Zirai kazançlarda vergileme prensipleri - Av. Nazlı Gaye Alpaslan

Çiftçiler tarafından elde edilen ürünlerin değerlendirilmesi maksadı ile işlenmesi ve zirai faaliyet sınırları içerisinde kalmaktadır. Örneğin, çeltikten pirinç yapılması, sütten peynir, yoğurt veya yağ çıkarılması zirai faaliyet sınırları içerisinde kalacaktır. Aynı şekilde zeytinden yağ elde edilmesi de zirai faaliyet sayılmaktadır. Bu gibi işlerin aynı zirai işletmenin bir bölümünü oluşturan işletmede yapılıyor olması halinde bu işlemin zirai faaliyet sayılabilmesi için işletmenin sınai bir müessese önem ve çapında olmaması ve faaliyetini ana zirai işletmesinin ürünlerine ayırması   gerekir. Örneğin, aynı zirai işletme içerisinde ürünlerin işlenmesi, değerlendirilmesi ticari bir faaliyet değil, zirai bir faaliyet olacaktır.   Burada önemli olan nokta, dışarıdan herhangi bir ürün alınmadan sadece kendi işletmesi ile ilgili ürünlerin orada değerlendirilmesi esastır. Başka çiftçilerden   ürün alınıp, işlendiği takdirde bu faaliyet zirai bir faaliyet olmaktan çıkacak, faaliyet ticari vasfa bürünecektir.

 

Diğer taraftan, elde edilen zirai ürünlerin satılması amacıyla satış mağazalarının açılması halinde zirai faaliyet, ürünler dükkan veya mağazaya girinceye kadar devam edecektir.   Bu süreçten sonra ticari faaliyet safhası başlar. Tarlada ürün satışı zirai faaliyettir. Direkt olarak ürün satışı yapılmayan, zirai faaliyetle ilgili alım satım işlerinin takibi için açılan büro, başka bir işte kullanılmadığı takdirde mağaza sayılmamış ve ticari kazanç kapsamına girmeyecektir. Tarladan tohur olarak veya ağaçta yetişmiş bir ürünün satışı zirai hasılat olarak değerlendirilecektir. Ürünü satın alan kişi açısından ise, alım satım anından sonraki süreçlerde alıcı yönünden ticari kazançla ilgili hükümlere göre işlem yapılacaktır.

 

GVK’nun 53. maddesinde belirtilen koşulları taşımadıkları için gerçek usulde vergilendirilen çiftçiler, zirai işletme esasında defter tutmak zorundadırlar. 53. maddedeki koşulların taşıması durumunda ise, çiftçiler gerçek usulde vergilendirme haricinde kalırlar.   Bunların defter tutma mecburiyetleri yoktur. Sadece, zirai stopaj esasına göre vergiye tabi olurlar. Çiftçilerin bilanço esasında defter tutmaları ise, ihtiyaridir.   Bilanço usulüne göre defter tutmayan çiftçilerin, VUK 213. md kapsamında çiftçi işletme defteri tutmaları gerekecektir.

 

3065 sayılı KDVK’nun 17. maddesinin 4-b bendi hükmüne göre, gelir vergisi kanuna göre, gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler ile aynı yasanın 66. maddesine göre, vergiden muaf olan serbest meslek erbabı tarafından yapılan teslim ve hizmetler KDV’den   istisnadır.

 

Canlı büyük veya küçükbaş hayvan alım - satımı işi normal koşullarda zirai bir faaliyet değildir. Başka bir ifade ile, celepcilik faaliyeti ticari faaliyettir. Köylünün kendi tarlasında veya ahırında hayvan yetiştirip satması faaliyeti ise zirai faaliyettir. Aynı şekilde, hayvanlardan elde edilen yün, yapağı ve süt elde edilerek bizzat çiftçi tarafından orada satılması zirai faaliyettir.

 

Bir zirai faaliyetin dolaylı olarak arazi üzerinde yapılmış olması bu faaliyetin zirai vasfını değiştirmez. Örneğin arıcılık faaliyeti veya bir mağarada kasalar içerisinde mantar yetiştirme işi de aynı şekilde zirai faaliyet olarak değerlendirilecektir.

 

Sonuç olarak, arazi üzerinde yapılan faaliyetlerde örneğin 2013 yılı için geçerli olan hububat ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 1700 dönüm olması halinde bu çiftçi yönünden GVK’nun 53. ve ayrıca 94. maddesine göre tevkif suretiyle zirai vergileme yapılır. Stopaj oranı ürün cinsine göre, %4 veya %2’dir. Bunlar dışında müstahsil makbuzu üzerinden satış bedelinin %2 nispetinde ayrıca SGK prim kesintisi yapılmaktadır. Eğer, ürün satıcı çiftçinin sosyal güvenlik güvencesi varsa bu kesinti yapılmaz. (2017 yılı için hububat ziraatinde ekili arazi yüzölçümü toplamı 1700 dönümdür.)

 

Diğer taraftan, yine 2013 yılı için geçerli olan büyük baş hayvan sayısı 150, küçükbaş hayvan sayısı 750 adede kadar olan işlerde zirai vergileme stopaj suretiyle yapılabilir. GVK’nun 54. maddesinde yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçilerin kazançları gerçek usulde zirai kazanç esasına göre vergilendirilir. Ve ayrıca, GVK 53. maddesine göre, bir biçer döver veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya 10 yaşına kadar 2 den çok traktöre sahip olmakla birlikte bu araçları zirai işletmesinin dışında tutan çiftçilerin   bu araçları kullanmasından dolayı elde ettikleri gelirler ticari kazançlar hükümlerine göre tespit edilir. (2017 yılı için büyükbaş hayvan sayısı adeti 150’dir, küçükbaş hayvan sayısı adeti 750’dir.)

Av. Nazlı Gaye Alpaslan - Hürses

EBÜLTEN

Benzer haberler eklendiğinde mail ile bilgilendirilmek için ebültenimize kaydolun.

Bu İçeriğe Tepki Verin

Facebook Yorumları