Türkiye'nin İlk Muhasebe Portalı

Muhasebe büronuz ile ilgili önemli haberleri kaçırmamak için epostanızı yazın

Kıdem Tazminatı Fonu’nda Mutabakat Sağlanır Mı?

0 84

Başlıktaki sorunun yanıtını vermeden önce, kıdem tazminatı fonu ile ilgili tartışmaların geçmişine ilişkin durum tespiti yapmakta yarar var.

Kıdem tazminatı fonu; yaklaşık 20 yıldır ülke gündeminde.

1936 yılından itibaren var olan kıdem tazminatının yeniden düzenlemesi ile ilgili ilk talep, 1999 yılında işsizlik sigortası ile ilgili yasa tasarısı tartışılırken işveren kesimi tarafından gündeme getirilmişti.

İşveren kesimi, işsizlik sigortasının yürürlüğe girmesiyle kıdem tazminatının işsizlik sigortasına ilişkin fonksiyonunun sona erdiği gerekçesiyle, yeniden düzenlenmesini ve 30 gün üzerinden ödenen kıdem tazminatının 15 güne indirilmesini talep ediyordu.

20 yıldır birçok kez temcit pilavı gibi gündeme getirildi. Her defasında da taraflar arasında uzlaşma sağlanamayarak rafa kaldırıldı.

Tüm bu süreçte, 2001 yılında iş güvencesinin sağlanmasına yönelik düzenlemeler içeren tasarının hazırlanması aşamasında işveren kesimi tarafından hazırlanan “Kıdem Tazminatı Fonu Kanun Tasarısı” dışında bir yasa tasarısı ortaya çıkmadı. Sadece birkaç tasarı taslağı üzerinden tartışmalar devam etti.

Son olarak Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın geçtiğimiz hafta yaptığı Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019 sunumuyla tekrar gündeme geldi ve tartışılmaya başlandı.

Bu defa kıdem tazminatı fonunun bireysel emeklilik sistemi (BES) ile entegre edilerek hayata geçirilmesi öngörülüyor.

Gelinen son noktada, ortada henüz bir tasarı ya da taslak yok. Bakanın da söylediği gibi taraflarla yapılacak görüşmeler sonucunda ortaya çıkacak.

MUTABAKAT SAĞLANIR MI?

Şimdi kıdem tazminatı fonunda mutabakat sağlanır mı? sorusuna yanıt arayabiliriz.

Cumhurbaşkanı da, Bakan da kıdem tazminatı fonunun tüm tarafların katılımı ve mutabakatıyla hayata geçirileceğini, kimsenin mağdur edilmeyeceğini ve tüm tarafları mutlu edeceğinisöylüyor.

Yaklaşık 20 yıldır her gündeme geldiğinde ortaya çıkan tartışmanın düğümlendiği üç başlık var.

■ Mevcut kazanılmış haklar korunacak mı?

■ 30 gün üzerinden ödenen kıdem tazminatı miktarında geri gidiş söz konusu olacak mı?

■ Kıdem tazminatına erişim şartları nasıl olacak?

Bu üç başlıktan en önemlisi ve sendikaların kırmızıçizgileri olarak tanımladığı kıdem tazminatı miktarında geriye gidiş olup olmayacağı konusu.

İşveren kesimi öteden beri kıdem tazminatı miktarının 15 güne düşürülmesini istiyor. İşçi kesimi ise hak kaybına itiraz ediyor, hak kaybının kabul edilemez olduğunu söylüyor.

Mevcut durumda, her bir çalışma yılı için işçinin 30 günlük ücreti üzerinden kıdem tazminatı ödeniyor. Bu miktarının korunabilmesi için fona yatırılacak aylık tutarın çalışanın aylık ücretinin yüzde 8,3’ükadar olması gerekiyor. İşveren kesiminin bu oranı kabul etmesi mümkün gözükmüyor.

İşçi kesimi de 30 günlük ücretten vazgeçmiyor.

Bu durumda mutabakat nasıl sağlanacak?

Dolayısıyla kıdem tazminatı fonunun tarafların mutabakatıyla hayata geçmesi mümkün gözükmüyor.

Sezgin Özcan, Sözcü Gazetesi