Tasfiye Memurlarının Tahsil Ettikleri Ortaklık Paralarını Bankaya Yatırma Yükümü - Prof. Dr. Oruç Hami Şener

Anonim ortaklık kanunda belirtilen sebeplerle (Türk Ticaret Kanunu, TTK 529-531) çözülerek (sona ererek) tasfiye aşamasına girer. Anonim ortaklığın tasfiyesi aşamasında, ortaklığın yönetim ve temsil organı tasfiye memurlarıdır.

Tasfiye memurları bu aşamada, anonim ortaklığın süregelen işlemlerini tamamlayacaklar, gereğinde ortakların ödemedikleri pay bedelleri de dahil ortaklığın tüm alacaklarını tahsil edecekler, varsa ortaklığın aktifl erini satarak paraya çevireceklerdir. Bunu takiben tasfiye memurları kural olarak ortaklık borçlarını ödeyecekler, geriye bir şey kalırsa, ortakların sermaye paylarını verecekler, diğer kalanı da tasfiye karı olarak ortaklara dağıtarak ortaklığın tasfiyesini sağlayacaklardır.

Bu aşamadaki son işlem, anonim ortaklığın ticaret sicilinden silinmesidir. Bu aşamada (yani tasfiye aşamasında) tasfiye memurlarının eline, özellikle ortaklığın mallarının satışından ve alacaklarının tahsilinden ortaklığa ait paralar geçebilir. Kanun koyucu bu paraları tasfiye memurlarının ellerinde tutmalarını istememektedir. TTK 542/I g’ ye göre, tasfiye memurları, ortaklığın süregelen harcamaları için gerekli olan para dışında kalan paraları, bir bankaya ortaklık adına yatırırlar. Bu düzenlemeyle kanun koyucu tasfiye memurları tarafından elde edilen ortaklığa ait paraların güvenliğinin sağlanmasını amaçlamaktadır.

Ancak TTK’da tasfiye memurlarının bu elde ettikleri paraları ne kadar süre içerisinde bankaya yatıracaklarına ilişkin bir kural getirilmemiştir. Kanun koyucu bazen tahsil edilen paraların belirli bir süre içerisinde bankaya yatırılmasına ilişkin düzenlemeler yapmaktadır. Örneğin İcra ve İfl as Kanunu’nun (İİK) 9. maddesine göre, haciz sırasında, borçlu veya üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar, en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasalarında saklanır. Görüldüğü gibi bu düzenlemede oldukça kısa bir süre paranın mahkeme veya icra kasasında saklanması, ancak daha sonra hemen bankaya yatırılması öngörülmüştür.

Bu şekilde, İİK 9’daki gibi bir düzenleme tasfiye memurları için getirilmedi diye, tasfiye memurunun tahsil ettiği paraları uzunca bir süre elinde tutması düşünülemez. Tasfiye memurları, tahsil ettikleri ortaklığa ait paraları makul bir süre içerisinde ortaklık adına açılan banka hesabına yatırmak zorundadırlar. Bu zorunluluk özellikle TTK 542/I e’den çıkabilir. Bu kurala göre, tasfiye memurları, ortaklığın bütün mal ve haklarının korunması için düzenli ve görevinin bilincinde bir yönetici gibi gereken önlemleri alır. Şayet tasfiye memurları, makul bir süre içerisinde bu paraları bankaya yatırmazlarsa, bundan dolayı ortaya çıkabilecek ortaklık zararlarını karşılamak zorunda kalabilirler.

Ayrıca tasfiye memurlarının tasfiye aşamasında tahsil ettikleri tüm paraları ortaklık adına açılacak banka hesabına yatırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. TTK 542/I g’den anlaşıldığı gibi, tasfiye memurları ortaklığın süregelen harcamaları için gerekli olan para dışında kalan paraları, bankaya yatırmakla yükümlüdür. Kanun koyucu burada kollektif ortaklığın tasfiyesinde olduğu gibi, meblağ bakımından tam bir sınırlama getirmemiştir. Oysa benzer bir durumu düzenleyen kollektif ortaklığın tasfiyesinde kanun koyucu TTK 296’da, kollektif ortaklık tasfiye memurlarının tasfiye sırasında elde ettikleri paraların bin Türk Lirası’ndan fazlasını, mahkemece belirlenecek bir bankaya yatıracaklarını düzenlemiştir. Anonim ortaklıkta, hangi miktarın alıkonulacağına, ortaklığın harcamalarını dikkate alarak tasfiye memurları karar verecektir.

Tasfiye memurları, tahsil ettikleri paraları, ortaklık adına açılan bir hesaba yatıracaklardır. Yoksa kendi adlarına bir hesap açtırarak, bu hesaba paraları yatıramazlar. Ortaklığın tasfiye aşamasında tüzel kişiliği devam ettiği için (TTK 533/ II), bu aşamada bankanın ortaklık adına hesap açması herhangi bir sorun teşkil etmeyecektir. Yine TTK 296’dan farklı olarak anonim ortaklıklarda paraların hangi bankaya yatırılacağına mahkemenin karar vermesi gerekmez. Buna tasfiye memurları bizzat karar verecektir.

Ayrıca ortaklık adına açılacak bir hesaba yatırılacak bu tür paraların, ticari kuruluşlar mevduatı olarak değerlendirilmesi gerekir. Bunun yanında ortaklığa ait bu paralar kısa süreli vadeli mevduat hesaplarında faizli olarak değerlendirilmelidir. Çünkü bu yolla bir taraftan tasfiye aşamasında da ortaklık parasının faiz geliriyle nemalandırılması olanaklı hale gelir, diğer taraftan da ihtiyaç olursa vadenin bozularak ve ortaklığın çok fazla zarar etmesi önlenerek paraların bankadan çekilmesi mümkün olur.

Burada vardığım sonuçları şöyle özetleyebilirim: Anonim ortaklığın tasfiyesi aşamasında tasfiye memurları, ellerine geçen ortaklık paralarını, ellerinde fazla tutmadan, bir bankada ortaklık adına açtıracakları, kısa vadeli mevduat hesaplarına yatırmalıdırlar. Ancak ortaklığın devam eden işlemleri için yapılacak harcamalar için gerekli paraların bankaya yatırılması gerekmez.

http://www.dunya.com

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları