Bilindiği gibi, 6736 sayılı Kanun 19.08.2016 tarihli ve bu kanuna ilişkin 1 nolu Tebliğ ise 23.08.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Ancak, uygulamada ciddi tereddüt yaşanan konular bulunmaktadır. Bugünkü yazımızı KDV matrah artırımında belki de en tartışmalı konulardan birine ayırdık.

6736 sayılı Kanunun 5-3-b-3 maddesi aşağıdaki gibidir.

“…İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz”

Bu düzenleme ile, mükelleflerin KDV konusunda matrah artırımı yapmak istemeleri halinde asgari bir had konulmak istenmektedir. Kanunda Kurumlar Vergisi bakımından matrah artırımı yapmak isteyenler için asgari hadler konulmuş, yukarıdaki düzenleme ile de KDV’de aynı düzenleme yapılmıştır.

Ancak düzenleme oldukça karışık ve muğlaktır. Konuyu yorumlayan uzmanlar yukarıdaki düzenleme konusunda ortak dili yakalayamamışlardır. Nitekim, iki ayrı görüş demek iki ayrı uygulama demektir ve uygulamalar açısından rakamlar arasında çok ciddi farklar çıkmaktadır.

Düzenlemede,

- İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması

- veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması

- ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde,

ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır.

Birinci yoruma göre, mükelleflerin,

- ilgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması ve bu nedenle hesaplanan KDV bulunmaması

- ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde,

KDV matrah artırımı yapılırken Kurumlar Vergisi bakımından da matrah artırımı yapılacak ve kıyaslama yoluna gidilecektir.

İkinci yoruma göre ise,

- ilgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması ve bu nedenle hesaplanan KDV bulunmaması ile

- tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâli ile

-mükellefin KDV Beyannamesini vermekle birlikte KDV dönemlerinden herhangi birinde istisna veya tecil terkinden kaynaklanmaksızın hesaplanan KDV sıfır olarak beyan edilmiş ise de bu karşılaştırma yapılmalıdır. Yani, mükellefin istisnası ve tecil terkin işlemi olmaması halinde de herhangi bir dönemde hesaplanan KDV sıfır ise Kurumlar Vergisi bakımından da matrah artırımı yapılacak ve kıyaslama yoluna gidilecektir.

Bu kıyaslama mükellefler bakımından oldukça farklı sonuçlar doğurmaktadır. Örneğin, bir mükellef 2015 yılında 11 ay boyunca hesaplanan KDV’yi sıfır olarak beyan etmiş ve 12. Ayda 500 TL hesaplanan KDV beyan etmiştir.

Bu durumda 1. yoruma göre mükellef  (500x1,5=) 7,5 TL ödeyecek ve 2015 yılı için sadece KDV bakımından matrah artırımı yapabilecektir ve Kurumlar vergisi yönünden matrah artırımı yapması zorunlu değildir.  

İkinci yoruma göre ise, mükellef 2015 yılı için Kurumlar Vergisi bakımından da artırım yapmak zorundadır ve Kurumlar Vergisi yönünden yapılan matrah artırımının %18’inin aşağısında KDV ödeyemeyecektir. Örneğin, bu mükellefin Kurumlar Vergisi matrahı 50.000 TL ise ödemesi gereken KDV 7,5 TL değil, (50.000 x %18=) 9.000 TL olacaktır.

Örnekte rakamlar küçük seçilmiştir, ancak, bu durumda olan büyük firmalarda matrah artırımı yapılmak istenilmesi halinde 1.000.000 TL ya da çok daha yüksek fark çıkan mükellefler de bulunmaktadır.

Kanaatime göre, 6736 sayılı Kanunun 5-3-b-3 düzenlemesi ikinci yoruma daha yakındır, yani mükellefler beyannamelerini vermiş ancak herhangi bir dönemde hesaplanan KDV’lerini sıfır olarak beyan etmişler ise Kurumlar Vergisi bakımından da matrah artırımı yapacaklar ve kıyaslama yoluna gideceklerdir.

Nitekim, 12 ay boyunca KDV beyannamesi verip sıfır hesaplanan KDV beyan eden mükellefler bakımından bu kıyaslama zorunludur. Birinci yorumun doğru olduğunu kabul edecek olsak dahi, 12 ay beyanname verip hesaplanan KDV beyan etmeyenler için bu kıyaslamayı yapmak mecburi iken (yukarıdaki örnekte 9.000 TL KDV ve ilaveten Kurumlar Vergisi matrah artırımı yapılacak iken), 12 ay beyanname verip 11 ayında sıfır hesaplanan KDV beyan edip bir ayında 500 TL hesaplanan KDV beyan eden bir mükellef 2015 için 7,5 TL beyan ederek matrah artırımından yararlanmış olacaktır.   

Konu hakkında Gelir İdaresi’nce acilen açıklama yapılmalıdır. Nitekim, matrah artırımı yapmak isteyen mükellefler konunun açıklığa kavuşturulmasını bekledikleri için matrah artırımını bekletmektedirler.

Kaynak: http://www.borsagundem.com/yazarlar/uygulamada-matrah-artirimi-kilitlendi-18lik-kiyaslama-bilmecesi-yazisi/1123303

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları