Recep Bıyık yazıyor... Seçilmiş Gelir İdaresi Özelgeleri

Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor.

Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı sonuçları doğuruyor. Bu nedenle özelgeler oldukça önemli ve izlenmesi gereken kaynaklar.

Gelir İdaresi’nce verilen özelgelerden seçilmiş bazılarının özetine, yorum yapmadan zaman zaman bu köşede yer vermeye çalışıyorum.

Gerçek kişiler için gelir vergisi beyan döneminin son haftasında olmamızı dikkate alarak, bugün konuyla ilgili yeni tarihli bazı özelgelerin özetlerine yer vermek istedim. Tam metinlerine Gelir İdaresi başkanlığının internet sitesinden ulaşmak mümkün.

Kira gelirini beyan edenler, beyanname verdikten sonra götürü gider usulünden dönebilir mi?

(29.12.2016 tarih ve 108276 sayılı özelge) Yasa gereği, götürü gider usulünü kabul edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler.

Bu nedenle, kira geliri beyannamelerini götürü gider usulünü seçerek tahakkuk ettirenler, söz konusu dönemi takip eden yıl için verecekleri kira geliri beyannamelerinde gerçek gider usulünü seçemezler. Elde edilen kira gelirine ilişkin gelir vergisi beyannamesinde, yanlışlıkla götürü gider usulünün seçilmesi halinde, beyannamenin verildiği takvim yılı içerisinde olmak kaydıyla, düzeltme beyannamesi verilerek gerçek gider usulünden yararlanılması mümkündür.

Buna göre, 2014 ve 2015 takvim yıllarına ait gelir vergisi beyannamelerinin, 2016 yılı Mart ayında verilmiş olması nedeniyle, 2016 takvim yılı sonuna kadar düzeltme beyannamesi verilerek gerçek gider usulünden yararlanılması ve sahip olunan konutun ediniminde kullanılan krediye ilişkin olarak ödenen faizlerin indirim konusu yapılması mümkündür.

Kira gelirinden, gelirin elde edildiği dönem dışındaki süreler için ödenen kira bedeli gider olarak indirilebilir mi?

(19.12.2016 tarih ve 255055 sayılı özelge) Kira gelirinin beyanında gerçek gider usulünün seçilmesi halinde, istisna edilen gayrisafi hasılata isabet edenler hariç olmak üzere, beyan edilecek kira gelirinden, kira geliri elde etmeye başlanılan tarihten itibaren, ikamet edilen konut için ödenen kira tutarı indirim konusu yapılabilir. Bu tarihten önce ödenen tutarların indirilmesine olanak yoktur.

Kentsel dönüşüm projesi kapsamında alınan kira yardımının beyan edilmesi gerekir mi?

(07.10.2016 tarih ve 158154 sayılı özelge) Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında, müteahhit firma tarafından yıkılan gayrimenkul için ödenen ve aylık kira yardımı olarak belirtilen bedel, kiralama işlemine dayanmamaktadır ve yardım niteliğindedir.

Bu ödemelerin, elde edilen kira geliri olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, proje kapsamında yıkılan gayrimenkul nedeniyle tahsil edilen tutarların, gayrimenkul sermaye iradı olarak beyan edilmesine gerek yoktur.

Mahkeme kararına istinaden tahsil edilen işgal tazminatı (ecrimisil) ve faiz gelirinin beyanı gerekir mi?

(30.11.2016 tarih ve 146711 sayılı özelge) Belediye tarafından, mahkeme kararına bağlı olarak ve stopaj yapılmaksızın ödenen haksız işgal tazminatının (ecrimisil), gayrimenkul sermaye iradı sayılarak, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekir.

Mahkeme kararına istinaden tahsil edilen haksız işgal tazminatı (ecrimisil) dışındaki yasal faiz ödemelerinin, menkul sermaye iradı (alacak faizi) kabul edilerek, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul sermaye iratları için belirlenen (2016 takvim yılı için 1.580 TL) haddi aşması durumunda, tamamının yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekir.

Üst hakkı bedeli nasıl vergilendirilir?

(30.12.2016 tarih ve 38 sayılı özelge) Türk Medeni Kanunu’nun 726. maddesinde üst hakkı, sahibine başkasına ait taşınmaz üzerindeki yapının maliki olma yetkisi veren bir irtifak hakkı olarak tanımlanmıştır. Bir kimsenin, üçüncü kişiye, taşınmazı üzerinde veya altında yapı yapmak veya mevcut yapıyı muhafaza etmek yetkisi vermek üzere üst hakkı kurması mümkün olup, buna dair sözleşmenin en az otuz yıl süreli ve bağımsız nitelikli olması durumunda üst hakkı tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilmektedir.

Sahibi bulunulan arsa üzerine, üçüncü kişi lehine üst hakkı tesis ettirilmesi işleminin kiralama olarak kabulü gerekmekte olup bahse konu üst hakkı tesisi karşılığında yapılan ödemelerin gayrimenkul sermaye iradı olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Sağlık harcamasının sigorta şirketince karşılanmayan kısmı beyan edilecek gelirden düşülebilir mi?

(08.09.2016 tarih ve 13674 sayılı özelge) Yapılan sağlık harcamalarından sigorta şirketince karşılanmayan kısmın, beyan edilen gelirin %10’unu aşmaması, Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince tevsik edici belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması mümkündür.

http://www.dunya.com

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları