Transfer Fiyatlandırması Raporu - Bumin Doğrusöz

Kurumlar Vergisi Kanunu transfer fiyatlandırması adı altında düzenlenen örtülü kazanç dağıtımı müessesesinde uygulanacak usulleri belirleme yetkisini Bakanlar Kurulu'na bırakmış, Bakanlar Kurulu’da 2007/12888 sayılı Kararı'nda bu belirlemeleri yapmıştır.

Anılan kararnamede belgelendirme konusuna özel bir önem verilmiş ve 18. maddesinde, transfer fiyatlandırmasında belgelendirmenin amacı, transfer fiyatlandırmasına ilişkin sürecin anlaşılması ve hesaplamaların ayrıntılarının gösterilmesini temin olarak belirlenmiştir. Bu amaçla da mükelleflere bir “Transfer Fiyatlandırması Raporu” hazırlatma yükümlülüğü getirilmiştir.

Bu raporları büyük mükellefler vergi dairesine bağlı kurumlar vergisi mükellefleri, ilişkili kişilerle olan yurt içi ve yurt dışı işlemleri ile serbest bölgelerdeki ilişkili kişilerle yaptıkları işlemler için hazırlamak zorundadırlar. Diğer kurumlar vergisi mükellefleri ise sadece yurt dışı işlemleri ile serbest bölgelerdeki ilişkili kişilerle yaptıkları işlemler için; serbest bölgelerdeki mükellefler ise yurt içi ilişkili kişilerle yaptıkları işlemler için hazırlamak zorundadırlar. Transfer fiyatlandırması hükümlerine tabi gelir vergisi mükellefleri için böyle bir rapor hazırlama yükümlülüğü öngörülmemiştir.

Bu raporlar, kurumlar vergisi beyannamesi verilinceye kadar hazırlanmak durumundadır. Ancak bu raporların kurumlar vergisi beyannamesi ekinde sunulma yükümlülüğü yoktur. Buna karşılık ilişkili kişilerle işlem yapan kurumlar vergisi mükelleflerine (ve ayrıca örtülü sermayeye ilişki işlemi bulunan kurumlarla kontrol edilen yabancı kurum kazancı elde eden kurumlara) kurumlar vergisi beyannamesi ekinde sadece konuya ilişkin bir formu doldurma yükümlülüğü getirilmiştir. Transfer Fiyatlandırması Raporu'nun bu form ile uyumlu olmasına mutlaka dikkat edilmesi gerekmektedir. Rapor sadece vergi dairesince veya inceleme elemanlarınca istenmesi halinde 15 gün içinde ibraz edilmek zorunluluğu olan bir belgedir. Belli ayrıntıları içermesi gereken bu raporun hemen hazırlanması pek mümkün olmadığından mükelleflerin ceza tarhiyatına muhatap olmamak için bu raporu önceden hazır etmeleri gerekmektedir. Bu raporlarda, mükellefin bağlı olduğu grup/holding yapılanması hakkında bilgi verilmesi, şirketle ilgili bilgilerin bulunması, faaliyet gösterilen sektörle ilgili bilgilere ve özelliklerine yer verilmesi, ilişkili kişi ile ilgili bilgiler ve risk/fonksiyon analizleri, ilişkili kişilerle ilgili işlemler ve piyasa koşullarına göre özellikleri, emsal fiyatın belirlenmesinde kullanılan yöntemler, bu yöntemlerin uygunluğuna ilişkin bilgilerin bulunması gerekmektedir.

Büyük mükellefler vergi dairesine bağlı olmayan kurumlar vergisi mükelleflerine ilişkili kişilerle yaptıkları yurt içi işlemleri için ve gelir vergisi mükelleflerine ilişkili kişilerle yaptıkları hem yurt içi hem yurt dışı işlemleri ile ilgili rapor hazırlatma yükümlülüğü öngörülmemekle birlikte, bu işlemlerle ilgili bir inceleme yapılması halinde ibraz yükümlülüğü öngörülen belgeler listesi, anılan kararname ile belirlenmiştir. Bu listedeki belgeler, ibraz talebi üzerine hemen oluşturulabilecek belgeler olmadığından, bu mükelleflerin de bu kapsamdaki belgelerini de her yıl itibariyle önceden bir dosya halinde hazır etmelerinde şüphesiz fayda vardır.

Anılan Bakanlar Kurulu Kararı'yla, transfer fiyatlandırması incelemesini ilgilendiren yabancı belgelerin ibrazının gerektiği hallerde, bu belgelerin Türkçe çevirilerinin de birlikte ibraz edilmesi zorunlu kılınmıştır.

İlişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan fiyatın veya bedelin emsallere uygunluk ilkesi çerçevesinde belirlendiğini tespit açısından, fiyat veya bedelin tespitine yahut hesaplanmasına ait kayıt, cetvel ve sair belgelerin ispat edici kağıt olarak saklanması, hem yararlı hem de zorunludur. Çünkü bu belge ve kayıtlar, hem fiyatlandırmada seçilen yöntemi ve gerekçesini, hem de bu yöntemin doğruluğu ve doğru olarak uygulandığını ispat açısından mükellefler için, incelemenin sıhhati açısından da idare için çok büyük önem taşmaktadır.

İbraz yükümlülüğü tarh zamanaşımı süresi ile sınırlı olmakla birlikte, mükellefler açısından saklama süresini bu süre ile sınırlı görmek bazen hatalı olabilir. Zira fiyatlandırmanın taraflar arasında belli bir süre için geçerli olarak yapıldığı sözleşmelerde transfer fiyatlandırması hükümlerinin nasıl uygulanacağını belirlemek kolay değildir. Tespit için bazen zamanaşımı süresinin gerisine gitmek de gerekebilmektedir. Örneğin bir şirketin her yıl belli miktarın üzerinde alım taahhüdü ile hammadde alımı konusunda ilişkili bir şirketle sekiz yıllığına anlaşması, başlangıç fiyatını buna göre tespit edip yıllık fiyat artışınıda belli esaslara bağladığı bir durumda veya bir bankanın şube olarak kullanmak üzere iştiraki konumundaki bir şirketin taşınmazını on yıllığına kiraladığı bir durumda, emsal karşılaştırılmasının yapılması, bu sözleşmelerin de tetkikini gerektirecektir.

Bu noktada ortaya çıkan bir diğer tereddüt de, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun “Hazine zararının bulunmaması” halinde transfer fiyatlandırması hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin düzenlemesinden kaynaklanmaktadır. Bize göre, ilişkili kişilerin işlemlerinde hazine zararının bulunmadığı inancında olunduğunda da, bu işlemlerin yine de Transfer Fiyatlandırması Raporu'nda belirtilmesi gerekmektedir.

http://www.dunya.com

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları