Türkiye'nin İlk Muhasebe Portalı

Muhasebe büronuz ile ilgili önemli haberleri kaçırmamak için epostanızı yazın

Kesilen E-Fatura Adedi ve Toplam Tutarı Açıklandı

125

e-Fatura uygulamasının başladığı günden geçen yılın sonuna kadar 220 milyon 286 bin 825 e-fatura düzenlenirken, bu belgelerin tutarı 3 trilyon 651 milyar 595 milyon 777 bin 463 lirayı buldu.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Gelir İdaresi Başkanlığınca, bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı verimlilik ve maliyet avantajlarından mükelleflere ait iş süreçlerinde de yoğun şekilde yararlanılıyor.

Özellikle çok sayıda yasal belge ve kayıtla ilgili süreçleri kağıtla yürütmek zorunda olan mükelleflerin yapacakları bürokratik işlemler ve yüklenecekleri maliyet, gelişen teknolojiye paralel yeni uygulamalarla azaltılıyor.

Bu kapsamda yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biri faturanın elektronik belge olarak düzenlenmesi, iletilmesi, muhafazası ve ibraz edilmesine ilişkin e-fatura uygulaması oldu.

2010 yılında geliştirilen uygulamayla e-fatura düzenleyen mükellef sayısı geçen yıl sonu itibarıyla 88 bin 837’ye ulaştı. 3 bin 535 mükellef söz konusu uygulamayı entegrasyon içinde kullanıyor. 2018 yılı sonu itibarıyla 76 bin 304 mükellef özel entegratörler üzerinden e-fatura uygulamasına dahil oldu. Ayrıca, 69 firma elektronik fatura saklama hizmeti verme izni aldı. e-Fatura uygulaması üzerinden 220 milyon 286 bin 825 fatura düzenlenirken, bu belgelerin tutarı 3 trilyon 651 milyar 595 milyon 777 bin 463 liraya ulaştı.

e-Arşiv ile kolaylık sağlandı

Çok sayıda fatura düzenleyen ve bu faturaların ikinci nüshalarını kağıt ortamında saklamaları kendileri için ağır yük oluşturan mükelleflerin imdadına da e-arşiv fatura uygulaması yetişti.

e-Arşiv uygulamasından yararlanan mükellef sayısı geçen yılın sonu itibarıyla 24 bini aşarken, sistemde bulundurulan fatura sayısı 4 milyara yaklaştı.

Yarım milyar lira tasarruf

e-Tebligat Sistemi ile fiziki ortamda haftalarca süren tebligat işlemi, bu yolla saniyeler içinde gerçekleştiriliyor.

e-Tebligat Sistemi’nde, tebligatın ne zaman yapıldığı, gönderen kurumun ve alıcının kim olduğu, gönderilen tebligatın ve eklerinin ne olduğu görüntülenebildiği için herhangi bir ihtilafa yer bırakılmıyor. Fiziki ortamda yapılan tebligatlar ücretliyken e-tebligatla yapılanlarda herhangi bir masraf oluşmuyor.

Söz konusu sistemin açılışından geçen yılın sonuna kadar 1,7 milyon zorunlu gelir vergisi mükellefine 20 milyon, 774 bin zorunlu kurumlar vergisi mükellefine 10 milyon, gerçek kişi mükelleflere 7 milyon olmak üzere toplam 36 milyon 986 bin 372 e-tebligat gönderildi.

Sistemin kullanıma açıldığı günden geçen yılın sonuna kadar toplam 482 milyon 774 bin 836 lira tasarruf sağlandı.

86 bin 901 mükellefe e-Defter izni

Öte yandan, e-Defter uygulamasıyla da kağıt üzerinde tutulması zorunlu olan yevmiye defteri ve defteri kebirin elektronik ortamda tutulması, muhafazası ve ibraz edilebilmesi, açılış ve kapanışlarına ilişkin tasdik işlemlerinin
elektronik ortamda yapılması imkanı sağlandı. Böylece, bu defterlerin değişmezliğinin, bütünlüğünün ve kaynağının garanti altına alınması da mümkün hale geldi.

Geçen yıl yazılım uyumluluk onayı almak isteyen 12 firma için test hesabı açılırken, 10 ticari yazılım test aşamalarından geçti. Bu kapsamda toplam ticari yazılım sayısı 238’e ulaştı.

Uygulamanın başlamasından geçen yılın sonuna kadar e-defter uygulamasını kullanmak amacıyla başvuran 86 bin 901 mükellefe izin verildi.

e-Bilet ve e-Yoklama işleri kolaylaştırdı

Çok sayıda bilet düzenleyen ve düzenledikleri bu biletlerin ikinci nüshalarını kağıt ortamında saklamaları kendileri için ağır yük oluşturan mükelleflerin elektronik ortamda bilet düzenlemelerine, iletmelerine, muhafaza ve ibraz etmelerine olanak sağlamak amacıyla e-bilet uygulaması geliştirildi. Türkiye’de faaliyette bulunan dar mükellef hava yolu firmaları, e-bilet özel entegratörlük izni alan firmalar tarafından e-bilete dahil ediliyor. e-Bilet uygulamasından geçen yılın sonu itibarıyla 28 mükellef yararlandı.

e-Yoklama Sistemi ile de yoklama ve denetim faaliyetleri mobil cihazlarla yerine getirilmeye başlandı. Teknolojinin sunduğu mobiliteyle mükellefin her türlü uyumsuzluk durumlarına hızlı ve etkili bir şekilde müdahale imkanı sağlandı. Bu kapsamda geçen yıl sistem bünyesinde yapılan yoklama ve yoklama yoluyla denetim türü sayısı 39’a çıkarıldı.

 

eFatura Nedir, Ne Demek
2008 yılı Şubat ayında fiilen başlanan ve e-fatura’ya geçişte ara bir  çözüm olarak uygulanan Elektronik Fatura Kayıt Sistemi (EFKS) uygulamasından,  gereken koşulları sağlayan ve maliye bakanlığı ile protokol imzalayan 6 şirket (Türk Telekom, Avea, TTnet, Turkcell, Vodafone, Bursa Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım) yararlanmaya devam etmektedir.

Uzunca bir süredir altyapı yatırımları ciddiyetle devam eden  e-devlet projesinin en önemli ayaklarından biri Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi Kısaca MERNİS projesi, ikincisi ise Vergi Dairesi Otomasyon Projesidir. (VEDOP)

VEDOP Projesinin  1’nci  ve 2’nci fazlarında getirilen en önemli yenilik,  hiç kuşkusuz ki mükelleflere ait vergi beyannamelerinin Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirler kanalıyla internetten verilmesini sağlayan sistemin devreye girmesidir. Bu sistem sayesinde Meslek mensuplarının ve maliye çalışanlarının üzerindeki iş yükü hafiflemiş, ayrıca vergi beyannamelerinin mesai saati başlangıç ve bitimine bağlı kalmadan internet vergi dairesi üzerinden e-beyanname ile 24 saat kesintisiz verilebilmesi imkanı getirilmiştir.

E-fatura uygulamasına geçiş için ara bir çözüm olarak hayata geçirilen EFKS (Elektronik fatura kayıt sistemi) ile faturayı düzenleyen Satıcı’ya ait 2. nüshaların dökümünün alınması zorunluluğu ortadan kalmıştır. Bu sayede 21.01.2009 tarihi itibariyle maliye ile protokol imzalayan 6 firma tarafından 2 nüshası basılmayan fatura adedi 410 milyon adedi geçmiştir. Bu sayede Kağıt israfı azaltılmış hem çevreye hem de ekonomiye katkı sağlanmıştır. Uygulamanın zaman içerisinde yaygınlaşması sayesinde bu katkıların oranının çok  ciddi rakamlara ulaşacağı net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda vergi kayıp ve kaçağına neden olan, naylon,  sahte veya muhteviyatı açısından yanıltıcı belge vb. kullanımının önlenmesi açısından da caydırıcı bir mekanizma olacaktır.

VEDOP-3 projesi kapsamında Maliye Bakanlığı ve Bürokratları tarafından 2009 Yılı Nisan ayı içinde Meclise sunulması beklenen e-tahsilat ve  e-haciz sistemi ile Vergi Dairesine Borcu olan mükelleflerin, borç miktarlarının,  Bankalar ile yapılacak anlaşmalar sonrasında hesaplarından maliye kasasına aktarılması uygulamasına başlanılacaktır. Maliye Bakanlığı bu sistem ile daha önceki uygulamalarda mükellef aleyhine  yaşanan sorunları ortadan kaldırmak  istemektedir. daha önceki uygulamalarda  Vergi Dairesine borcu olan mükellefin borç tutarının üzerinde bir mevduatın banka hesaplarında olmasına ve bazen bir hesaptan bile vergi alacağının tahsil edebilmesine rağmen tüm banka hesaplarına blokaj işlemi yapılıyor ve bazen aynı borç mükerrer olarak tahsil edilebiliyordu. Vergi Dairesi tarafından fazladan  yapılan tahsilat ve banka hesaplarına konulan blokaj işlemi mükellefi ticari işlem ve ilişkilerinde çok zor durumlarda bırakıyor, yapılan hata düzeltilinceye kadar geçen süreç içerisinde,  mükellefin çeklerinin yazılmasına, maaşlarının ödenememesine, söz verilen zamanda ticari borçlarının ödenememesine dolayısıyla gerek ticari çevresi gerekse bankalar nezdinde kredibilitesinin düşmesine neden olmaktaydı. Maliye Bakanlığının e-tahsilat ve e-haciz uygulamasından en büyük beklentisi vergi alacaklarını daha hızlı bir şekilde tahsil etmektir.

Temelde Devletle ilgili işlemlerin e-devlet sistemi ile çözülebilmesinin gerek mükellefler gerekse devlet açısından çok önemli artıları vardır, Devlet ve Mükellef gereksiz bürokrasiden, zaman kaybından ve  kırtasiyeden kurtulmakta aynı zamanda işgücü istihdamından tasarruf edilmekte ve uygulama birlikteliği sayesinde birçok yanlışlığın önüne geçilebilmektedir. Sistemin uygulamaya başlaması ile birlikte geçiş sürecinde bir takım hatalı işlemler ve hak kayıpları olacağı kaçınılmaz bir gerçek olup, geçiş süreci içerisinde Mükellefler aleyhine oluşabilecek hak kaybı ve zararların önlenmesi için gerekli hassasiyetin ve toleransın gösterilmesi konusu çok önemlidir.

Bu Projenin 2009 Yılı Mayıs veya  Haziran ayına kadar  yürürlüğe konulması düşünülmektedir. Yürürlüğe konulmadan önce Mükellef aleyhine oluşabilecek mağduriyetlerin önlenebilmesi için vergi dairelerinde bekleyen düzeltme ve mahsup işlemlerinin vergi dairesi tarafından yapılarak, varsa mükellefin borç kayıtlarının kapatılması veya e-haciz ve e-tahsilat ile Mükellefin banka hesaplarına blokaj uygulamadan veya tahsilat yapmadan önce mükellefe yazı ile durumun bildirilmesi, varsa hatalı borç kayıtlarının düzeltilmesi için belirli bir süre tanınması hususu çok önemlidir, aksi halde uygulama hedefine ulaşmayacak ve yeni mağduriyetlere yol açacaktır.

Her yıl sürekli büyüyen toplam borç stokumuz nedeniyle oldukça kırılgan hale gelen ekonomimiz, kriz ortamlarının daha sıklıkla yaşanmasına neden olmaktadır.

Ülkedeki tüm kesimleri derinden etkileyen kriz ortamlarından en az zararla kurtulmak ise toplumsal dayanışma sayesinde mümkün olmaktadır. Bu tür ortamlarda Devlet Kurumlarının alacakları olsa bile, hangi yöntemle olursa olsun iyi niyetli olan kişi ve kurumları korumaları gerekmekte olup,  bu projede  uygulanırken,  bu çerçevede değerlendirilerek,  oldu bitti ile mükelleflerin zor durumda kalmalarının önüne geçilmelidir.

VEDOP projesi kapsamında bugüne kadar yapılan uygulamalara bakıldığında, herhangi bir sistem ile ilgili yapılan değişiklik önceleri  isteyen mükelleflerin yararlanacağı şekilde uygulamaya geçirilmiş, zamanla belirli hadleri geçen mükelleflere zorunluluklar getirilmiş, sistemden beklenen fayda sağlandığında ve mükellefler sisteme tam olarak adapte oldukları zaman ise zorunluluk uygulamasına geçilmiştir. Bu uygulamalarda da benzer süreçlerin işlemesi kaçınılmaz gibi görünmektedir. Önemli olan bu sürecin doğru bir biçimde ve kaliteli bir biçimde yönetilebilmesidir.

Ülkemizdeki Kayıt dışı ekonominin çok ciddi hacimlerde olması nedeniyle ve kayıt dışı ekonomi ile kaybedilen gelirlerin geliştirilen yeni yöntemler ile en aza indirilmesi sayesinde oluşacak yeni vergi gelirlerinin, vergi oranlarının indirilmesi beklentisini de beraberinde getireceği söylenebilir, ayrıca kullanımı özendirmek açısından bu sistemleri uygulayacak kişi ve kurumların vergi yükünü hafifletici ilave bir takım vergi oran ve tarifelerinde geçici bir süreliğine  de olsa indirim imkanı getirilebilir. Vergi kaybının aza indirilmesi ile vergi gelirlerinin arttırılması sağlanacak, bu da Mükellefleri, ileride, özellikle de kriz ortamlarında, bir çıkış yolu olarak görülen ilave vergi yüklerinden koruyacaktır.