Türkiye'nin İlk Muhasebe Portalı

Muhasebe büronuz ile ilgili önemli haberleri kaçırmamak için epostanızı yazın

Emeklilik Bozan Bağ-Kur Çakışması Sorununa Çözüm Var

156

Ülkemizde plansızlık ülke yönetiminden birey hayatına kadar tüm alanlarda kendini gösteriyor. Sorunu sona bırakmak, kendiliğinden çözülmesini beklemek de keza.

Sosyal güvenlikte bunu her gün yaşıyoruz, zira danışmaya gelen müşterilerimden biliyorum. Durumunu önceden değerlendirtenler çok küçük bir azınlık düzeyinde.

Potansiyel sorunlardan biri de Bağ-Kur hikâyesi olanlar. Bağ-Kur sorunlarının da muhtelif türleri var.

Ortağı olduğu şirketten SSK’lı olarak bildirilenler

Örneğin bu köşeden defaatle yazdığım ve belirttiğim üzere ortağı olduğu şirketten sigortalı bildirilenlerin çoğunluğu emeklilik açısından önemli bir sorunu taşımaya devam ediyorlar.

Durumlarını “Önce sigortalı oldum sonra ortak oldum, bana bir şey olmaz” ya da sigortalılığımda kesinti olmadı ki Bağ-Kurlu olayım” gibi güncelliğini kaybetmiş genel geçer boş avuntularla durumlarına teşhis koydurmaktan imtina ediyorlar.

Böyle düşünmelerine SGK da zemin hazırlıyor elbette, zira bu durumda olanlar özellikle şirket ortaklığı durumlarında bir değişiklik yaşanmadıysa “Çat” diye kapılarını vuracak Bağ-Kur sorunu ile ancak ta ki emeklilik başvurusunda bulunduktan sonra karşılaşıyor, bu zamana kadar da sorun yok zannediyorlar.

Emeklilik başvurusunda bulunduktan sonra da her şey geçmiş oluyor, zira kötü haberi 4-6 ay sonra aldıklarında emeklilikleri 3-4 yıl ötelenmiş olabiliyor. Bu da aşağı yukarı 100 bin TL’den 300 bin TL’ye kadar tutabilecek bir parasal zarar demek oluyor.

Fatura ile hizmet veren doktorlar

Benzer sorunu yaşayan bir başka kitle de

  1. İl Sağlık Müdürlüklerinden çalışma izni almak suretiyle ve 1219 sayılı Kanuna aykırı olmayacak şekilde sözleşme ile çalıştıkları özel sağlık kuruluşlarına aynı zamanda fatura karşılığı hizmet satımı yaparak,
  2. Bir iş sözleşmesine tabi olmamakla birlikte, İl Sağlık Müdürlüklerinden çalışma izni almak suretiyle ve 1219 sayılı Kanuna aykırı olmayacak şekilde özel sağlık kuruluşlarına fatura karşılığı hizmet satımı yaparak hizmet veren,

hekimler olmakta.

Bunlardan şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişilerin, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri hâlinde sözleşmelerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça 4/b sigortalılığı kapsamında sigortalı sayılacakları 6645 sayılı Kanun ile düzenlenmişti.

İşte bu kapsamdaki hekimlerden şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra edenler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri halinde, hizmet alım sözleşmelerinde 4/a sigortalısı olarak bildirileceklerine dair açık bir hüküm bulunmadığı sürece 23.04.2015 tarihinden itibaren 4/b sigortalısı sayılmaya başlandılar.

Bu durum hekimler için de çakışma sorununu, yersiz ödenen SSK primleri ile Bağ-Kur borcunun kapatılması uygulamasını gündeme getiriyor. Tıpkı ortağı olduğu şirketten sigortalı bildirilenler gibi çakışma ve buna bağlı emeklilik ötelenmesi sorunu yaşayabiliyorlar.

Böylesi durumlarda yani son anda Bağ-Kur sigortalısı sayılanların aynı dönemde adlarına bildirilen SSK hizmetleri doğacak Bağ-Kur prim borcuna mahsup ediliyor.

Yani sonradan doğan Bağ-Kur prim borcu yersiz ödeme kapsamında olduğu kabul edilen SSK primleri ile karşılanıyor.

İş akışına bırakıldığında bu sorun parasal zarara yol açıyor.

Oysa işte bu işlemler esnasında sigortalının lehine ve aleyhine alınabilecek aksiyonlar var.

Bu aksiyonlar, sorunlu sürenin dönemine, aktarılacak SSK primlerinin matrah düzeyine, bireyin emeklilik tarihine olan yakınlığına, aylığın yüksek olması için katlanabileceği prim tutarına göre alınması gerekiyor.  Hepsinden önemlisi de sorun sigortalıya resmen intikal eder etmez müdahale edilmesi gerekiyor. Zamana bağlı işlemlerde gecikmek, yapılacak bir şey varsa da yapılamaması demek olduğundan çoğu örnekte yaşadığımız gibi her şey bitmiş, emeklilik 3,5 yıl ötelenmiş  olabiliyor.

6645 ve 7143 sayılı kanunların da çizdiği alanda alınacak ardı sıra stratejik hamleler sigortalıyı çakışma ve Bağ-Kur sorunundan kurtarabilir.

Yani çözüm var, yeter ki zamanında ve işin ehline başvurulmuş olsun.

Şevket Tezel, alitezel.com.tr