarla aylık veya ödenek alanlar, emekliler, maluller yani pasif sigortalılar arasında bir denge olması gerekir. Prim ödeyenlerle, maaş alanlar arasında bir denge olmazsa sistem çöker.

2008 reformu yapıldı

Ülkemizde 2008 yılının Ekim ayında yürürlüğe giren sosyal güvenlik reformunun yapılma nedeni, bu dengenin sağlanmasıydı. Geçmiş dönemlerde yapılan hataların bedelini maalesef hiç suçu günahı olmayan gençler ödemek zorunda kaldı. Emeklilik yaşının yükselmesi, sosyal güvenlik sisteminden sağlanan haklardaki gerileme bu nedenle yaşandı. İşte 2008 öncesi dönemde kaybolan mali denge yavaş yavaş sağlanmaya başladı. SGK devletin açıklarını kapattığı bir kurum olmaktan çıktı ve “iki yakası bir araya gelen” bir kurum haline geldi. Bu değişimin arkasında yatan pek çok neden var. Bunlardan bir tanesi kayıt dışı istihdam oranında yaşanan düşüş. SGK’nın gelirlerini artırması kayıt dışı istihdamın engellenmesine bağlı. Diğer yandan doğru yönetim, kalite odaklı yaklaşım ve istikrar bir araya gelince SGK’da işler tıkırında ilerlemeye başladı.

Mali denge sağlandı

SGK 2016 yılında 184 milyar 445 milyon 994 bin TL prim toplamış. 46 milyar 457 milyon TL ise devlet katkısı olarak SGK bütçesine girmiş. Sağlanan diğer gelirlerle birlikte 255 milyar 880 milyon 183 bin TL gelir birikmiş. 2016 yılında gider kaleminde 276 milyar 535 milyon TL yazılıyor. Yani, SGK 20 milyar 655 milyon TL açık vermiş. Gelirlerin giderleri karşılama oranı 92,5 olarak gerçekleşmiş. 2003 yılında SGK’nın gelirlerinin giderlerini karşılama oranı yalnızca yüzde 67,5 idi. 13 yıllık süreçte yüzde 90’ların üzerine çıkılması söz konusu oldu. 2015 yılında yüzde 95,1 olarak gerçekleşen oranın 2016 yılında düşmesinin bir nedeni, 2016 yılının son aylarındaki primlerin 2017 yılına ertelenmiş olması. Primler 2017 yılında ödenince bu oran yeniden yükselişe geçecektir.

Sağlık harcaması giderek artıyor

SGK bir yandan mali dengeyi sağlarken bir yandan da sigortalılara sağlanan yardımların kapsamını artırmaya ve kalitesini yükseltmeye çalışıyor. SGK 2016 yılında 67 milyar 992 milyon TL sağlık ödemesi yapmış. Ödenen 185 milyar 157 milyon TL’lik emekli maaşı ile birlikte toplamda 253 milyar 150 milyon TL’lik ödeme yapılmış. Toplanan prim gelirleri ile yapılan ödemelerin yüzde 72,9’u karşılanmış. Bu oran 2003 yılında yalnızca yüzde 59,1 idi. SGK hem topladığı primleri artırdı, hem sağlık ve emeklilik ödemelerini artırdı ve hem de mali dengeyi sağladı. Bu süreçte SGK pek çok sağlık hizmetini kapsama aldı ve kapsamdaki sağlık hizmetlerinde de iyileştirmeler sağladı. Sırat köprüsünden geçmeyi başardı.

Hizmet kalitesini korumak önemli

SGK’nın geldiği bu noktayı koruyarak sigortalılara sunduğu hizmetlerin kapsamını genişleterek ve kalitesini artırarak devam etmesi çok önemli. Çalışanların kendilerini ve ailelerini güvende hissetmesi ile toplumsal huzurun sağlanması arasında kuvvetli bir bağ var. Sosyal güvenlik sisteminde açık yaratacak, geleceği tehlikeye atacak popülist yaklaşımlar SGK’yı yeniden karanlık günlere götürecektir. Bu çerçevede kurumun dengesini bozmadan, devlet katkısını artırarak, sigortalıların da insan onuruna yakışır hizmet almasını sağlayacak yapının korunmasını sağlamak gerekiyor. Toplumun tamamı için önemli.

Milliyet

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları