Unutmayın sermaye şirketlerinin şahıs şirketine dönüştürülmesinde vergi var! - Yılmaz Sezer

Sermaye şirketlerinin ( Ltd. Şti., A.Ş. ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket) kuruluşları olduğu gibi kapatılmaları yani tasfiye işlemleri de belirli bir prosedüre ve sürece tabidirler.

Ancak bazı meslektaşlarımız, (mevcut ince ayrıntıları gözardı ederek) sermaye şirketlerinin şahıs şirketi haline dönüştürülerek, bu şekilde belli prosedüre ve sürece tabi olmaksızın tasfiye edilebileceği görüşünü ortaya attılar. Bu şekilde birçok prosedürü geride bırakılarak gerçekleştirmeyerek sermaye şirketinin birkaç gün içinde kapatılabileceğini savunuyorlar. Eski ve yeni Ticaret Kanunu hükümlerimiz nevi değişikliğinin yapılabileceğine onay verse bile, bize göre söz konusu işlem vergi kanunlarımız açısından mümkün değil ya da anlatıldığı gibi kolay, masrafsız ve pratik değil!

Üstelik Maliye Bakanlığı da vermiş olduğu özelgeler de bizimle aynı görüşte!

Nasıl mı? Gelin beraber bakalım.

Bir kere her şeyden önce sermaye şirketlerini şahıs şirketi haline getirmek öğle hemen kolay ve kısa zamanda masrafsız yapılacak bir işlem değil. Bu işleminde kendine göre bir prosedürü ve süreci var. Mutlak suretle bu süreci çalıştırmak ve bu prosedürü yerine getirmek gerekmektedir.

Dönüşüm süreci gerçekleştirildikten sonra şirketin aktifinde kayıtlı gayrimenkullerin, taşıt araçlarının ve tescile tabi diğer hakların şahıs firması adına tescilinin mutlak suretle yapılması gerekmektedir. Bu işlemin yapılması ise ayrı bir süreç ve prosedür gerektirmektedir. Dolayısıyla dönüşüm işlemi de bahsedildiği kadar kolay gerçekleştirilecek bir işlem olmayıp bir süreç ve prosedür gerektirmektedir.

Ayrıca bunun dışında söz konusu nevi değişikliği (sermaye şirketlerinin şahıs şirketine dönüştürülmesi) işlemi kurumlar vergisine ve katma değer vergisine tabidir.

Ticaret Kanununda bir şirketin hukuki şeklinin değiştirilebileceği, yeni türe dönüştürülen şirketin ise eskisinin devamı olduğu belirtilmek suretiyle nevi değişikliği işleminin yapılmasına onay verilmiştir.

Yine Ticaret Kanununun 194/3 maddesinde ise, dönüşüm işleminin nasıl yapılacağı belirtilmiş olup, buna göre “bir ticaret şirketinin bir ticari işletmeye dönüştürülebilmesi için, söz konusu ticaret şirketinin paylarının tümü, ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından davranmalı ve ticari işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi” gerekmektedir.

Ancak bu nevi değişikliği işlemlerinin, nasıl vergilendirileceği konusunda vergi kanunlarının dikkate alınması gerektiği unutulmamalıdır.

Kurumlar Vergisi Kanunun 17. Maddesi’nde kurumların ticari faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesine yönelik yapılan işlemler süreci olan tasfiye hükümlerine yer verilmiş olup, aynı Kanunun 19 ve 20’nci maddelerinde nev’i değişikliğine ilişkin olarak yapılan düzenlemelere göre, kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunulan bir kurumun kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan kuruma dönüştürülmesi, münfesih kurumun tür değişikliği tarihindeki bilanço değerlerinin bir bütün olarak devri ve aynen bilançosuna geçirilmesi halinde mümkün olabileceği belirtilmiştir.

Kurumlar Vergisi Kanunun da yer alan bu açıklamalar dikkate alındığında; sermaye şirketlerinin tüm aktif ve pasifleriyle şahıs işletmesine dönüştürülmesi işlemi, Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20’nci maddeleri kapsamında “devir” olarak değerlendirilemeyeceğinden söz konusu nev’i değişikliğinden doğan karlar vergiye tabi tutulacaktır.

Katma Değer Vergisi Kanunumuzun 17/4-c maddesinde; Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu belirtilmiştir.

Bu itibarla, sermaye şirketin tüm aktif ve pasifi ile birlikte tür değiştirmek suretiyle şahıs işletmesine devri işlemi, Kurumlar Vergisi Kanunu yönünden bu Kanuna uygun bir devir işlemi olarak kabul edilmediğinden, söz konusu devir işleminin Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-c maddesine göre katma değer vergisinden istisna tutulmasına imkan bulunmamaktadır.

Dolayısıyla söz konusu devir işlemine konu mal ve hakların devrinin genel hükümler çerçevesinde katma değer vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Dolayısıyla sermaye şirketinde kayıtlı binalar, demirbaşlar, taşıtlar, stoklar vb gibi varlıklar var ise, sermaye şirketini şahısa dönüştürdüğümüz zaman Kurumlar Vergisi Kanunun 19 ve 20. maddelerinden yararlanamayacağımız için, devir sebebiyle oluşacak kurumlar vergisini ve KDV’yi mutlak suretle ödemeniz gerekecektir. Bu ayrıntılar dikkate alınmaksızın yapılan dönüşüm işlemlerinde ciddi vergi maliyetlerinin ortaya çıktığı görülmekte olup, konunun bu yönü ile de değerlendirilmesi ve işlemin buna göre tesis edilmesi gerekmektedir.

Yılmaz Sezer - Dünya

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları