Vergi Borçlarının Yapılandırılması - Recep Bıyık

Vergi borçları çeşitli durumlarda yeniden yapılandırılabiliyor. Buna birer defalık özel yapılandırma kanunlarıyla yapıldığında yaygın adıyla yeniden yapılandırma diyoruz. Bir de Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da (6183 sayılı Kanun) yer alan ve sadece koşullara uyanların vergi borçlarının yapılandırılmasına olanak sağlayan düzenlemeler var. Buna da tecil ve taksitlendirme diyebiliriz.

1. Yapılandırma için son haftalar

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun 27 Mayıs 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Bu kanunla;

- Vergi dairelerine ödenmesi gereken vergi ve diğer borçların gecikme zamları ve faizlerinde Yİ-ÜFE (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi) oranında güncelleme yapılması,

- Vergi aslına bağlı cezaların tamamen silinmesi,

- Vergi aslına bağlı olmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının %50’sinin silinmesi,

- Yapılandırılan tutarların ikişer aylık dönemler halinde 36 aya varan sürelerde taksitle ödenmesi,

- Peşin ödemelerde Yİ-ÜFE oranında hesaplanan tutardan ayrıca %50 indirim yapılması,
gibi olanaklar getirildi.

Getirilen olanaktan yararlanmak için, Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden veya bağlı bulunulan vergi dairesine şahsen veya posta yoluyla 30 Haziran 2017 tarihi akşamına kadar başvuru yapılması gerekiyor.

2. Zor durumda olanların vergi borçlarının tecil ve taksitlendirilmesi

Borcun vadesinde ödenmesi, haciz uygulanması veya haciz olunmuş malların paraya çevrilmesi borçluyu çok zor duruma düşürecekse, bazı kamu alacakları tecil edilerek taksitlendirilebiliyor.

Düzenleme 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesinde yapılmış. Konuyla ilgili açıklamalar da Seri: A Sıra No:1 Tahsilât Genel Tebliği'nin birinci kısım dördüncü bölümünün "I.Tecil" alt başlıklı bölümünde yer alıyor.

Yasal düzenlemeye göre, Devlete ait amme alacaklarında tecil yetkisi ilgili Bakana ait. Ancak bu yetki devredilebiliyor. Yetki yayımlanan iç genelgelerle kullanılıyor. Halen yürürlükte olan iç genelge 10.03.2014 tarih ve 2014/1 sayılı Tahsilât İç Genelgesi. Bu genelgeyle, yerel idarelerin tecil yetki sınırları ile bu yetkinin kullanılmasında uyulacak usul ve esaslar yeniden belirlenmiş durumda.

Tecil edilebilecek vergiler

İç genelgede, tecil edilemeyeceği belirtilenler dışındaki bütün vergi ve harçların tecil edilebileceği belirtilmiş. Tecil edilemeyen, yaygın olarak karşılaşılan vergi ve harçlar şunlar: geçici vergi, özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi, harçlar (ikmalen tarhiyata dayanan tapu harçları hariç).

Katma değer vergisi daha önce tecil edilemeyecek vergiler arasında iken, 20 Haziran 2016 tarihinde yayımlanan 2016/2 sayılı Tahsilat İç Genelgesi'yle kapsama alındı. Dolayısıyla katma değer vergisi borçları için de tecil ve taksitlendirme istenebilir.

Tecil talep edebilecek olanlar

Kamu alacağının tecili, ödemenin veya zorla tahsille ilgili uygulamaların borçluyu çok zor duruma düşürecek olduğu hallerde yapılabiliyor. Talepte bulunan mükellefin "çok zor durumda" olup olmadığı, likidite oranlarına göre belirleniyor. Yürürlükte olan genelgeye göre, bilanço esasına göre defter tutanların likidite oranları; “(Dönen varlıklar – Stoklar) / Kısa vadeli yabancı kaynaklar” formülü kullanılarak tespit ediliyor. Likidite oranı 1’den büyükse borç tecil yapılmıyor. Küçükse, orana bağlı olarak borç 36 aya kadar tecil edilebiliyor.

Tecil süresinin tespitinde, borçlunun öteden beri borç ödemede iyi niyetli olup olmadığı, borç tutarının az veya çok oluşu, daha önce tecil edilen borçlarını tecil şartlarına uygun ödeyip ödemediği ve ödeme gücü göz önünde bulunduruluyor. Ayrıca vergi dairesi başkanlıkları ve defterdarlıklar sınır dahilinde, kendilerine bağlı her bir vergi dairesi için farklı tecil yetkisi belirleyebiliyor.

2016/2 sayılı Genelge'de, katma değer vergisi alacakları için farklı bir süre belirlenmiş. Bu vergiden kaynaklanan borçlar ancak altı ayı geçmeyecek şekilde azami altı taksit olarak yeniden yapılandırılabiliyor.

Tecil ve taksitlendirme yetki sınırları

Yerel idareye tanınan tecil ve taksitlendirme yetki sınırları İç Genelgede belirlenmiş durumda. Genelgeye göre örneğin;

- Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı'nın yetki sınırı 3.000.000 TL,

- Ankara, İstanbul ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlıkları'nın yetki sınırı 2.250.000 TL,

- Adana, Antalya, Bursa, Kocaeli, Mersin ve Konya Vergi Dairesi Başkanlıkları'nın yetki sınırı 1.500.000 TL,

- Diğer vergi dairesi başkanlıklarının yetki sınırı 1.250.000 TL,

- Defterdarlıkların yetki sınırı 600.000 TL.

Vergi dairelerinin yetki sınırı ise 50.000 TL ile 300.000 TL arasında değişiyor. Yerel idarelerin yetki sınırını aşan tecil ve taksitlendirme taleplerini, Gelir İdaresi Başkanlığı değerlendiriliyor.

Motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye ait zam ve faizlerde, borcun tutarına bakılmaksızın vergi daireleri tarafından tecil yapılabiliyor.

Teminat gösterilmesi

Tecil ve taksitlendirme ancak tecil edilen borç için teminat gösterilmesi halinde mümkün. Borç tutarının 50 bin lirayı aşmaması durumunda teminat aranmıyor. Bu tutarın üzerindeki borçlarda ise bu tutarı aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi gerekiyor.

Başvuru

Tecil ve taksitlendirilme talep başvurusunun, Seri: A Sıra No:1 Tahsilât Genel Tebliği'nin ekinde yer alan "Tecil ve Taksitlendirme Talep Formu" ile yapılması gerekiyor. 
Söz konusu formu, Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinden temin etmek mümkün.

Tecilin maliyeti

Tecil edilen vergi borçlarına yıllık % 12 tecil faizi hesaplanıyor. Ödenen tecil faizi de gider kaydedilemiyor. Dolayısıyla, kazanç elde eden ve vergi ödeyen mükellefler için, gerçekte tecilin maliyetinin daha fazla olduğunu söylemek mümkün.

3. Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili

27 Mayıs 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7020 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemeyle, vergisel yükümlülüklerini zamanında yerine getiren ancak öngörülemeyen nedenlerle vergi borçlarını ödeyememiş mükelleflere, mevcut düzenlemelere göre daha uygun koşullarda vergi borçlarını taksitlendirme olanağı getirildi. Bu düzenleme 6183 sayılı Kanun’a eklenen 48/A maddesiyle yapıldı.

Düzenleme 1 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe girecek. Düzenleme hem Bakanlar Kurulu'na hem de Maliye Bakanlığı'na önemli yetkiler veriyor. Hangi koşullarda nasıl uygulanacağını esas olarak bu yetkiler kullanılıp ikincil düzenlemeler ve açıklamalar yapıldığında göreceğiz.

Dünya - Recep Bıyık

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları